Daha kaç kişi korona virüsü korkusundan ölecek?

Hasta olan insanlar salgın nedeniyle hastanelere ve muayenehanelere gitmekten endişe duyuyordu. Korku ve ertelenen tedavilerin sistemsel yan etkilerini engellemek adına artık hastaneye gitmekten kaçınmamalıyız.

Tomislav Mihaljeviç & Gianrico Farrugia

Yüz bini aşkın Amerikalı Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Bu ölümlerin ötesinde, salgının neden olduğu diğer kayıplar da söz konusu; Amerikalılar hastane ve kliniklerde korona virüsüne yakalanmaktan korktukları için tedaviden kaçındılar ve bu yüzden ciddi şekilde hastalandılar.

Bu kişilerin ölümlerine ilişkin bilanço, Covid-19 nedeniyle meydana gelen ölümlere yakın olabilir. Bu konudaki yaygın eğilim gayet açık ve endişe verici. Hükümetin evde kalma emri ve sağlık yetkililerinin gereksiz muayeneleri erteleme kararları virüsün yayılmasını başarıyla engelledi. Ne var ki -insanların işlerini kaybetmesiyle birlikte işverenler tarafından sağlanan sağlık sigortasını da yitirdiği için karmaşıklaşan- bu politikalar, içimizde en hasta olanlardan bir kısmı için tedavinin gecikmesi gibi bir etki yarattı.

ARTIK HASTANELERE DÖNME VAKTİ

Daha fazla zararı önlemek için, ciddi, karmaşık ve akut hastalıkları olan insanların artık tedavi için doktorlara dönmesi gerekiyor.

Ülke genelinde, yeni kanser teşhislerinde (yüzde 45), kalp krizi (yüzde 38) ve felç (yüzde 30) bildirimlerinde çok büyük düşüşler gördük. Bir Mayo Clinic araştırmasına göre, hastanelerin acil servislerine yapılan başvurular yüzde 40 oranında azaldı fakat acil servisteki hastalarının ne düzeyde hasta olduğuna dair ölçümler yüzde 20 oranında arttı ve bu durum yaşanan gecikmelerin ne kadar zarar verici olabileceğini ortaya koyuyor. Bu esnada, hastane içi ölümler azalırken Covid-19 dışı sebeplerle gerçekleşen hastane dışı ölümler de artış gösterdi.

Bu istatistikler, kanserli kişiler için gerekli olan taramaların yapılmadığını ve kalp krizi ya da inme belirtileri olan kişilerin, hasarın geri döndürülebilir olduğu çok değerli bir zaman zarfında evlerinde kaldıklarını ortaya koyuyor. Aslında, Amerikan Acil Servis Hekimleri Koleji ile Morning Consult adlı araştırma şirketi tarafından yapılan yeni bir çalışma, Amerikalıların yüzde 80’inin acil servise başvurduklarında korona virüsüne yakalanmaktan endişe duyduklarını gösterdi.

ÖDENEN BEDEL ÇOK AĞIR

Maalesef, bu gecikmelerin neticesinde ağır kayıplara tanık olduk. Son zamanlarda, karın ağrısı çeken orta yaşlı bir hasta, bağırsak tıkanıklığından dolayı hayatını kaybetmeden önce, yardım almak için Mayo Clinic acil servisine başvurmak için beş gün beklemişti. Benzer şekilde genç bir kadın, kendisine lösemi teşhisi konup Cleveland Clinic’teki yoğun bakım ünitesine yatırılmadan önce, Covid-19 korkusu yüzünden haftalar boyunca muayene olmayı ertelemişti. Belirtilerin ortaya çıkmasından haftalar sonra öldü. Oysa, her iki ölüm de önlenebilirdi.

Bu salgının gerçek bedeli dolar cinsinden ölçülmeyecek, bu bedel insanların yaşamları ve çektikleri acılarla ölçülecektir. Yaptığımız hesaplamalar, yalnızca kanser söz konusu olduğunda bile, normal tedavinin sürdürülmemesi halinde her yıl fazladan çeyrek milyon önlenebilir ölümün gerçekleşebileceğini gösteriyor. Sonuçlar, kalp krizi ve felç tedavisinden vazgeçenler için de benzer olacaktır.

Son 12 hafta içerisinde, hastaneler virüsün yayılmasını önlemek, aşırı derecede ihtiyaç duyulan kişisel koruyucu ekipmanı idareli kullanmak ve beklenen Covid-19 hastaları dalgasına karşı bir mevzi oluşturabilmek için acil olmayan tedavi ve bakım işlerini erteledi. Bu süre içerisinde, hastane personeli için standart günlük taramalar, hastalar ile hastane ve klinik çalışanları için maskele kullanma protokolleri de dahil olmak üzere, bütün hastaları güvenli bir biçimde tedavi etmek için yeni yöntemler benimsedik. Bu noktada, hem hastalar hem de çalışanlar açısından riski azaltırken, yavaş yavaş normal işleyişe geri dönüyoruz.

Covid-19 krizi, yalnızca birkaç ay içerisinde tıp uygulamalarının temel yollarını değiştirdi. Örneğin ‘tele-tıp’ (internet üzerinden yürütülen tıbbi kontroller/ç.n.), hızlı bir şekilde yüz yüze tedaviden sanal tedaviye doğru yönelmemizi sağladı. Sosyal mesafeyi teşvik ederek, virüsün yayılma riskini azaltarak ve hastaların korkularını anlayarak hastalarımıza gerekli tedavileri sağlamayı sürdürdük.

YENİ YÖNTEMLER RİSKİ AZALTIYOR

Hem Cleveland Clinic hem de Mayo Clinic, salgından önce her ay gerçekleşen binlerce sanal ziyaretten artık çok çeşitli nüfus grupları ve koşullarda yaşayan yüz binlerce kişiye ulaştı. Nisan ayında, Cleveland Clinic’te, diyabet hastalarının yüzde 94’ü sanal ortamda tedavi edildi.

Sanal ziyaretler yerimizden ayrılmamamızı sağlasa bile, bariz sınırları mevcuttur. Ağır hasta olan ya da yaşamı tehdit eden durumlar nedeniyle erken müdahaleye ihtiyaç duyan kişiler için hiçbir şey yüz yüze bakımın yerini tutamaz. Bu kişiler -bir salgının ortasındayken dahi- ihtiyaç duydukları bakıma ulaşmak zorundadırlar.

Bir klinikte, hastanede veya doktor muayenehanesinde tedaviye ihtiyaç duyan hastalar, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin hazırladığı yönergeler uyarınca kanıtlanmış enfeksiyon kontrol önlemleri sayesinde, Covid-19 riskinin azaltıldığını bilmelidir. Ziyaret saatlerini kısıtlamak, girişlerde hasta ve hasta bakıcıların sıcaklıklarını ölçmek, çalışanları mümkün olduğunca evden çalışmaya teşvik etmek, sosyal mesafeye olanak sağlayan alanlar oluşturmak ve doğru bir el hijyeni, öksürme kuralları ve maske takmayı zorunlu kılmak gibi daha önce benzeri görülmemiş önlemleri uyguluyoruz.

Bu stratejilerin tamamı, hastalarımıza hayati ve yüksek kaliteli bir bakım sağlarken riskleri büyük ölçüde azaltmayı amaçlıyor.

Yeni korona virüsü yakın zamanda yok olmayacak ama korku ve ertelenen tedavilerin sistemsel yan etkileri mutlaka olacaktır.

Salgın sırasında bir duraklama yaşamayan diğer ölümcül hastalıklara acilen müdahale ederken, Covid-19’a karşı dikkatli davranmaya devam edeceğiz. Yüz yüze bakım gerektiren tıbbi sorunları olan hastalar; lütfen daha fazla gecikmeyin ve size güvenli bir şekilde tedavi sunmamıza izin verin. Zira hayatlar buna bağlı.

*Gianrico Farrugia, Mayo Clinic’te CEO ve başkanıdır. Tomislav Mihaljeviç, Cleveland Clinic’te icra kurulu yöneticisi ve başkanıdır.


Yazının aslı NY Times sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)