Bursa’da birleştirilen okullar öğrencilerin başarısını düşürüyor

Bursa’da deprem riski gerekçesiyle yıkılan veya güçlendirmeye alınan okulların öğrencilerinin başka okullara gönderilmesi, öğrencilerin eğitim hayatını olumsuz etkiliyor.

Google Haberlere Abone ol

Pelin Akdemir

BURSA - Bursa’da deprem riski gerekçesiyle yıkılan veya güçlendirmeye alınan okulların öğrencileri başka okullara gönderildi. Bu uygulama, öğrenci, öğretmen ve veliler açısından sorunlar yumağına dönüşmüş durumda.

TADİLATA ALINAN VEYA YAPIMINA BAŞLANAN OKUL SAYISI AZ

Merinos Ortaokulu öğrencileri, Atatürk Anadolu Lisesi binasında, Başaran İlköğretim Okulu öğrencileri, Kırcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrenim görüyor. Dört yılın ardından yapımına bu yıl başlanan Ergin Ağaç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, Çınar Anadolu Lisesi’nde öğrenim görüyor. Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi öğrencileri daha geçen ay Sinan Acar Ortaokulu binasına taşındı. Şerif Rabia Kutlucan Ortaokulu’nda ise hem Fevzi Çakmak Ortaokulu hem de Yıldırım Belediyesi İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri öğrenim görüyor. Şehit Jandarma Er Bahadır Aydın Ortaokulu’na önce Hüma Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, 25 Ekim’de de Pilot Sanayi İlkokulu öğrencileri taşındı. Tadilata alınan veya yapımına başlanan okul sayısı oldukça az.

Bazı okulların birleştirilmesi nedeniyle öğrenciler tek bir binada eğitim görüyor. 

PLANSIZLIK OKULLARDA BİRÇOK SORUNA NEDEN OLDU

Eğitimdeki bu plansız uygulama, öğrenci, öğretmen, okul idaresi ve veliler için birçok sorunu da beraberinde getirdi. Tekli eğitim sisteminde olan okullar, ikili eğitim sistemini kullanmak zorunda kaldı. Öğrenciler, kendi seviyelerine uygun olmayan fiziksel ortamda öğrenim görüyor. Lise öğrencileri ortaokulda, ilkokul öğrencileri lise sıralarında. Bunun yanı sıra okul giriş ve çıkışlarda lise ve ilkokul öğrencilerini aynı ortamda bulunması pedagojik açıdan da doğru bulunmuyor. Bu durum öğrencilerde akademik başarının düşmesine de sebep olurken, gelecek kaygısını beraberinde getiriyor. 

‘ÖĞRENCİLER GELECEK KAYGISI YAŞIYOR’

Bu durumu, “Hangi açıdan bakarsak bakalım sağlıksız” olarak nitelendiren Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Yüksel Bayraktar, okullarda yaşanan sorunları anlattı. Derslerin sabahçı öğrenciler için 7.30’da başladığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti: “İnsan psikolojine aykırı bir durum. Koridorlarda gezdiğim zaman şahit olduğum şey; sınıfta en az üç, beş öğrenci mutlaka uyuyor. Dersi derste takip etmeyen öğrencinin başarısı da düşüyor. Çocuk bir yandan da gelecek kaygısı yaşıyor. Akşam saat 20.00’de çıkan öğrencinin ödevini yapabilecek vakti olmuyor. Lise öğrencileri için önemli olan sosyalleşme ve arkadaşlarıyla vakit geçirme süreleri de ya hiç olmuyor ya da çok azalıyor.” Henüz hava aydınlanmadan okula gelen öğrenciler için “Öğrencinin güvenliğini kim sağlayacak?” diye soran Bayraktar, üç öğrencinin okula gelirken bilinmeyen bir kişi tarafından sözlü tacize uğradığını söyledi. Bayraktar, “Çocuk istismarcısı, uyuşturucu madde kullananı, psikopatı var. Çocuk, hepsiyle karşı karşıya kalabilir. Ortalık tam aydınlanmamış. Tam da bu tip eğilimleri olan insanlar için bulunmaz bir fırsat” diye konuştu.

‘GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI YÜZ YÜZE EĞİTİM BAŞLAYINCA HATIRLANDI’

Sekiz saat ders görülmesi için, teneffüs süreleri veya ders süreleri azaltıldı. Hem öğretmen hem de öğrenci dinlenmeye vakit bulamıyor. Dinlenememek yorgunluğa motivasyonun düşmesine neden oluyor. Bayraktar, “Bir binada iki okulun eğitim görmesinin varabileceği sonuçlara bakın. Akademik başarı, gelecek kaygısı, sınav kaygısına varana kadar birçok faktörü içinde barındırıyor” diye konuştu. Bayraktar, lise ve ilkokul öğrencilerinin aynı fiziksel ortamı kullanmalarına ilişkin durumu, “Lise öğrencisinde sigara, küfürlü konuşma eğilimi oluyor. Okuldan çıktıktan sonra sigarasını içerek, küfür ederek evine gidebiliyor. İlkokul çocuğu onu gördüğü zaman olumsuz örnek teşkil ediyor” sözleriyle aktardı. 3-4 yıl boyunca kaynak bulunamadığı gerekçesiyle okulların yapımına başlanmadığını ifade eden Bayraktar, bir buçuk yıllık pandemi sürecinin de değerlendirilmediğini sözlerine ekledi: “Bir buçuk yıl içerisinde yapılmayan güçlendirme çalışmaları, yüz yüze eğitime başlandıktan sonra hatırlandı. Kimse, ‘Niye okulu güçlendiriyorsunuz?’ diyemez. Önemli olan planlama yapıldığı zaman mağduriyeti en aza indirmek. Zamanlama çok yanlış.”

Ayvaz Gündoğdu
‘KIZIMIN OKULLA BAĞI ZAYIFLADI’

Kestel Cumhuriyet İlköğretim Okulu öğrencileri, Musa Amca İlköğretim Okulu’nda öğrenim görüyor. Ayvaz Gündoğdu’nun kızı, Musa Amca İlköğretim Okulu’nda üçüncü sınıf öğrencisi. Kestel’deki birçok ilkokulun tadilat gördüğünü söyleyen Gündoğdu, pandemi öncesinde de aynı durumların yaşandığını aktardı: “Bir çocuğun sabah saat 6.30’da kahvaltı yapması, 7.40’da derse başlaması problem. Kişisel gelişimden derslere adaptasyona kadar pek çok sorun yaratıyor. Biz her sabah bir sorun yaşıyoruz. Önceden severek okula giden çocuğun sabah erken kalkmasından kaynaklı okulla bağı zayıfladı.” Öğrencilerin pandemi koşullarına uygun olmayan ortamda öğrenim gördüklerini ifade eden Gündoğdu, “30 metrekarelik alana 32 öğrenciyi sığıştırıyorsun. Kişi başına bir metrekare düşmüyor. Teneffüsler beş dakika. Ne sınıfı havalandırmaya ne de çocukların ihtiyaçlarını görmelerine yetiyor. İki okula sadece iki temizlik personeli bakıyor” diye konuştu.

 ‘EKONOMİK DURUMUM OLSA ÖZEL OKULDA OKUTURUM’

“Bir buçuk yıl boyunca okullar kapalı kaldı. Bu sürede okulların güçlendirilmesi yapılabilirdi” diyen Gündoğdu, şunları kaydetti: “Asgari ücretle çalışan arkadaşım, borçla çocuğunu özel okula göndermeyi düşünüyor. Bu eğitim politikaları yüzünden hem ekonomik hem politik olarak özel okulları tercih etmeyen insanlar bile çocuklarını özel okula göndermeye başladı. Ben de karşıydım ama ekonomik durumum müsait olsa çocuğumu özel okulda okuturum.”