Bilim insanları uyardı: Medeniyet yok olabilir

Stanford Üniversitesi’nden bilim insanları, önümüzdeki birkaç on yıl içerisinde medeniyetin sona erebileceği konusunda ciddi uyarılarda bulundu.

Google Haberlere Abone ol

Maggie Harrison

Yeni yılın ilk gününde, Stanford Üniversitesi’nden birkaç bilim insanı, küresel çaplı bir kitlesel yok oluş krizini tartışmak amacıyla CBS televizyonunda yayınlanan “60 Dakika” adlı programda, program sunucusu Scott Pelley’e konuk oldu. Mesele şu ki; hiç kimsede verecek iyi bir haber yoktu.

Stanford Üniversitesi’nde biyolog olarak görev yapan ve gerçekleştirdiği araştırmalar ekosistemlerde zaman içinde yaşanan değişimleri haritalandırmak amacıyla fosil kayıtlarını kullanmayı içeren Tony Barnosky, CBS’te yaptığı açıklamada, çalışmalarının, mevcut nesil tükenme oranlarının, Dünya’nın dört milyar yıllık bilinen yaşamsal tarihinde tipik olarak görülen oranın yaklaşık 100 katına kadar yükseldiğini gösterdiğini aktardı.

KİTLESEL TÜKENME ORANLARI KORKUTUCU DÜZEYE ULAŞTI

Barnosky’nin aktardığı kadarıyla, bu denli süratli bir nüfus kaybı, Dünya’nın şu anda dinozorların yok oluşundan beridir en kötü kitlesel yok oluş dönemine tanık olduğu anlamına geliyor. Ve Dünya’nın bizzat kendisi kitlesel yok oluş vakalarından pek çok kez kurtulmuş olsa da, o dönemlerde gezegenimizde var olan yaşamın büyük kısmı bunu atlatmayı başaramadı.

Maalesef, bu tür bir felaket, biz insanları ya da en azından teknolojik medeniyetimizin öğelerini de alıp götürebilir.

Barnosky’nin Stanford’dan meslektaşı ve aynı televizyon programında konuk olan Paul Ehrlich, Pelley’e “Ben ve meslektaşlarımın büyük kısmı buna maruz kalacağımızı düşünüyoruz” diyor ve “Önümüzdeki birkaç on yıl, alıştığımız medeniyetin sonu olacak” diye ekliyordu.

Araştırmacılara kalırsa, insanlar bir düzeye kadar hayatta kalmayı başarsalar dahi, yaşam çevrelerinde gerçekleşen tahribat, doğal besin zincirinde yaşanan yıkım, topraktaki verim kaybı ve daha fazlasını beraberinde getirecek olan geniş ölçekli kitlesel yok oluş etkileriyle, bu acımasız gerçeklik modern insan toplumunun parçalanmasına yol açacak gibi görünüyor.

GEZEGEN KURTULSA DA İNSAN MEDENİYETİ SİLİNİP GİDECEK

Barnosky, “Gezegeni katlettiğimizi söylemenin aşırıya kaçacağını söyleyebilirim; zira gezegen iyileşecektir” diyor: “Şu anda yaptığımız şey, kendi yaşam biçimimiz yok etmek.”

Farklı bir şekilde söylersek: Şayet insanlar büyük ölçüde bu gidişatı düzeltmezlerse, gezegende neden olduğumuz yıkım bu düzeltmeyi bizim açımızdan fazlasıyla tatsız bir şekilde gerçekleştirecek. Bu, ürkütücü olmakla beraber diğer uzmanların da dile getirdiği bir uyarı.

Günümüzde Ehrlich’in, aşırı nüfus ve kitlesel yok olma konularında simgeleşmiş bir isim olduğunu belirtmek gerekiyor. Aşırı düzeydeki insani gelişim ve nüfus artışının tehlikeleriyle ilgili ilk modern kitaplardan biri olan Nüfus Bombası’nı 1968 yılında yayınladı ve o dönemde ortaya koyduğu tartışmalı tahminler sebebiyle bir alarm sireni olarak kabul gördü.

Tartışmalı tahminlerinin hepsi gerçekleşmemiş olsa bile, o zamandan bu yana iki büyük öngörüsü -sera gazlarının kutup buzullarını eriteceği ve insanlığın yaban doğaya karşı galip geleceği- tartışmasız biçimde gerçekleşti. Ve maalesef, bunların gerçekleşmesine yol açan mantık, iç karartıcı bir şekilde tanıdık görünüyor.

Ehrlich’e kalırsa sorun 'çok fazla insan, çok fazla tüketim ve büyüme çılgınlığı'; bu, büyük ihtimalle çok az insanın dişe dokunur bir yavaşlama belirtisi gösterdiğini ileri süreceği bir gerçek.

Ehrlich program sunucusuna verdiği demeçte, “İnsanlık sürdürülebilir durumda değil. Bütün gezegen çapında (temelde sizin ve benim) yaşam tarzımızı devam ettirebilmek için [bizimki gibi] beş Dünya’ya daha ihtiyacımız var” diyor.: “Tabii ki bu gezegenleri nereden bulacağınız bir muamma.”

90 yaşındaki araştırmacı, “İhtiyaç duyacağımız kaynaklar ve hayatlarımızı destekleyen sistemler, şüphesiz ki yok ettiğimiz biyolojik çeşitlilikten ibaret” diyor: “İnsanlık, çok yoğun bir şekilde, kesmekte olduğumuz bir dalın üzerinde oturuyor.”


Yazının orijinali Futurism sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)