Beş senelik karanlık daha

Sorun sağa yanaşarak siyaset yapmakta. Olması gereken tam karşıdan pozisyon almak. Sağ siyasetin radikalliğine aynı üslupla cevap vermek. Sol vicdanı olan bütün sosyal demokratlara görev düşüyor.

Google Haberlere Abone ol

Mehmet Türkay*

Bir insan ömrü normalde bu kadar olaya, saçmalığa tanıklık etmemeli, maruz kalmamalı. Atmış ve üstü yaşlarda duyarlı olan, muhalif olan insanların yüzleştiği gerçeklik, bir kuşak olarak hatalarını akılda tutarak, büyük çoğunluk için ağır bir yüzleşme. Bu kuşak ağır bedeller ödedi. Doğal olarak insanlar farklı yerlere savruldu. Büyük çoğunluk hayatlarını en yakın aile çevresi üzerinden yeniden kurdu. Hayatlar farklılaştı. Bazıları hafızalarını tamamen sildi, bazıları durumu kabullenemedi ama çıkış da bulamadı, bazıları hafızalarını tazeledi ve hafızasını kaybetmeyenlerle yeniden başladı. Hayat verdiğinden fazlasını ister ki devam etsin. Elbette hayatın devamı herkes için aynı anlama gelmiyor. Ama yaşanıyor. Bu durumu birey üzerinden tartışırken farklı bir alan olması dolayısıyla toplumsal olan üzerinden ne söylenebilir?

HAFIZASIZLAŞTIRILAN TOPLUM

Yaşadığımız toplum büyük ölçüde hafızasızlaştırıldı. Hafıza aklı besler. Bir karar anında hafıza yoklanır. Bu toplum bunu kaybetti. Ezber üzerinden yönlendirilen bir süreç AKP kitlesi için daha uygundu, nitekim uydu. Bu, Türkiye gerçekliğinin yarısını temsil eden kitle. İktidar tarafından söylenen her şeye inanır ve ayrıca üstüne tevatür ekler. “Kılıçdaroğlu gözümüzü oyacakmış” diye ifade eden kadın gibi. Bu yönetilen değil, oluşturulmuş bir algı. Ancak bir parti devletine dönüşmüş bu iktidarın kitlesine sunduğu kendi gücü değil, devletin gücüdür ve AKP taraftarları çıkarlarına uygun bu gerçeğe göre davranmaktadır. Bu haliyle AKP iktidarıyla baş başayız.  

'BİRŞEY YAPMALI!'

AKP İslami bir Cumhuriyet kuruyor. Ve biz izliyoruz. İzliyoruz çünkü potansiyel kitleyi yönlendirecek bir güç yok. Gezi’nin kendilindenliği tekrar edilecek bir durum değil. Burada sosyal demokratlardan en radikal sol’a düşen adı konsun konmasın bir hatta durmak olmalı. Her kesimin aklında sorusu olacaktır elbet. Ancak bu soruların cevaplanması yaşanan durum üzerinden olamaz. “Bir şey yapmalı” çığlığı yeniden gündeme getirilmeli. Bu toplumun yarısı bir hayatı kaybediyor. Kaybedildiğinde karşımıza çıkacak hayat bildiğimiz bir hayat olmayacak. Nelerle uğraşacağımızı kestirmek mümkün bile değil. Yarısı iktidara biat etmiş diğer yarısı teslim alınmış bir toplum söz konusu, biat edenlerin bir kısmı iktidara güvenerek agresifleşti ve bu durum giderek artıyor.

HIZLI VE KARARLI BİR MUHALİF SİYASETE İHTİYAÇ VAR

Muhalifler ne yapıyor? Bütün zor zamanlarda yaptıkları gibi, sorumluluk almamak için kendi iç mücadelelerine dönmüş durumda. Bu toplumsal bir sorumsuzluktur. Buna harcanan enerji beraber davranmaya harcansa en azından bir umut olur. İktidarın aklındaki projeyi hayata geçirebilmesi büyük şehir belediyelerini almasına bağlı. Ki bunu zaten Erdoğan ifade etti ve bu alana yüklenecek. Cumhur İttifakı güçlenerek yerinde dururken Millet İttifakı ise dağıldığına dair yorumlar yapılırken sessizliğe bürünmüş durumda. Her yenilgi bu tür sorunları beraberinde getirir elbette ancak bugün yaşanılan herhangi siyasi bir an değil. Yukarıda vurgulandığı gibi basit bir iktidar meselesinin ötesinde bir dönüşümle karşı karşıyayız. Dolayısıyla hızlı ve kararlı bir muhalif siyasete ihtiyaç var. Sağ siyasete güvenmemekte fayda var. Zayıfladıkça aslına dönmeye başladılar. Geriye kalan CHP ve HDP. Bu iki parti de iç sorunlarıyla uğraşıyorlar. Seçimden önce neden bu sorunlar çözülemedi? Çözülemezdi çünkü sorun AKP iktidarından önce parti içi iktidarın nasıl biçimleneceğiydi. Bu arada iktidar yol alıyor.

SOLUN TOPLUMSAL HAFIZAYA ŞERHİ ÖNEMLİ

Başa dönersek, hafızasızlaştırılan bir toplumsal kesime yeni bir toplum tasavvurunu anlatmaya çalışmak zor, ama muhalefetin toplumsal sorumluluğunu önceleyerek bunu yapması siyasi bir sorumluluktur. Buradan sonuç alınmayabilir ancak siyaseten varlığını göstermek, hissettirmek de bu kırılgan siyasi alanda önemlidir. Sol siyasetin bu topraklardaki karşılığı malum. Ama sol siyaset toplumsal hafızayı sürekli yenilemek gibi bir işlevi yerine getiriyor. Kendine çok fazla yaramasa da toplumsal hafızaya şerh düşüyor. Bu önemlidir çünkü AKP iktidarının toplumu hafızasızlaştırmasının pan zehri işlevini görüyor gücü yettiğince. CHP yüzünü sosyalistlere ve HDP’ ye çevirmezse bu siyaset iflah olmaz. Sorun sağa yanaşarak siyaset yapmakta. Olması gereken tam karşıdan pozisyon almak. Sağ siyasetin radikalliğine aynı üslupla cevap vermek. Burada sol vicdanı olan bütün sosyal demokratlara görev düşüyor. Ancak beş senelik bir karanlıkla karşı karşıyayız. Bu altmış küsur yaşlarda olanlar için uzun bir zaman. Muhtemelen bir kısmımız için göremeyeceğimiz, görmek de istemeyeceğimiz bir hayat çıktı karşımıza. Ancak hayatın dinamiği ne yönde işler onu da akılda tutmak lazım. Tükenip gidiyor ömür dediğin.

*Prof. Dr. (E.), Marmara Üniversitesi, İktisat Fakültesi, İktisat Bölümü