Atanamayan bir öğretmenin ‘FETÖ’ ile imtihanı: İtirafçı bile ‘alakası yok’ dedi, mahkeme dinlemedi

İtirafçının 'alakası yok' demesine rağmen hakkında "FETÖ üyeliği”nden 6 yıl 3 ay ceza verilen İngilizce öğretmeni Ş.N.A, “Birine karşı sesini dahi yükseltmiş biri değilken, terör ile suçlandım" dedi.

Fotoğraf: Gazete Duvar
Google Haberlere Abone ol

İZMİR- 15 Temmuz darbe girişiminin ardından on binlerce öğretmen ihraç edildi, yine birçok öğretmen hakkında da “FETÖ üyeliği” iddiasıyla soruşturma açıldı. Çoğunluğu itirafçı beyanları ile açılan soruşturmalar sonucu başlayan yargılamalar devam ederken, bu öğretmenlerden biri de Ş.N.A oldu. İngilizce öğretmeni Ş.N.A. hakkında 6 yıl süren yargılama sonucunda yargılandığı yıl kadar hapis cezası verildi. Ancak Ş.N.A’nın hikayesi soruşturma geçiren ve ceza alan birçok kişiden farklı.

BİRÇOK ÖĞRETMEN GİBİ MEZUN OLUR OLMAZ İŞSİZLİKLE BAŞ BAŞA KALDI

Üniversite eğitimini 2012 yılında Ankara’da tamamlayan Ş.N.A, daha sonra ailesinin yaşadığı İzmir’e döndü. Türkiye’deki birçok öğretmen gibi üniversiteden mezun olması sonrası işsizlikle baş başa kalan Ş.N.A, aynı dönem babasının da işten çıkarılması sonrası yoksullukla mücadele etmeye başladı. Bir an önce KPSS’den iyi bir puan alıp, atanmanın hayalini kuran genç öğretmen, maddi yetersizlikler nedeniyle kursa gitmeden hazırlandığı KPSS’de de başarılı olamadı. Yeniden KPSS’ye hazırlanan Ş.N.A, bir yandan da iş aramaya başladı.

Birçok eğitim kurumuna başvuruda bulunan Ş.N.A‘ya olumlu dönüş yapan kurum ise Çankaya’da bulunan Körfez Dershaneleri oldu. O dönem hükümetin dahi destek verdiği, televizyonlarda hem dershaneleri hem de yayınevleri tanıtılan bir eğitim kurumu olan Körfez Dershanesi Ş.N.A’ya asgari ücretle öğretmenlik teklif etti. İş bulma konusunda çok da fazla şansı olmayan Ş.N.A, bu teklifi kabul ederek öğretmenlik yapmaya başladı.

DERSHANENİN TAVIRLARI NEDENİYLE İSTİFA ETTİ

Dershanede iki buçuk yıl çalışan Ş.N.A, yaşanan bazı durumlardan rahatsız olmaya başladı. Etrafında dönen durumun her ne kadar farkında olmasa da aslında söz konusu dönem AK Parti hükümeti ile o zamanki adıyla “Cemaat” yapılanmasının arasının açılmaya başladığı dönemdi.

Baskı, mobbing ve benzeri uygulamalara daha fazla dayanamayan Ş.N.A, iş bulamama pahasına istifa etti. Üstelik dershane yönetimi Ş.N.A’nın son iki aylık maaşını da ödemedi. İstifası sonrası yeniden iş aramaya başlayan Ş.N.A. uzunca bir süre alanı olmayan işlerde çalıştı. Bu süreçte evlenerek yuva kuran Ş.N.A, 2018 yılında ise hiç beklemediği bir durum ile karşı karşıya kaldı. Hakkında, 2013-2016 yılları arasında Körfez Dershaneleri’nde çalıştığı gerekçesiyle “FETÖ üyeliği” iddiasıyla soruşturması açılan Ş.N.A. evi basılarak gözaltına alındı.

‘HAYATIMIN HİÇBİR DÖNEMİNDE TARİKAT-CEMAAT BENZERİ YAPILARDAN HAZETMEDİM’

Cemaat ve tarikat benzeri yapılardan hayatı boyunca hoşlanmayan, çalıştığı kurum içerisinde de “aykırı” olarak tanımlanan Ş.N.A, yargılama sürecini şu sözlerle anlattı:

“Hayatımın hiçbir döneminde tarikat-cemaat benzeri yapılardan hazzetmedim, herhangi bir sempati duymadım. Herhangi bir etkinliklerine dahi katılmış değilim. Savcılık da aleyhimde hiçbir delil öne süremedi. Öyle ki çalıştığım dershane maaşları Bank Asya üzerinden yatırıyordu. Söz konusu bankaya para yatırıp yatırmadığım araştırıldı. Maaşlarım haricinde banka ile ilişiğime rastlanmadı. Kaldı ki söz konusu bankanın açılışındaki siyasileri ve devlet büyüklerini de unutmuş değilim. Akabinde Bylock denen bir mesajlaşma uygulaması araştırıldı ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere hakkımda herhangi bir içeriğe rastlanmadı.”

İTİRAFÇI: FETÖ İLE ALAKASI YOK

Yargılama aşamasında “FETÖ” ile iltisaklı yakın akrabasının olup olmadığı ve tıpkı hastalık inceler gibi genetik yatkınlığı araştırılan Ş.N.A’nın, sanılanın aksine bir de sol görüşlü bir kardeşinin bulunduğu ortaya çıktı. Ş.N.A. hakkında ifade vererek, soruşturma başlatılmasına neden olan itirafçı S.B. ise genç öğretmenin FETÖ ile ilgisi bulunmadığını söyledi. İtirafçı S.B’nin, "Bana okumuş olduğunuz daha önceki ifademin son kısmında yer alan serrehberler tarafından düzenlenen sohbetlerde ‘Fethullah Gülen kitaplarının okunup video izletildiği sohbete sanık katılırdı’ şeklindeki beyan şablon olarak beyanıma eklenmiştir. Benim böyle bir beyanım yoktur” ifadeleri de tutanaklara yansıdı.

Hakkında soruşturma açılmasına neden olan ve tanıklık eden şahsın dahi tüm ifadeleri Ş.N.A’nın lehine olmasına rağmen, mahkeme genç öğretmene 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesine hükmetti.

‘BİRİNE KARŞI SES YÜKSELTMİŞ BİRİ DAHİ DEĞİLKEN, ‘TERÖR’ İLE SUÇLANDIM’

Hakkında verilen karara ilişkin Ş.N.A. şunları söyledi:

“Kendimi bir hükümlü gibi hissetmiyorum ve mağdur olduğumu düşünüyorum. Üniversiteden yeni mezun olmuş genç bir kadınken hakkımda soruşturma açıldı. Yargılama sürecinde evlendim, karnımda bebeğimle mahkemelerde süründüm. Çocuğum şu an 5 yaşında ve ben Yargıtay’ın karar vermesini bekliyorum. Hayatım boyunca birine karşı sesimi dahi yükseltmedim, ancak kelime anlamıyla ‘şiddeti’ de içinde barındıran ‘terör’ suçlamasıyla yargılandım. Verilen cezayı da hak etmediğimi düşünüyorum. Çünkü hiçbir cemaat ve tarikatla bugüne kadar ne benim ne de ailemin ilgisi olmadı. İnsanlarla ilişkilerim bozuldu. Belki siz dahi bu haberi yaparken ‘Başıma bir iş gelir mi?​’ diye düşünüyorsunuz. Tek dileğim bir an önce bu hukuksuzluğun son bulması, mağduriyetlerimin giderilmesi. Bu konuda hükümetin mutlaka bir adım atması gerekiyor.”