AP seçimleri aşırı sağın maskesinin düşmesine zemin hazırlamalı

Aşırı sağın AP'de yükselmesi Avrupa'nın geleceği açısından son derece tehlikeli. Aynı zamanda bu, AB birlikteliğinin sürüp sürmeyeceğini sorgulatacak ve birliğin dağılmasını bile gündeme getirecektir.

Fotoğraf: Reuters
Google Haberlere Abone ol

Fransa'da, 9 Haziran'da yapılacak olan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine iki buçuk ay kala, yapılan kamuoyu yoklamalarında aşırı sağcı, ırkçı ve faşist Marine Le Pen'in partisi Ulusal Birleşme Cephesi'nin (FN) yükselişe geçtiği görülüyor. Bu durum, doğal olarak toplumsal yapının önemli bir kesiminde olduğu gibi, sol arenada yer alan partiler ve merkez sağ muhafazakar partiler arasında da derin endişe vermeye ve olumsuzluk yaratmaya devam ediyor.

Bu durumdan en çok etkilenen Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, desteklediği Valérie Hayer'in kampanyasını yeniden başlatmasını bekliyor. Son günlerde, 9 Haziran seçimleri için Makronist listenin başındaki Hayer olumsuz gelişmelerle karşı karşıya kaldı. 25 Nisan'da, Cumhurbaşkanı'nın, Sorbonne Üniversitesi'nde Avrupa üzerine yapacağı konuşma, seçmenleri ve partisinin üyelerini harekete geçirmek için, umut ışığı ve bir fırsat olacaktır.

MACRON TEDİRGİN

25 Nisan'da Macron, Sorbonne Üniversitesi'nde Avrupa projesi üzerine yapacağı konuşmada; 9 Haziran'da yapılacak AP seçimlerine ilişkin Fransız seçmenlere de hitap edecek. Bir zamanlar hayal bile edilmeyen "Fransa'nın öncülüğünde kurulan sanayilerin tüm Avrupa'ya yayılmasını" sağlamak amacıyla, Fransa'nın Kuzeyinde bulunan Dunkirk'teki elektrikli otomobiller için pil üreten ve endüstriyel dev bir yapı olan fabrikayı da gündeme getirmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı, bundan altı buçuk yıl önce 26 Eylül 2017'de Avrupa için projesini sunmuştu. Sonra ilk kez Sorbonne Üniversitesi'ndeki büyük oditoryumda konuşacak. Elysee stratejistleri tarafından "tarihi" olarak tanımlanan kendi konuşmalarından birine de atıfta bulunarak, başkanlığının ilk aylarındaki gibi seçmenleri arasındaki coşkuyu yeniden canlandırmayı düşünüyor. Macron'un ayrıca Avrupa'daki başarılarına da vurgu yapması bekleniyor.

Avrupa İç Pazardan Sorumlu Komisyon Üyesi, Avrupa Parlamentosu'ndaki (AP) Renew grubunun başkanı ve Macron'un desteklediği AP seçimleri adayı Valérie Hayer, Cumhurbaşkanı Macron ile görüş alışverişinde bulunmak üzere 17 Nisan 2024'te Belçika'nın başkenti Brüksel'de bir araya geldi. Bu görüşmede, Macron'un Hayer'e desteğinin ana hatları şekillenmeye başladı.

Bu bağlamda, Avrupa Bakan Delegesi Jean-Noël Barrot, "Bu kampanyaya olağanüstü bir rekorla giriyoruz ve bu henüz herkesin aklında değil" diyor. "İnsanların aklına gelmenin en iyi yolu aynı yere, dolayısıyla Sorbonne'a dönmektir" diye ekliyor. Dolayısıyla Macron'un müdahalesinin, büyük ölçüde, ulusal sınırlarda karbon vergisinin uygulamaya konulmasından itibaren; başkanlık çoğunluğu tarafından altı yıl boyunca "tutulan" Avrupa taahhütlerine ayrılma olasılığı var.

AŞIRI SAĞIN POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ

Avrupa Birliği'ndeki (AB) aşırı sağcı, ırkçı ve faşist partilerin AP seçimlerini kazanma arzusu; programlarını değiştirme gibi fırsatçı bir evrime yol açtı. Bugün, bunların çoğu hem yabancı göçün yönetimini hem de doğum oranını arttırma yanlısı politikaların desteklenmesi gibi stratejik konuların kıta ölçeğinde ele alınması ihtiyacını kabul ediyor.

Aşırı sağın, AB'den kesin olarak ayrılma ve tek para birimine son verilmesi konusu, giderek gündemden tamamen düştü. 2017'de olduğu gibi, hâlâ aşırı sağcı, ırkçı ve faşist Ulusal Birleşme Cephesi (RN)'nin “Frexit” çağrısı yaptığını anımsayalım. Ancak artık, buna dair bir soru ve işaret yok. RN'nin Avrupa projesinin AB'nin belirsiz hatlarıyla çözülmesi gündemden düştü.

Hollanda'da son seçimlerin galibi aşırı sağcı, ırkçı ve faşist Geert Wilders'in Özgürlük Partisi'de (PL) kendi partisinin taleplerinden "AB'den kesin çıkış" maddesini çıkarttı. Anımsanacağı gibi, İtalya'da, 2014 yılında, post-faşist Fratelli d'Italia (IF) Partisi'nin yeni başkanı seçilen Giorgia Meloni, bu konuda şunları söylemişti: "Almanya'ya şunu söylüyoruz ki, İtalya avro para birimini kesin terk etmeli. Bu görüşe hiç kimsenin kulaklarını tıkamaması gerekir."

Aynı Meloni, daha sonra 2022'de İtalyan Konseyinin Başkanlığını üstlendiğinde, bu projeyi gündeme almaktan derhal vazgeçerek politika değişikliğine gitti. Bu günlerde, Meloni'nin yasak göç krizini kesin olarak temelden çözmek için Avrupa Komisyonu (AK) Başkanı Ursula von der Leyen ile işbirliği ve dayanışma içinde olup el ele çalışıyor olması dikkat çekicidir.

AŞIRI SAĞIN MASKESİ

Hector de Rivoire ve Arthur de Liedekerke, Le Monde gazetesindeki köşe yazılarında, aşırı sağcı, ırkçı ve faşist partilerin yükselişine ilişkin olarak "ideolojik değişim maskesinin arkasında, Rusya'ya olan sempatileri nedeniyle; Haziran ayında yapılacak Avrupa seçimleri için avantajlı bir konumda olan aşırı sağ partilerin son derece tehlikeli olmaya devam ettiğini" hatırlatıyor.

9 Haziran'da yapılacak olan AP seçimleri yaklaşırken, anket eğilimleri aşırı sağcı radikal sağ grupların yükselişte olduğunu gösteriyor. Çatışmaların ve askeri ittifakların giderek güçlendiği bir dönemde, aşırı sağcı bu siyasi grupların gerçekten taşıdığı jeopolitik projeyi ve Avrupa vizyonunu değerlendirmek zorunludur. Bu seçimler, aşırı sağın, ırkçı ve faşist bakışların maskesinin düşmesini mümkün kılmalıdır.

Aşırı sağcı radikal sağ gruplar kıta genelinde açıkça homojen değil ancak onları bir araya getiren bir değerler temeli var. Çok muhafazakar bir toplum vizyonunun savunulması bunlardan biri. Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in liberal olmayan rejimine ilişkin ortak bir belirsizlik var. Buna paralel olarak, aşırı milliyetçiliğin, ırkçılığın yüceltilmesi ve hatta gizli bir Avrupa şüpheciliği de yer alıyor.

Bu bağlamda, 9 Haziran'da yapılacak olan AP seçimleri aşırı sağın, ırkçı ve faşist partilerin maskesinin kaldırılmasını mümkün kılmaya yönelik olmalı. Bu amaca uygun sonuçlanmalı. Aksi takdirde, aşırı sağın AP'de yükselmesi ve büyük bir güç oluşturması, Avrupa'nın geleceği açısından son derece tehlikelidir. Aynı zamanda, bu durum AB birlikteliğinin sürüp sürmeyeceğini de sorgulayacak ve birliğin dağılmasını bile gündeme getirecektir.

 *Prof. Dr. / Paris