Van’da OHAL ve KHK’lere karşı 25. basın açıklaması

Van’da OHAL Komisyonu’na ve KHK’lere karşı KESK, DİSK, İHD, TMMOB ve Van Barosu tarafından 25. kez basın açıklaması düzenlendi.

Abone ol

Kadir Cesur

VAN - Van’da, KESK Van Şubeler Platformu, DİSK Genel-İş Van Şubesi, İnsan Hakları Derneği Van Şubesi, Van-Hakkari Tabip Odası, TMMOB Van İl Korordinasyon Kurulu ve Van Barosu tarafından KHK’lere, OHAL Komisyonu’na ve kayyım uygulamalarına karşı 25. kez ortak basın açıklaması düzenlendi.

Açıklamada, “Haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik üzerine kurulu yönetimlerini devam ettirmeye yönelik uygulamalarla ayakta durmaya çalışan iktidar, emekçilerin, sendikaların, meslek odalarının, demokratik kitle örgütlerinin üzerinde baskılarını artırmaktadır” denildi.

‘HAKKINDA SORUŞTURMA AÇILMAMIŞ YURTTAŞ KALMADI’

İpekyolu ilçesinde Cumhuriyet Caddesi üzerinde bir araya gelen platform adına basın açıklamasını DİSK Genel-İş Van Şubesi Başkanı Ömer Tekin yaptı. Mevcut iktidarın adalet, demokrasi, barış ve ekonomiyi güçlendirmeye yönelik hiçbir adım atmadığını vurgulayan Tekin, “Bizleri, aydınlıktan, demokrasiden, emekten, adaletten, hak ve özgürlüklerden vazgeçirip; kendilerine dokunmayan eleştirmeyen, sorgulamayan bir toplum yaratmayı amaçlamaktadırlar” dedi.

15 Temmuz darbe girişiminden bu yana, ülkede düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında atılan bir tweet’in bile örgüt propagandası olarak ele alınıp dava konusu haline getirildiğini belirten Tekin, “Ülkede neredeyse hakkında soruşturma açılmamış, sanık kürsüsüne çıkmamış, hapis cezası müeyyidesine maruz kalmamış yurttaş kalmadı” ifadelerini kullandı.

‘KHK İHRAÇLARININ HUKUKA AYKIRILIĞI AÇIK VE NETTİR’

Darbe uygulamalarıyla OHAL döneminde bile askıya alınamayacak olan temel hak ve özgürlüklerin çiğnendiğini vurgulayan Tekin “Bunların başında da haksız ve hukuksuz ihraçlar gelmektedir. Herkesin çok iyi bildiği gibi, hukuken somut delillere, yargı kararlarına, mevzuata uygun yürütülen idari soruşturmalara dayanmayan tüm kararlar yasaya aykırıdır. Kamuda yaşanan ihraçların niteliğine, kararların alınış şekline, ihraç edilenlere 'savunma hakkı' bile tanınmaması hususu nazara alındığında KHK ihraçlarının hukuka aykırılığı açık ve net olarak anlaşılmaktadır” diye konuştu.

‘İŞGAL ETTİKLERİ KOLTUKLARI SİYASİ VE ŞAHSİ ÇIKARLARI İÇİN KULLANDILAR’

Kayyım rejimiyle de ilgili konuşan Tekin, şöyle devam etti: “Halkın iradesini gasp edenler aynı zamanda belediyelerde işçi ve emekçi kıyımı yapmaktan da geri durmamışlardır. Siyasi iktidarın memuru ve üyesi gibi davranan bu kişiler hak ve emek düşmanı tutum içerisine girerek işgal ettikleri koltukları siyasi ve şahsi çıkarları için kullanmışlardır.”