'Türkiye'nin sorumlu olacağı' IŞİD kamplarında durum ne?

Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna düzenleyeceği harekat konusunda Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, 'son iki yıldır yakalanan bütün IŞİD'lilerden artık Türkiye'nin sorumlu olacağı' ifadeleri yer aldı. Peki harekât düzenlenmesi halinde Türkiye'nin kontrol etmesi muhtemel IŞİD kamplarında neler oluyor? Bu kamplarda kimler kalıyor?

Abone ol

DUVAR - Beyaz Saray tarafından Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde olası askeri harekâtına yeşil ışık yakılan iki paragraflık açıklamanın sonunda, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) IŞİD'den temizlediği bölgelerde yakalanan IŞİD militanları ve aileleri hakkındaki bölüm dikkat çekiyor.

Bu bölümde 'Fransa, Almanya ve diğer Avrupa ulusları', kendi vatandaşları olan yabancı IŞİD militanlarını Amerikan baskısına rağmen kabul etmemekle eleştiriliyor; 'ABD'nin vergi mükelleflerinden toplanan para pahasına onları uzun yıllar boyunca tutmayacağı' belirtiliyor ve 'artık Türkiye'nin sorumlu olduğu' ilan ediliyor.

Açıklamada IŞİD'den temizlenen topraklar kast edilerek, "ABD tarafından 'Halifeliğin' yenilgiye uğratılmasından sonra ele geçirilen bölgede son iki yılda yakalanan bütün IŞİD savaşçılarından artık Türkiye sorumlu olacak" deniliyor.

Peki, olası bir harekat sonucunda Türkiye'nin sorumlu olacağı belirtilen IŞİD'lilerin tutulduğu kamplar nerede? Bu kamplarda kaç kişi kalıyor, nasıl koşullar sağlanıyor?

Suriye'nin kuzeyinde, bir yandan IŞİD militanları ve ailelerinin tutulduğu, bir yandan da savaş nedeniyle yerinden olmuş sivillere ev sahipliği yapan çok sayıda kamp bulunuyor. SDG kontrolündeki bu kampların bazıları Türkiye'nin önerdiği güvenli bölgenin sınırları dahilinde, bazıları da bu sınırların dışında kalıyor.

Savaş Çalışmaları Enstitüsü'nün (ISW) 4 Ekim 2019'da yayımladığı bir haritada, kampların yerleri (siyah yuvarlak içindeki kilit işareti) şöyle görünüyor:

Bu kampların en bilinenleri ve yabancı gazetecilerin ziyaretine izin verilenleri, Haseke'deki el Hol, Tel Abyad yakınlarındaki Ayn İsa ve Derik'teki Roj kampları. Ayn İsa ve Roj, Türkiye'nin önerdiği güvenli bölgenin sınırları dahilinde kalıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Temmuz 2019 tarihli raporuna göre, bu kamplarda IŞİD'le bağlantıları tespit edilmiş, 11 binden fazla yabancı kadın ve çocuk kalıyor. Çocukların en az 7 bininin 12 yaşın altında olduğu belirtiliyor. 2016'da kurulan Ayn İsa kampında hâlâ IŞİD'e bağlı olan yaklaşık 300 kadın ve yaklaşık 1000 çocuk tutulduğu biliniyor. 1700 kişinin bulunduğu Roj kampında da durum farklı değil.

RAKKA YAKINLARINDA YEDİ HAPİSHANE VAR

Birçoğu daha güneyde, Rakka yakınlarında bulunan yedi hapishanede ise üçte biri yabancı olan ve IŞİD militanı olma şüphesiyle tutulan yaklaşık 12 bin kişi var.

EL HOL'DE 50 ÜLKENİN VATANDAŞI VAR

Söz konusu kampların en büyüğüyse, bir süredir dünya medyasının gündeminden düşmeyen El Hol. 1991'deki Körfez Savaşı'nda ve 2003'teki Amerikan işgali sırasında Iraklı sığınmacılara ev sahipliği yapmış olan El Hol'de bugün IŞİD'le bağlantısı bulunan ve 50 farklı ülkenin pasaportunu taşıyan yüzlerce kişi kalıyor. El Hol'un nüfusu, IŞİD'in Suriye'de kontrol ettiği son yerleşim noktası olan Bağuz'dan temizlenmesi sonrası bir anda 70 bine tırmanmıştı. Bu kişilerin yüzde 9o'ından fazlası kadın ve çocuk, 11 bini yabancı.

Irak sınırına yakın olan El Hol, Türkiye'nin yaklaık 60 kilometre güneyinde.

'KADINLAR MAHKEME KURUP İDAM KARARI VERDİ'

El Hol'u ziyaret eden gazetecilerin gözlemlerine göre, kampta bazı kadınlar IŞİD’e hâlâ güçlü bir şekilde bağlı ve çocuklarını da bu ideolojiyle yetiştirmeye devam ediyorlar. El Hol birçok kez IŞİD fanatiği kadınların sebep olduğu şiddet olaylarıyla gündeme geldi; bu yıl bu kadınların kampta güvenlik güçlerine saldırması sonucu yaralananlar oldu. Geçen hafta ise kamptaki IŞİD'liler tarafından bir kişi öldürüldü. Gelinen noktada, IŞİD'lilerin kamp içinde kendi mahkemelerini ve polis birimlerini kurdukları, IŞİD'li kadınların 'mahkemede' bir kadın için 'idam kararı' verdikten sonra onu öldürdükleri iddia ediliyor. IŞİD'li kadınların kampa gizlice silah soktuğu ve yabancı tutukluların kaldığı bölgelerde 'isyanlar' çıkardığı, başörtüsü takmayan kadınlara saldırıldığı da öne sürülüyor.

Söz konusu kamplardaki sağlık koşulları, bir süredir insan hakları örgütleri tarafından eleştiriliyor. SDG ise uzun süredir yabancı savaşçıların geldikleri ülkeler tarafından kabul edilmeleri için Batılı ülkelere çağrı yapmış ama süreklilik içeren somut bir sonuç alamamıştı. ABD Başkanı Donald Trump da, 'bu kişileri almazlarsa Avrupa ülkelerine salma' tehdidinde bulunmuştu. (DIŞ HABERLER)

SDG kampında kavga: Fanatik IŞİD'ci kadınlar saldırdı

IŞİD'li kadın SDG'li asayiş üyesini bıçakladı

SDG kamplarındaki IŞİD'li kadın ve çocuklara ne olacak?