Rus basınında geçen hafta (13-19 Nisan): Rus-Türk işbirliği Suriye'de harcanan parayı karşılamaz

Nezavisimaya gazetesi yazarı Vladimir Muhin'e göre Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan Rusya, Suriye’nin bir kısmını “işgal eden” Türkiye’yi görmezden geliyor. Suriye probleminin çözülmekten uzak olduğunu öne süren Muhin, Rus-Türk askeri işbirliğinin meyvesi, sonu görünmeyen Suriye savaşı için Moskova’nın harcadığı parayı karşılamaz, dedi.

Andrey İsaev aisaev@gazeteduvar.com.tr

Regnum ajansı yazarı Leonid Nersisyan, "Türkiye S-400’den vazgeçecek mi vazgeçmeyecek mi?" sorusuna cevap aradı.

Ankara ile Washington arasındaki gerginliğe dikkat çeken yazar, Türkiye’nin geri adım atması baskı ile değil, ancak Amerika’nın “havuç ve sopa” politikasını kullanması ile mümkün olacak, dedi.

Nersisyan'a göre olası yaptırım Türkiye ekonomisine ciddi bir zarar verirken Rusya’nın işine gelebilir. Çünkü F-35’in yerini alacak uçaklar büyük ihtimalle Rusya’dan sevk edilecek. Ankara’nın fikir değiştirip S-400’den vazgeçişi, ancak ABD’nin silah satışında yapacağı büyük indirim ve Suriye’nin kuzeydoğusunu Türkiye’ye “teslim etmesi” ile gerçekleşecek.

Aynı ajansın yazarlarından Vladimir Vasilyev ise Türkiye’nin Rusya’dan Su-57 uçaklarını satın alabileceğini tahmin etti.

Mevlüt Çavuşoğlu’na atıfta bulunan Vasilyev Türkiye’nin F-35 projesinden ihraç edildiği takdirde başka ülkelerden aynı sınıf uçak alacağını savunarak söz konusu “başka ülkelerin” sadece Rusya ve Çin olabildiğini yazdı. Çünkü ABD’den ve bu ülkelerden başka beşinci nesil uçakları üreten yok.

Ancak durum o kadar basit değil. Rusya Savunma Bakanlığı'nca verilen bilgilere göre 2025’e kadar Rusya sadece 15 adet Su-57 üretebilecek. Çin’in J-20 üretimi devam ediyor ama alınan siparişler çok, üstelik ABD ile “itişen” Çin, bir NATO ülkesine en gelişmiş uçağını satmaktan vazgeçebilir.

Türkiye’de üretilmesi planlanan beşinci nesil uçağı olan TF-X’in TSK’ye 2030’dan önce teslimatı çok zor olacak.

Kommersant gazetesi yazarı İvan Sinergiyev de Rus-Türk askeri işbirliğini değerlendirdi.

NTV kanalında konuşan Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Rusya ile askeri alanında işbirliğini artırmaya yönelik planlarından söz ederken Moskova’dan “isteğinizi karşılayacak teknik imkanımız ve arzumuz var” cevabı geldi.

Bugün itibarıyla iki ülke arasında imzalanan dört batarya S-400'ün tek bir kontratı var. Sinergiyev’e göre devamı gelebilir ana Türk tarafı S-400’ün bazı parçaları illa Türkiye’de üretilsin isterken Rusya bu fikre oldukça temkinli yaklaşıyor.

Gazeteye konuşan Savunma Bakanlığı'ndaki “bir kaynak” Türk yetkililerinin çok amaçlı Su-35 uçağına ilgi duyduğunu söyledi. Kaynak, nihai karar alınır alınmaz Rusya’nın uygun teklif vereceğini iddia etti.

Nezavisimaya gazetesi yazarı Vladimir Muhin, Şam ile Tahran’ın Ankara’ya karşı birleştiğini öne sürdü.

Al-Masdar News’a atıfta bulunan Muhin, Erdoğan’ın son Moskova ziyaretinin ardından Rus askerlerinin, “Ankara’nın göz diktiği” Tel Rıfat bölgesinden çekilmeye başladığına dikkat çekti. Yazarın deyişiyle geçen sene “Moskova’nın sessiz desteğiyle” Türkiye Afrin’i “işgal ederken” Suriye ordusu kenara çekildi. Halbuki bugün durum farklı. Moskova’ya gittikçe az kulak veren Şam, Tahran’a güvenerek TSK’nin “saldırısına” karşılık vermeye hazırlanıyor.

“Türk ve Arap basınına göre” Erdoğan Halep bölgesini, Menbiç ve sınır boyunca 35 kilometrelik koridoru “işgal etmek niyetinde”. Şam ile Tahran buna karşı çıkarken Moskova’nın tutumu net değil.

Bu arada Suriye ordusu Tel Rıfat’ın savunmasını güçlendirdi. İran, Ankara’nın Halep’teki Şii kentleri tahliye talebini geri çevirdi. Hizbullah da TSK’ye karşı koyacağını açıkladı.

Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan Rusya, Suriye’nin bir kısmını “işgal eden” Türkiye’yi görmezden geliyor. Şam ile Tahran ise Ankara’nın bu politikasını protesto ederken Astana süreci üyelerinin birbirine ters düştüğünü görüyoruz. Yani Suriye probleminin çözülmekten uzak olduğunu öne süren Muhin, Rus-Türk askeri işbirliğinin meyvesi, sonu görünmeyen Suriye savaşı için Moskova’nın harcadığı parayı karşılamaz, dedi.

Yazısı Moskovskiy Komsomolets gazetesinde yayımlanan Rusya Bilim Akademisi Uzay Araştırma Enstitüsü uzmanlarından İgor Mitrofanov, uzayda Rus-Amerikan rekabetinin yeniden kızıştığını öne sürdü.

Donald Trump’a göre ABD astronotları 2024 yılında Ay’a tekrar iniş yapacak, hem de güney kutbuna. Buz şeklinde suyun bulunduğu güney kutbu Rus uzaycılarının planlarında da var. Üstelik Mitrofanov’un deyişiyle Ay’ın buzullarında “Dünya'daki yaşamın anahtarı” bulunabilir.

Amerika’nın elinde Apollo programı ile kazanılan gerekli teknoloji ve bilgi birikimi mevcut. Eksik olan tek şey finansman. Rusya da araştırmaya uygun olan Ay’ın bölgelerinde birincilik elde etmeye çalışacak. Bu bağlamda kendi teknolojisini geliştirme işi öncelik kazanıyor.

Bilim insanına göre çok büyük ihtimalle Ay’ın kutup buzullarında uzaydan gelen ve Dünya'da yaşamın başlangıç noktasını oluşturan organik madde bulunmakta. O maddeden kazanabileceğimiz bilgiler insanoğlunun hayatını tamamen değiştirecek nitelikte.

Siyasetçilerin gelir deklarasyonlarını inceleyen Argumentı i Faktı gazetesine göre geçen sene Vladimir Putin’in dolar bazında geliri 2017’ye nazaran 15 bin azalarak 135 bin dolar oldu. Ayrıca bir adet 77 metrekare daire ve üç araba Putin’e ait. Bankada 215 bin doları var.

Başbakan Dmitriy Medvedev’in geliri ise 154 bin doları aştı. Medvedev bir adet 368 metrekarelik dairenin ve iki arabanın sahibi.

Putin’in Basın Sekreteri Dmitriy Peskov’un eşi eski artistik patinajcı Tatyana Navka, üst bürokratların eşlerinden en zengini çıktı. Geçen sene onun geliri 3 milyon 400 bin doları aştı.

2018’de 114 bin dolar kazanan Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’a bir adet 2 bin 800 metrekare arsa, bir adet 500 metrekare ev, bir adet 100 metrekare garaj ve bir adet 247 metrekare daire ona ait. Ama arabası yok. Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun geliri ise 180 bin doları aştı.

Tüm yazılarını göster