Malatya’da ikinci tur: ‘Sandığa sahip çıkan kazanır’

14 Mayıs seçimlerinde iktidarın Malatya’daki oyu düştü. Malatya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Güner, muhalefetin sandığa sahip çıkması halinde kentte oylarını artırabileceğini söyledi.

Abone ol

Didem Barut

MALATYA -  Maraş merkezli yaşanan depremlerin ardından yapılan 14 Mayıs seçimlerinde Malatya'da sandığa giden 448 bin seçmen oy kullandı. Sandık sonuçlarına göre; AK Parti 198 bin 561, CHP 94 bin 917, MHP 56 bin 762, Yeniden Refah Partisi 40 bin 450, İYİ Parti 17 bin 277, Yeşil Sol Parti 14 bin 170 oy aldı. Cumhurbaşkanı adaylarının oy dağılımı ise 296 bin 188 Recep Tayyip Erdoğan, 115 bin 695 Kemal Kılıçdaroğlu ve 13 bin 906 Sinan Oğan şeklinde oldu.

Cumhurbaşkanı seçimleri için yeniden sandığa gitmeye hazırlanan Malatya'daki seçim havasını ve 14 Mayıs sonuçlarını değerlendiren Malatya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Güner, sonucun kendisini şaşırtmadığını söyledi. 1977 yılından bugüne kadar sayısız seçim gördüğünü belirten Güner, "’Erdoğan Malatya'da alır ama AK Parti'nin oyları düşer’ diye bir tahminim vardı, nitekim öyle oldu. Her ne kadar vekil sayısı değişmese de AK Parti Malatya'da kan kaybetti" dedi.

Malatya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Güner

‘AK PARTİ MALATYA'DA SANDIĞA HAKİMDİ’

Muhalefetin sandıklara hakim olamadığını ve bu durumun sonuçları etkilediğini ifade eden Güner, "Malatya, ne olursa olsun Erdoğan'dan şaşmaz. Ancak aynı şeyi parti için söyleyemeyiz. Daha listeler açıklandığı an AK Parti'nin oyunun düşeceğini söylemiştim. Öyle de oldu. Unutuyoruz belki ama seçim sandıkta kazanılır. Muhalefet sandığa hakim olsaydı, 1 vekil kazanmıştı ki, zaten kıl payı kaybetti. Anavatan Partisi döneminde biz sandığın önemini anladık. Muhalefet her seçimde merkez odaklı çalışıyor ve kırsala yoğunluk vermeyince seçimi kaybediyor. 45 yıldır şunu gördüm; sandığa hakim olan kazanıyor. AK Parti, 6 bine yakın kişiyi sandıklarda görevlendirmişti ve sandığın hepsine hakimdi. Muhalefet çok zayıf kaldı. İYİ Parti ve Yeşil Sol'a giden oylar, AK Parti'ye kazandırıldı. Aylar öncesinde seçimin olacağı belliydi. İl yönetiminde yapılan değişiklik, siyasi partilere kaybettirdi. Çünkü küsen oluyor, kırılan oluyor, yeni yönetici düzene uyum sağlayamıyor… Bu durum, sandığa yansıdı” diye konuştu.

‘MALATYA'DA REHAVET HAKİM’

Pazar günü gerçekleşecek seçimde Malatya'nın oylarında değişiklik olacağının altını çizen Güner, "14 Mayıs sonrasına bakıldığında; ‘iktidar kazandı, muhalefet kaybetti’ havası var. Moral olarak iktidar çok yükseldi, muhalefetin inancı kırıldı. Tabi muhalefet şapkayı önüne koymuş olacak ki, her sandığa bir görevli ve 3 müşahit koyacak şekilde şu an hazırlıklarını yapıyor. Erdoğan, Malatya'da yine kazanır ancak muhalefet sandığa sahip çıkarsa oylarında artışı yakalar. Millet İttifakı ortaklarından Saadet Partisi'ni sahada görmek mümkün. Bugün Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, Kılıçdaroğlu'na oy verilmesi için depremzedelerle buluştu. 14 Mayıs sonrası Malatya'da rehavet havası var. Sandığa kadar bu havanın kırılması lazım. Giden seçmen, geri gelmez. Zaten katılım oranında düşüş bekliyoruz. Eğer rehavet devam ederse seçmeni sandığa götürmek zor olacak" dedi.

‘DEPREM BÖLGELERİNDE AK PARTİ'NİN OYU DÜŞTÜ’

Deprem bölgesindeki yardımlar üzerinden geliştirilen söylemlerin, algı yönetmek için yapıldığını ve Malatya'da bir karşılığı olmadığını belirten Güner şu ifadeleri kullandı: "Sosyal medyada yapılan söylemler, buradaki vatandaşın muhalefete bakış açısını etkilemedi. Aslında deprem bölgelerinde AK Parti'nin oyu düştü. Milletvekilliği seçiminde Malatya'da 10 puanın üstünde bir düşüş yaşandı. Algı yönetmek için birkaç duyarsız insanın söylediği sözler, deprem bölgesini etkilemez. Kimse bunun etkisinde sandığa gitmez.  Herkes kendi zihninde, yüreğinde kimin yardım ettiğini ve en önemlisi neden ettiğini gördü. Aslında üzücü olan, bu yardımların oya dönüşmesini beklemek. Malatya'da kimse oy için yardım yapmadı. 400 bin insan evini kaybetti, ortada kaldı. Çaresizlik hakimken oy hesabı yapılır mı? Bunu konuşmak bile biz Malatyalıları üzüyor. Zaten Malatya vefalıdır, unutmaz. Asıl üzüntümüz, depremin önüne böyle polemiklerin geçmesi...”