Futbolda toplumsal dönüşümün gecesi

Yılın en iyileri ödüllerinin verildiği gece FIFA, başına böyle gelebileceği bir şeyden haberdar mıydı bilinmez ancak 23 Eylül 2019 gecesi, futbolun içinde yaşanacak sosyal dönüşümün toplumsal düşünceyi etkileyip dönüştüreceği önümüzdeki 10 yılın ilk gecesiydi.

Volkan Ağır vagir@gazeteduvar.com.tr

FIFA'nın her sene yılın en iyi futbolcularına verdiği ödüller 2019'da da sahibini buldu. Erkeklerde bu sene, kazandıkları kupa ve başarı olarak çok öne çıkmamış olsalar da, Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo yine ilk üçteydi. Birinci sırayı alan Messi ve üçüncü Ronaldo arasına, Hollandalı stoper Virgil van Dijk girebildi. Törenin en heyecansız, en beklenmeyen, en sönük anı da burasıydı zaten.

FUTBOLUN YENİ KAHRAMANI EN ÇOK GOL ATAN DEĞİL

Son 10-12 senedir 'yılın en iyisi' adı altında erkek futbolculara verilen ödüllerin sahipleri olan Messi ve Ronaldo üzerinden yaratılan futbol pazarı artık doydu. Artık, Ronaldo ve Messi'nin de yavaş yavaş zamanı doluyor. Şimdi futbol dünyasına yeni kahramanlar lazım. Ancak bu kişinin Mbappe, Salah, Neymar, van Dijk olmayacağı kesin. Ya da, sizin bir futbol kahramanından beklentiniz ne yönde bilemiyorum ancak, bu sefer en çok gol atan, en iyi çalım yapan, en çok kupa kazanan olmayacak o futbol kahramanı.

Bence, Yılın En İyi Futbolcuları Ödül Töreni çoğu kişinin henüz farkında olamadığı büyük bir dönüşümün başlangıcı oldu. Futbolcular, bugüne kadar çeşitli futbol organizasyonlarında oyunlarını, sergiledikleri politik mücadelenin bir parçası yaparken, saha içinde ya da dışında da bu konuda mesajlarını vermişlerdi. Artık çok sayıda futbol kulübü ve futbolcu da yeşil saha üzerinde bu tür mesajlar vermekten çekinmiyor. Futbolculardan çoğu, mağdur duruma düşmediği sürece ise bu konularda çekingen kalıyorlar. Gerçi, beyaz erkeğin oynadığı ve beyaz erkeğin izlediği ana akım futbolda da çoğunlukta olan beyaz erkek mağdur duruma düşmediği için, dönüşüme yol açabilecek açıklamalar yapma gereği hissetmiyor. Belki ne diyeceğini bilmiyor ya da çatısı altında olduğu kurum tarafından kara listeye alınmamak için kendini geride tutuyor.

SÖZLER BAZI ŞUTLARDAN DAHA SERTTİR

Kontrol etmesi kolay olmadığı için FIFA'nın organize ettiği turnuvalar sırasında, aradaki açıkları kullanarak mesajlarını iletenler olmuştu daha önce de. Ancak FIFA'nın ev sahibi olduğu, FIFA başkanından en alt seviyedeki yöneticisine, kulüp yöneticilerinden, futbolculara, futbol endüstrisinin her parçasından kişilerin bir arada olduğu, birbirlerinin gözlerinin içine baktıkları bir ortak alanda Yılın En İyi Kadın Futbolcusu Megan Rapinoe'nun söyleyebildiklerini söyleymedi.

34 yaşındaki futbolcunun, ABD'nin kupayı almasına katkısının önemini azımsayacak değilim, futbol yeteneklerini de. Fakat Rapinoe'nun bu sezonun en iyi futbolcusu olup olmadığı tartışılır. Sahadaki performansa bakarak bunu demekten çekinmiyorum, fakat Rapinoe'yu yılın futbolcusu yapan saha dışındaki karakteriydi, bugüne kadar saha dışında söylemekten çekinilen şeyleri dile getirmesindendi. Bu yılın en iyileri belirlenirken taraftar oyları da sonuçlara %25 etki etti. Muhakkak ki bunun da bir etkisi olmuştur, iyi ki de olmuştur.

RAPİNOE'DAN DÖNÜŞÜME DAVET

Futbolun önemli kahramanları oyuna kattıklarıyla oyunun gidişatında kırılma yaratanlardır. Pele, Maradona, Messi, Cruyff, Mourinho, Guardiola, Ronaldo... Hiç yapılmamışı yapmış olmaları onları kahraman yapar. Rapinoe'nun ödülü kazanması veya futbolu değil, ancak ödül töreninde söyledikleri onu futbolun yeni kahramanı yapandı. Konuşmasında, başarısında katkısı olduğunu düşündüğü herkese teşekkür ettikten sonra mevcut FIFA Başkanı Gianni Infantino'yu ve Kadınlar Dünya Kupası'nı yeni keşfedenleri iğneleyen cümlelerle, "Yeni fark edenler olmuş, ancak partiye biraz geç kalmış olmanız sorun değil, sizi affediyoruz ve her şey yeni başlıyor“ diyerek kadın futbolunun yakaladığı bu ivmeyle yükselişinin ve futbola hem organizasyon açısından hem de söylemsel olarak hükmedişinin devam edeceğinin mesajını verdi. Bunun dışında FIFA ödül törenlerinde daha önce söylenmemiş başka şeyleri de dile getirmekten çekinmedi. Rapinoe ayrıca, Sterling ve Koulibaly'nin yaşadığı ırkçılıkla başa çıkma mücadelesinin, İran'da yasak olduğu için futbol stadyuma giremediği için kendini ateşe veren kadının hikayesinin, LGBTI+ futbolcuların homofobiyle olan mücadelesinin, Rapinoe'yu etkileyen ve yılın ilham veren hikayeleri arasında olduğuna da değindi. Ancak bunlar yaşanırken çeşitli hayal kırıkları yaşadığını da ifade etti: Eğer gerçekten bir değişim istiyorsak, Sterling ve Koulibaly'nin dışında kalan herkesin ırkçılığa aynı şekilde öfkelenip tepki vermesiyle bu gerçekleşebilir. Eğer homofobi hakkında herkes aynı şekilde öfkelenip tepki verirse bu değişim gerçekleşebilir. Kadınlar ve erkeklerin eşit ücret alabilmesi, kadın futboluna yatırım yapılmaması konularında olayın mağdurları dışındaki herkes aynı şekilde öfkelenirse bir değişim yaşanabilir ve bu bana çok daha büyük ilham verir.

Konuşmasının sonunda Rapinoe salondaki herkesi, futbolun elinde bulundurduğu değiştirme gücünü kullanarak dünyayı, en azından futbol dünyasını, ki ikisi de iç içe geçmiş şeyler, çok daha iyi bir yere çevirmeye davet etti. Futbolda çok kısa bir süre sonra, sosyal meselelere daha fazla dokunan ve bu konuda değişimleri çok daha hızlı gerçekleştirecek adımlar atılacak. Çok uzak değil, önümüzdeki 10 yılda futbolun bu tür sosyal dönüşümlerle ne kadar içli dışlı olduğunu göreceğiz. Bunu da futbolun yeni kahramanı Megan Rapinoe yol göstericiliğiyle yaşacağımıza hiç şüpheniz olmasın.

Tüm yazılarını göster