Emekli açlığa mahkum

Yüzde 30’luk zam bile emekliyi açlık sınırından kurtaramadı. Türk-İş’in Aralık 2022’deki açlık sınırı, 8 bin 130 TL. Zamlı en düşük memur emekli aylığı 7 bin 901 TL, işçi ve Bağ-Kur emekli aylığı da 5 bin 500 TL. 14 milyon emeklinin yüzde 80’i açlık sınırının altında yaşıyor.

Atilla Özsever atillaozsever@gmail.com

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, emekli aylıklarıyla ilgili 2023 zam oranını önce yüzde 25 olarak açıkladı ancak tepkiler üzerine daha 24 saat geçmeden bu oranı yüzde 30’a çıkardı.

Emekli aylıklarına yapılan yüzde 30’luk zam, emeklilerin büyük çoğunluğunu açlık sınırının altında yaşamaktan kurtaramıyor. Açlık sınırı, dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcamalarından oluşuyor.

Türk-İş’in araştırmasına göre, Aralık 2022’deki açlık sınırı 8 bin 130 TL. Yüzde 30’luk zamla, 2023 Ocak ayında en düşük memur emekli aylığı 7 bin 901 TL oldu. En düşük işçi ve Bağ-Kur emekli aylığı ise 5 bin 500 TL olarak ödenecek. Yeni asgari ücret de, daha önce açıklandığı gibi net 8 bin 506 TL olarak ilan edildi.

Ortalama emekli aylıkları açısından da işçi ve Bağ-Kur emekli aylıkları açlık sınırı ve asgari ücretin altında kaldı. Yüzde 30 zamla ortalama işçi emekli aylığı 6 bin 36 TL, Bağ-Kur emekli aylığı da 6 bin 240 TL oldu. Ocak 2023’teki ortalama memur aylığı ise, 8 bin 610 TL ile yine asgari ücret dolayında kaldı.

Birleşik Kamu-İş Sendikası’nın araştırmasına göre ise, açlık sınırı 8 bin 657 TL. Yine Türk-İş’in bir bekar işçi için “yaşama maliyeti” de, 10 bin 612 TL olarak saptandı.

EMEKLİNİN YÜZDE 80’İ AÇLIK SINIRI ALTINDA

İşçi, memur, Bağ-Kur emekli, dul ve yetimlerinin toplamı, 14 milyon. DİSK-AR’ın araştırmasına göre, toplam emeklilerin yüzde 61’ini işçi emeklileri oluşturuyor. Bağ-Kur emeklilerinin oranı yüzde 21, memur emeklilerinin oranı da yüzde 18.

CHP Genel Başkanı ve eski SSK Genel Müdürü olan Kemal Kılıçdaroğlu, Kasım 2022 sonunda CHP Meclis Grubu’nda yaptığı konuşmada emeklilerin yüzde 80’inin açlık sınırı altında aylık aldığını açıklamıştı.

Emeklilerin yarısı, yani 7 milyon emekli, aylıkları yetmediği için çalışmak zorunda kalıyor. Açlık sınırı, sadece gıda harcamalarıyla ilgili iken yoksulluk sınırı ise gıda ile birlikte, konut, eğitim, sağlık, ulaşım ve benzeri harcamalardan oluşuyor. Bu durumda Türk-İş’in yoksulluk sınırı da 26 bin 483 TL.

ASGARİ ÜCRETE GÖRE EMEKLİ MAAŞI NE OLMALI?

Temmuz 2002’de, yani AKP’nin daha henüz iktidar olmadığı dönemde, en düşük memur emekli aylığı, asgari ücretin iki katına yakındı. En düşük işçi emekli aylığı da 1.5 katı dolayındaydı. Peki o oranları dikkate alırsak, bugünkü koşullarda bu emekli aylıklara ne olmalı?

Kaynak: 2002 verileri için Türk-İş Çalışma Raporu (1999-2003)

Görüldüğü gibi, 2002’deki emekli aylığı/asgari ücret oranını dikkate aldığımızda memur emekli aylığının 7 bin 901 TL değil, 16 bin 417 TL olması lazım. En düşük işçi emekli aylığının da 5 bin 500 TL değil, 11 bin 823 TL olması gerekiyor.

Öte yandan en düşük memur aylığı da, 2002 yılındaki asgari ücrete göre 2.13 kat fazlaydı. Yine bu oranı dikkate alırsak 2023’teki en düşük memur aylığının 18 bin 118 TL olması gerekiyor. Oysa bu miktar, şimdi 11 bin 837 TL.

1999 öncesinde en düşük işçi emekli aylığı bağlanma oranı yüzde 70 iken, bu oran AKP tarafından 2008 yılında çıkarılan 5510 sayılı yasayla yüzde 35’e kadar düşürüldü.

Bu arada emekli aylıkları asgari ücretin çok altına iken işverenlere asgari ücretle ilgili prim desteği miktarı, sürekli artırılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son açıklamasıyla asgari ücretli başına işverenlere yapılan sigorta prim desteği 250 TL’den 400 TL’ye çıkarıldı.

EMEKLİLERİN TALEPLERİ

DİSK’e bağlı Emekli-Sen, emeklilerle ilgili taleplerini şöyle sıralıyor:

  • En düşük emekli aylığı, asgari ücret düzeyinde olmalı,
  • Aylık bağlama oranları eski düzeyine çıkarılarak büyümeden de emekliye pay verilmesi yasal hale getirilmeli,
  • Emekliden muayene parası, ilaç bedeli gibi sağlık kesintisi yapılmamalı,
  • Emekli aylıkları, hükümet ile emekli sendikaları arasında yapılan müzakere sonucu belirlenmeli,
  • Emeklilerin sendikal haklarını kullanmasıyla ilgili engeller kaldırılmalı,
  • Emekliler, isterlerse sendika kurabilmeli veya çalışırken üye oldukları sendika üyeliği devam etmelidir. Emekliler, bu kuruluşlar kanalı ile toplu pazarlık hakkına sahip olmalıdır.

Nitekim Batı Avrupa ülkelerinin çoğunda, işçilerin çalışırken üye oldukları sendikalara üyeliği emekli olduklarında da devam etmekte ve bu sendikalar emekli üyeleri için de toplu pazarlık yapabilmekte, emekli maaşlarındaki zamları bu yolla belirleyebilmektedir.

Tüm yazılarını göster