Domuz hücreleri ile deniz aslanının epilepsisi tedavi edildi: İnsanda da kullanılabilir

Bir deniz aslanına nakledilen domuz beyin hücreleri sayesinde deniz aslanı epilepsiden kurtuldu. Tedavi yakında insanlarda kullanılabilir.

Abone ol

DUVAR - "Cronutt" isimli bir deniz aslanını sağlıklı domuz beyin hücreleri naklederek deneysel bir terapi gerçekleştiren bilim insanları alınan sonuçlar doğrultusunda umutlu. Ameliyattan bir süre sonra, San Francisco California Üniversitesi'nden bir sinirbilimci olan Scott Baraban, Cronnutt'un nöbet geçirmediğini, iştahını geri kazandığını ve normal kilosuna geri döndüğünü söyledi.

Biomedya'nın National Geographic'den aktardığı habere göre, 50 milyondan fazla insan bu rahatsızlıktan muzdarip olduğundan, araştırmacılar şimdi aynı tedaviyi insanlar üzerinde de düşünüyorlar. Utah Üniversitesi'nde Karen Wilcox, "Bu çok umut verici bir yaklaşım" dedi. Wilcox, ilaç tedavileri yoluyla umut verici sonuçlar görmeyenler için bu tür bir tedavinin bir mucize olabileceğini söyledi.

Cronutt'un durumunda, deniz aslanı zehirli alg ile kirlenmiş kabuklu deniz hayvanlarını yedikten sonra domoik asit zehirlenmesinden muzdaripti. 18 veteriner, araştırmacı ve beyin cerrahından oluşan bir ekip, operasyondan önce Redwood City, California'daki bir veteriner kliniğinde toplandı. Baraban ve ekibi, bu işlemi fareler üzerinde gerçekleştirmiş, başarılı sonuçlar göstermiş ancak bu büyüklükteki bir hayvan üzerinde hiçbir zaman olmamıştı.

Epilepsi nedir?

Epilepsi, bazen bilinç kaybı ve bağırsak veya mesane fonksiyonunun kontrolünün eşlik ettiği tekrarlayan nöbetlerle karakterize, beynin kronik, bulaşıcı olmayan bir hastalığıdır. Nöbetler, bir grup beyin hücresindeki aşırı elektrik boşalmasının bir sonucudur ve en kısa dikkat gecikmelerinden veya kas kasılmalarından şiddetli ve uzun süreli kasılmalara kadar değişiklik gösterir. Nöbetlerin sıklığı da yılda birden azdan günde bir kaça kadar değişebilir. Epilepsi tipik olarak yaşlı erişkinlerde teşhis edilir ve genetik anormallikler, önceki beyin enfeksiyonu, doğum öncesi yaralanmalar veya gelişimsel bozukluklarla ilişkili olabilir. 

HABERİN TAMAMI