DİSK: Taksim’den geri dönüş yok

DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, 1 Mayıs’ta anayasal haklarını kullanacaklarını belirterek “Taksim’den geri dönüş yok” dedi. Özkan Atar, “Gerekirse 2007, 2008 ve 2009 yıllarındaki gibi mücadelemizi yeniden başlatacağız, 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama hakkımızı kullanacağız” diye konuştu.

Atilla Özsever atillaozsever@gmail.com

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), bu yılki 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı Taksim Meydanı’nda kutlamakta kararlı gözüküyor. DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, dün yapılan,  “Metal İşkolunda İşçi Sağlığı Sempozyumu”nda Gazete Duvar’ın 1 Mayıs’la ilgili sorularını şöyle yanıtladı:

“Bu 1 Mayıs’ı Taksim Meydanı’nda kutlamak istiyoruz. AKP Hükümeti, anayasal hakkımızı kullanmada sıkıntı çıkarmamalıdır. Taksim’e çıkmaktan geri dönüş yok. 2007, 2008 ve 2009 yıllarında da 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak için bir mücadele verdik. Şimdi de o noktaya dönülmüş gözüküyor. Mücadeleyi bırakmayacağız”.

Özkan Atar, “Emniyet güçlerinin nasıl bir tavır koyacağını bilmiyoruz. Ancak biz Anayasa Mahkemesi’nin son kararını da dikkate alarak bu hakkımızı kullanmak istiyoruz. Bu yıl çıkarmazlarsa seneye de aynı mücadeleyi sürdüreceğiz, bu işin peşini bırakmayacağız” diye konuştu.

DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar

3 YIL KİMSENİN BURNU KANAMADI

DİSK Genel Başkan Yardımcısı Atar, DİSK ve diğer emek ve meslek örgütlerinin mücadelesi sonucunda 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın 2010 yılından itibaren Taksim Meydanı’nda kutlanmaya başladığını, 2011 ve 2012 yıllarında da hiçbir kimsenin burnu kanamadan kutlamanın gerçekleştiğini belirtti.

Özkan Atar, “AKP, toplumsal muhalefetin yükselmesi üzerine 2013’ten itibaren Taksim’deki kutlamaya yasak getirdi. 2013 Haziran’ındaki Gezi Direnişi’nde de, diğer birçok faktörle birlikte bu yasak kararının da etkisiyle toplumda büyük bir tepki oluştu” şeklinde değerlendirme yaptı.  

2007-2009 MÜCADELESİ

2007 yılında DİSK, TMMOB (Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği), KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyon) ve İstanbul Tabip Odası, 1 Mayıs’ı Taksim Meydanı’nda kutlamak istedi.

Bu kuruluşların yöneticileri başta olmak üzere sendikacılar, işçi önderleri, emniyet güçlerince şiddet ve zor kullanarak dağıtıldı. Polisin aldığı olağanüstü önlemler yüzünden sadece bir meydanla sınırlı kalacak kutlama, kentin çeşitli kesimlerine de yayıldı.

İstanbul’da sabahın erken saatlerinden itibaren vapur, otobüs, tren gibi toplu taşıma araçlarının seferleri durduruldu. Adeta kentte sıkıyönetim ilan edilmişti. Barışçıl bir gösteri için bir araya gelen sendikacı ve işçilere yoğun gaz bombası atıldı. Ancak yine de bir grup sendikacının Taksim’e çıkışı engellenemedi.

2008 yılında da başlangıçta Türk-İş yönetimi, DİSK, KESK, TMMOB ve birçok siyasi örgütle birlikte Taksim’de kutlamak için İstanbul Valiliği’ne başvurdu. Ancak Başbakan Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla valilik Taksim’de kutlamaya yasak getirdi.

Bu yasak üzerine Türk-İş yönetimi bölündü, Türk-İş’in merkez yönetiminde yer alan Tek Gıda-İş ve Belediye-İş, Taksim’e çıkma kararından vazgeçmediler. Yönetimde yer alan diğer sendikalar ise (Demiryol-İş, Türk Metal ve Tes-İş) Taksim alanı çağrılarından geri adım attılar. Sonuçta Taksim’de kutlamak isteyen sendikacı ve işçilere yine su sıkıldı, biber gazı atıldı.

2009’DA 'TAKSİM TABUSU' YIKILDI

2009 yılında da Türk-İş üyesi sendikalar 1 Mayıs’ı Kadıköy’de kutlama kararı alırken DİSK, KESK, TMMOB, TTB (Türk Tabipleri Birliği) ve yetmişe yakın demokratik kitle örgütü, dergi ve parti ise 1 Mayıs’ı yine Taksim’de kutlamak için niyetlerini açıkladılar.

DİSK, KESK ve diğer örgütlerin yürüyüşlerine emniyet güçleri müdahale etti, DİSK genel merkezine de yoğun gaz atıldı. Tüm bu engellemelere rağmen binlerce kişi Taksim’e çıktı ve şekilsel de olsa bir miting gerçekleşebildi. (2007-2009 yıllarındaki bu gelişmeleri, Erhan Kaplan’ın Petrol-İş yayınlarından çıkan “Meclislerde 1 Mayıs Tartışmaları” isimli kitabından özetledik).

Böylece egemen güçler tarafından yıllardır gündeme getirilen “Taksim tabusu” yıkılmış oldu. Sonuçta AKP iktidarı, 1 Mayıs’ı yasal olarak kabul etmek zorunda kaldı. 2009 yılında 1 Mayıs, TBMM tarafından “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kabul edildi. 2010, 2011 ve 2012 yıllarında barışçıl bir şekilde Taksim’de kutlandı, kimsenin burnu dahi kanamadı. 2013’ten itibaren tekrar yasaklar geldi.

Tüm yazılarını göster