Bir geleneğe veda

Trabzonspor maçında önümüzde, sağ kanatta gitti geldi, gitti geldi. Toplar kesti, ortalar yaptı, hızlıydı, savaşçıydı, fena da tekniği yoktu. Geleceği vardı. Enes'le hem fikirdik: "Bu çocuk çok iyi futbolcu olacak."

Volkan Ağır vagir@gazeteduvar.com.tr

Bir Trabzonspor - Galatasaray maçıydı. Ali Sami Yen'deydi. O zamanlar 'Passolig' denen meret yoktu. Türkiye'de maça gitme boykotum yoktu. Mümkün oldukça çok maça gidiyorduk o zamanki lise arkadaşım, Galatasaray yoldaşım -okuyorsa selam olsun- Enes'le. Lig maçı değildi bu seferki tercihimiz. O yüzden normal bir maçta bilet bulması kolay olmayan 'Kapalı'dan aldık biletlerimizi. Sahayı enlemesine rahatça görebiliyorduk. ALS Hastası eski futbolcu İsmail Gökçek'in ertelenen jübilesindeydik 29 Mart 2003'te, Ali Sami Yen'de.

'BU ÇOCUK ÇOK İYİ OLACAK'

Bir antrenman maçı niteliği taşıdığından altyapıdan gençlere de şans vermişti hocalar ilk 11'de. Fatih Terim 'Sabri' isminde bir gence sağ bekte şans vermişti. Şansımıza önümüzde oynayacaktı. O sene kampa götürülmüştü. Galatasaray altyapısının 'yeni Emre'si olarak lanse edilmişti. Gerçek pozisyonu forvet arkasıymıştı zaten! Trabzonspor maçında önümüzde sağ kanatta gitti geldi, gitti geldi. Toplar kesti, ortalar yaptı, hızlıydı, savaşçıydı, fena da tekniği yoktu. Geleceği vardı. Enes'le hem fikirdik: "Bu çocuk çok iyi futbolcu olacak"

Sabri ertesi sezondan itibaren Galatasaray ilk 11'ine kendini ısındırdı. Sağ bekte de, sağ açıkta da dinamizminden yararlanmak için orta sahanın ortasında bile görev aldı. Cesar Prates vardı o sene, sonra gitti. Sonraki sezon Cihan Haspolatlı sağ beke geçirildi zaman zaman. Yine de Sabri çoğunlukla alternatifiydi. İlk 11'de de formayı giydi. Uzun süre Galatasaray'ın sağ bekini, Cihan, Sabri ve o süreçte altyapıdan çıkan Uğur Uçar savundu.

2006/2007 sezonunda 45 maça çıktı. Aynı sezonda oynanan, kaybedilse bile her Galatasaraylının hafızasında yer eden Liverpool maçında Ümit Karan'a güzel de bir asist yapmıştı. O asistti ki, o maçın hafızalarda yer edinmesini sağladı. Çünkü o asist 'geri dönüş' umudunun yeşermesini sağlayan can damlasıydı.

LAHM'IN KABUSU, KOMEDİ KONUSU

Sonraki sezonlara artık kendini kanıtlamış olarak girdi. Ve hocalarının ilk tercihiydi. Milli Takıma da terfi etmişti. Fiorentina ile adı anıldı. Galatasaray'la şampiyonluğa erişmiş olarak gittiği Euro 2008'de Şampiyon Almanya'nın sağ beki Phillip Lahm'ın kitabında belirttiği gibi korkulu rüyası olarak döndü. Bir de Rusya'yla paylaşılan unvan Avrupa 3.'sü olarak.

Iguana beslemesi şaka konusu oldu, beline taktığı mikrofonla yaptığı göbek dansı da. Galatasaray'a bir türlü yakıştırılamadı Sabri. Her sene, sezon başı kampına alınıp alınmaması belli olmayan, gözden çıkarılması muhtemel oyuncular listesinde birinci, yerine transfer yapılan futbolcu oldu. Ama her seferinde de sezonun en iyi 5 oyuncusu arasında yer aldı. Fazla yükseklerde seyretmeyen yetenek limitini istikrarla aynı seviyede tuttu. Değeri bilinmedi. Sabri, mali değeri düşük gözüken oyunculardandı. Onun mali değeri, ondan daha iyi olduğu düşünülüp bir sene bile tutunamamış oyunculara yapılan harcamaların tamamıydı aslında. Sanki onun kendini geliştirmesi için ona rakip satın alıyordu kendi takımı ve Sabri hepsini performansıyla geride bırakıyordu. Kulübün projesi başkaydı belki de!

Sezon sonu itibariyle Sabri ile yollarını ayırma kararı Galatasaray, altyapısından yetiştirdiği en değerli futbolcusuna değil, geleceğin çözümünün yazdığı ve kaybolmakta olan Galatasaray'ın yetiştirici geleneğini hatırlatan Sabri Sarıoğlu'na veda etmiş oldu.

Tüm yazılarını göster