Aşık olan grip olmaz!

Bugünlerde yoğun bir grip salgınından söz ediliyor. Çevremizde de gözlemliyoruz. Yıllar önce Cumhuriyet yazarı, değerli hekim Dr. Erdal Atabek, bir konferansında “Aşık olan grip olmaz” demişti. Erdal Atabek, aşkın endorfin hormonu ürettiğini, bu sayede vücudun direncinin artıp hastalıklarla baş edebildiğini söylemişti. Acaba günümüzde aşki konularda bir sıkıntı mı yaşanıyor? Bu pazar bu konuyu yazalım, dedik…

Atilla Özsever atillaozsever@gmail.com

Sonbaharın gelmesi ve kışa girişle birlikte solunum yolu hastalıklarında artış gözlemleniyor. Yakın çevremizden başlayarak toplumda grip, soğuk algınlığı gibi hastalıkların giderek yaygınlaştığına tanık oluyoruz. Hatta kendim de bir süre önce ciddi bir grip geçirip 12 gün evde yatmak zorunda kalmıştım.

Uzun yıllar önce, nerdeyse 30 yıl önce Milliyet Gazetesi’nde çalışırken Cumhuriyet yazarı, değerli hekim Dr. Erdal Atabek’in bir konferansına katılmıştım. Erdal Atabek, esas itibariyle “Yaşam Dönemeçleri” isimli konferansında sözü sevgi ve aşk konularına getirip gazeteciler için flaş cümleyi patlatmıştı: “Aşık olan grip olmaz!”.

Benim de Milliyet Gazetesi’nde “Emek ve İnsan” isimli bir sayfam vardı. 12 Aralık 1994 tarihli sayfamda, “Aşık olan grip olmaz” başlığı ile bir yazı yazmıştım. Şimdi, günümüzde de grip salgınının yoğunlaştığına tanıklık edince bu pazar bu konuyu gündeme getirmek istedim…

‘GENÇLİK, BİR YAŞAM BİÇİMİDİR’

Dr. Erdal Atabek, 29 yıl önceki konuşmasında insanın yaşam dönemeçlerinden söz ettikten sonra konuyu “gençlik” kavramı üzerine getirmişti. Dr. Atabek, konuşmasını şöyle sürdürmüştü:

“Gençlik, bir yaş dilimi değildir, bir hayat felsefesi, bir yaşama biçimidir. İnsanların tek üreticiliği, yaratıcılığı, ekonomik ya da biyolojik değildir. Aslında gerçek üreticilik ve yaratıcılık, sosyolojiktir.

Toplum için, dünya için, başkaları için üretim yapmaktır. İşte gençlik budur. İnsan hangi yaşta olursa olsun, entelektüel üretim ve yaratıcılığına devam etmelidir. Zihinsel üretim yoksa 30 yaşındaki insan da yaşlıdır.

Başkaları için yaptığınız her şey, aslında kendiniz için yaptığınız şeydir. Başkaları için yapmadığınız bir şey, aslında kendiniz için de yapmadığınız bir şeydir. Çünkü başkaları için yaptığınız şey, sonuçta yine kendinize döner.”

AŞKIN GÜCÜ

“Mutluluk ve umut, aslında bir gençlik aşısıdır. Tersi insanı yaşlandırır” diyen Atabek, izleyenleri de etkileyen cümlesini dile getirmişti: “Aşık olan grip olmaz”.

Peki neden? Yanıtı yine Atabek’ten dinleyelim: “Aşık olan insanda enerji çok yüksektir. Bedenin ürettiği endorfin ve benzeri hormonlar sayesinde vücudun direnci artar. Hastalıklarla baş eder. Ancak aşkta hayal kırıklığı ise, her türlü hastalığa zemin hazırlar.”

Günümüzde sevgi ve aşk konuları, nedense eski içeriği ile değil bir “haz” alma anlayışıyla dile getiriliyor. İçinde yaşadığımız kapitalist toplum, her şeyi metalaştırdığı gibi bu anlamlı, güzel duyguları da bir meta nesnesi halinde sunmaya çalışıyor.

O nedenle gerçek aşkı, sevgiyi yaşamak da zorlaşıyor. Kuşkusuz ekonomik sorunlar, yaşama zorlukları, bu alandaki duygu, düşünce ve etkinlikleri sınırlıyor. İnsanlar, gündelik hayatlarında sadece yaşayabilme, geçim uğraşı içinde olabiliyorlar.

Tabii bu arada hastalanıyorlar, mevcut olanakları ve ilaçlarla hastalıklarla baş etmeye çalışıyorlar. Aşka vakit kalmıyor. Yine de Erdal Atabek’in dediği gibi bize gençlik aşısı veren umudumuzu ve direnme gücümüzü kaybetmeden çaba harcamak, hayatın aşka dair rastlantılarına da gözümüzü kapamadan yaşamımızı sürdürmek gerekiyor. Kolay gelsin, diyorum…

Tüm yazılarını göster