Ali Koç'tan Büyükekşi'ye: Galatasaray'la garip bir ilişkisi var

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, "En güvenilmez kurum TFF'dir. Belki de en güvenilmez sektör de Türkiye'deki futbol sektörüdür." ifadelerini kullandı.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Fenerbahçe Kulübü ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ali Koç, TFF'nin 18 Temmuz'da düzenleyeceği seçime ve gündeme dair açıklamalarda bulundu. 

Koç'un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Bugün Türkiye'deki en güvenilmez kurum TFF, belki de en güvenilmez sektör de Türkiye'deki futbol sektörüdür. Hakemlik müessesesi yerle bir edildi. Niyeti düzeltmek olabilir ama daha da sıkıntılı hale getirildi. Hakemlik yaz boz tahtasına döndü.

Son derece kindar bir başkanımız var. Sayın Ahmet Nur Çebi polemiğini kişiselleştirip Beşiktaş'a göstermiş olduğu muamele... Bizim amirimiz TFF'dir sonuçta. Herkese eşit mesafede olması lazım. Beşiktaş polemiğinde kindar biri. Galatasaray ile arasında garip bir ilişki var.

Asıl çarpıcı olan Fenerbahçe-Karagümrük maçından sonra Fenerbahçe lehine hakem hatası oldu ve malum camia da bu işleri iyi kullandı. Yaygarayı koparttı. 27 Kasım Pazartesi günü sayın Başkan büyük gerginlikle federasyona giriyor, beni camiam ile karşı karşıya getirmeye mi çalışıyorlar diyor. Pek çok insanın önünde açıklama yazdırıyor Sayın Medine Hanım'a.

Hakem olayını yönetemedi mesela. Devre arasında MHK'yi, hakemlerin yüzde 40'ını değiştireceğini anlattı. Bir yumruk olayı oldu, bizim başkan 180 derece değişti. Riyad olayı malumunuz. Birçok başkan şike teklif edildi dedi, onları soruşturdu mu? Olayları rahatlıkça yalan söyleyen bir insandan bahsediyoruz. İmza sürecinde basınla iletişimlerde de yalan yanlış bilgiler, algı yaratma. İmza sürecini baltalamak için mağdur edebiyatı yapma.

İMZA SÜRECİ

Biz de imzaya inananlar diyalog yapalım ama imzayı devam ettirelim dedik. Aday olmayacağını ifade etti. Aptallar ve ölüler fikir değiştirmez tabii ki fikir değişir ama kısa sürede bir tarafa öyle bir tarafa böyle demek doğruları nasıl çarptırdığını söylüyor. Kesinlikle aday olmayacağım demişti, şimdi mayısta bakacağız demiştim. Bunlar zaman kazanma, günü kurtarma taktikleri. 

Liderliğini ben yapıyorum ya hani, imza sürecine gelelim. Hiçbir şekilde imza verenler vermeyenler ayrımına gitmedik. Benim en çok saygı duyduğum, başından itibaren vereceğim ya da vermeyeceğim deyip buna sadık kalan kulüpler. Bir de yalpalayan kulüplerin durumu. Süper Kupa maçının oynanmama sebebi olarak bizi işaret etmişti, bugün de koltuğunu korumak için bizi işaret etmesi. Cumhurbaşkanımıza hamle yapıyor algısı... Belli makamlardaki insanların göz göre göre yalan söylemeleri olacak iş değil. 

'BİZ ORADA KÖPRÜLERİ ATTIK'

2 Nisan'da süreç başlıyor İstanbulspor çağrısı ile. 4 Nisan'da 8 takım Galatasaray ve Trabzonspor dahil, imza vereceklerini söylüyorlar. Pazartesi geç diyenler de var. 5 Nisan'da 4 takım daha dahil oluyor. Bunlardan birisi Fenerbahçe. Süper Kupa ile ilgili bize zehir zemberek bir yazı geldi. Biz orada köprüleri attık. Yeter dedik, katıldık. Sonra da Beşiktaş katıldı. 14-15 takım oldu. Bu işin ciddiyetinin farkına varan Büyükekşi, bazı kulüp başkanları ile istişarelerle 7 Nisan'da Urfa'dan açıklama yaptı. Bu açıklama gelince, orada da Dursun Özbek ile konuşuyorlar. Dursun Bey orada pozisyon değişiyor. İmza vereceğini söyleyen takımlardan 3'ü imzaya gerek yok diyorlar. Sonra o ana kadar hiç görüş vermemiş 2 kulüp de 18 Temmuz tarihi uygundur diyor. 

16 Nisan'da biz Kulüpler Birliği'ne toplantı koyduk. İstisnasız herkesin federasyonun değişmesi gerektiğini ifade ediyor. Seçimin de haziranda yapılması isteniyor. Yöntem olarak da Dursun Bey'in önerisi ile diyalog ve imza sürecine devam deniyor. Kendi yönetim kurulu kararıyla 22 günde seçime gidebilirdi. Yine bugün istese bu işi haziran ayı başına getirir. Biz bunlar yüzünden Süper Kupa'dan olduk. Önümüzdeki sene Türkiye Kupası'na katılmayacağız.

 '1 MAYIS'TAKİ FEDERASYON AÇIKLAMASI TEHLİKELİ'

1 Mayıs'taki federasyon açıklaması son derece tehlikeli. Pek çok başka mecralara çekebileceğim açıklamalar var. Bize vatan haini muamelesi yapmaya çalışan açıklamaya en şiddetli cevabı vereceğim. Sayın Başkan rüzgarı almış, yelkenleri doldurmuş, özgüven tavan yapmış. 1 Mayıs'ta bir açıklama yapmış olacak iş değil. Skandal bir açıklamadır. Azınlık çoğunluğa tahakküm edemezmiş. Biz azınlığız. 3-5 kulüp diyor, aşağılıyor. Belgeleri ben toplamıyorum, Ecmel Başkan'a inanırım ben. 136 noter tasdikli ihtarname var. Burada 10 küsur Süper Lig kulübü var. Bir daha Başkan seçilirseniz nasıl bu kişilerin amiri olacaksınız. 325 delegenin 191'i oy kullandı, siz sadece 169 oy aldınız. Siz bu mantıkla azınlığın federasyon başkanısınız. Tüm siyasi desteğe rağmen, size verilen omuza rağmen, başka adayların önü kesilip tek aday yapılmanıza rağmen bu kadar oy aldınız ama 130, 109 bunun bir kıymeti yok gözünüzde. Bu sizin kindar karakterinizin çok güzel bir örneği. 

'COŞMUŞ TUTAMIYOR KENDİNİ'

Esas bize göre en çarpıcı vatan, millet söylemleri. Değil sizden kimseden bu söylemleri kabul etmeyiz. Milli değerlere uzak olmakla suçlamak imza verenleri, ayrıştırma kabul edilemez. Bizim hangi çıkarlarımız var. Size karşı bayrak açanlar risk alıyorlar şu anda özellikle alt liglerde. Vatan hainisiniz diyor, bunlar çok tehlikeli söylemler. 

Tam bir FETÖ ağzı ile konuşma okuyacağım. Şampiyona öncesi seçim hedefinin Büyükekşi olmadığını düşünüyoruz diyor. Asıl hedef ve amaç nedir diyor. Biz basit bir seçim istiyoruz. Erken seçim istiyoruz adamın işi getirdiği noktaya bakın. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki doğruları ispatlamak zorundasın. Bu ve bu gibi zihniyetteki insanlar bundan prim yapıyorlar. Tehdit mesajları gönderen azınlığın çoğunluk üzerinde tahakkümüne izin verilemeyecektir diyor. Coşmuş, tutamıyor kendini. 

Sayın Başkan, söz konusu milli değerler ise bizleri en son sorgulayacak kişilerden biri sizsiniz. Sizin iki telefonunuzdan Bylock çıktı. İki telefondan Bylock çıkan biri bize milli değerler konusunda asla laf edemez. Benim telefonlarımız iki yıl boyunca dinlemişler, benim iki tane davam var. Biri Ergenekon'a mensup olmak biri de uyuşturucu ve tarihi eser kaçakçılığından binlerce dinlemem var. Telefonlardan yola çıkarsak milli değerler konusunda kimin doğru, kimin yanlış noktada olduğunu herkes net anlamıştır. Sakın ha bir daha böyle bir şeye tenezzül etmeyin. Ben ülkemizi de anlamıyorum. Örgütün yanından yakınından geçmiş kimselerin futbolda olmaması lazım. Bu mevzu önemli değil mi? İnsan mı kalmadı bu ülkede ya. FETÖ unsuru hala Türk futbolunun içindedir. Her geçen gün daha fazla temizlenmesi gerekirken tekrar o günlere dönme adımları atılmaktadır. 

Engelleme meselelerine geleceğim. Bizim imza sürecinin neresinde olduğumuz nettir. Keşke Kulüpler Birliği'ndeki mesajlaşmaları sizler okuyabilseniz. Yazılanlarla ne kadar yanlış olduğunu görürdünüz. Keşke birinden görebilseniz. Ben göstermem. Zaten 2 Nisan ile 2-3 hafta içinde yazılanları okusanız neyin ne olduğunu çok daha iyi anlayacaksınız.

'TELEFONUNDAN BYLOCK ÇIKAN BİZE MİLLİ DEĞERLER KONUSUNDA YÖN VEREMEZ'

Söz konusu milli değerlerse, bize en son laf edecek kişilerden biri sizsiniz. İki telefonunuzda da byLock çıktı. Böyle biri bize milli değerler konusunda yön veremez, ithamda bulunamaz. Sizin telefonunuza byLock yükleyenler var ya, benim telefonlarımı kanuna aykırı şekilde 2 yıl dinlemişler ve benim bu konuda davalarım var. Sadece telefonlarımızdan yola çıkarsak, milli değerler konusunda kimin doğru - kimin yanlış yolda olduğunu herkes anlamıştı. O yüzden sakın he, sakın bir daha böyle bir şey yapmaya tenezzül etmeyin. Sizin için çok tatsız olur.

'3 TEMMUZ'U YAŞADIK, HASSASIZ'

Bu örgütün yanından, yakınından geçmiş kimsenin futbolun yakınından geçmemesi lazım. Biz 3 Temmuz'u yaşadık, bu konuda hassasız. İnsan mı kalmadı bu ülkede? Seçimlerden önce benim bazı açıklamalarım olmuştu neden başkan olmamasıyla ilgili. Bu FETÖ unsuru, hala futbolun içindedir. Her geçen gün daha fazla temizlenmesi gerekirken tekrar o günlere dönme adımı atılmaktadır."

DURSUN ÖZBEK'E SERT SÖZLER 

Sayın Dursun Özbek'i anlamakta zorlanıyorum. Bu kadar rahat pozisyon değiştirmek... 14 Aralık'ta kendisine soruyorlar, 'TFF'yi biz seçtik tabii ki güveniyoruz' diyor. 24 Aralık'ta, 'Her türlü tehdide boyun eğen diye başlayıp TFF'nin derhal istifa etmesini bekliyoruz' diye açıklama yapıyor. 1 Nisan'da da 'Hâlâ o koltukta oturmak vicdanınıza sığıyor mu?' açıklaması geliyor. 16 Nisan'da Kulüpler Birliği toplantısına girerken de 'Seçim haziran ayında olsun daha iyi' diyor.

Anlamadım ki.. İmza toplayanlardan biriydi başkan. Şahsen ben böyle zikzak yapsam, utanırım. Ama işte bu şahsiyet meselesi, karakter meselesi.

 

(SPOR SERVİSİ)

Etiketler Ali Koç seçim TFF