Müzikalin romantikliğinde kışın zaferi

Genç ve dâhi Amerikalı yönetmen Damien Chazelle’in “Âşıklar Şehri”, müzikal sinemaya saygı gönderiyor. Aşkı mevsimlere bölerek gerçekçi bakış getiriyor.
lalaland736

Ali Erden  

Kış… Los Angeles’ın yoğun trafiğinde insanlar birdenbire arabalardan çıkıp “On Sun Another Day” şarkısına dâhil oluyorlar. Amerikalı genç ve dâhi yönetmen Damien Chazelle, bu anlarda coşkulu ve hareketli kamerasıyla bu coşkuya katılıyor. Chazelle, bu anlarda kamerasını dans eden insanlar gibi koreografinin ortasına bırakıyor. Zaman zaman klasik müzikal tadı verse de yönetmen modern ruh katıyor sahneye. Yönetmen, şarkı söylenen bazı sahnelerde Hollywood’un klasik müzikallerinin ruhunu da vermeyi başarıyor. Öncelikle Gene Kelly ruhu hissediliyor o anlarda.

Evet o trafiğin ortasında birbirini tanımayan Sebastian Wilder ve Mia Dolan da var. Sebastian bir caz piyanisti. Düşünün peşinde, caz standardının usta cazcılarının ruhunu yaşatacak bir caz kulübü açmak. Mia, film ve televizyon dizileri için sürekli seçmelere katılan genç ve güzel bir kadın. Altı yıldır Los Angeles ışıkları altında düşlerini arıyor. Sebastian ve Mia, arabalarında ilk bu trafiğin ortasında karşılaşıyorlar. Sonra kaderin veya yönetmenin çizgisiyle yolları birbirine yaklaşmaya başlıyor.

Mia, ev arkadaşı kızlarla eğlenmeye gittiğinde eğlenemiyor ve gece yolda yürürken içeriden caz tınıları duyuyor. İçeri girdiğinde Sebastian’la karşılaşıyor. Sebastian, tıkınan müşterileri memnun edemeyince restoran sahibi Bill kapıyı gösteriyor ona. Yine işsiz kalıyor. Ama bu iki insan, başka mevsimler de karşılaşıp aşklarını çoğaltacaklardı.

Chazelle, 1985 yılında Rhode Island’da doğdu. Yönettiği 2014 Yapımı “Whiplash” filmi ülkemizde vizyona girdi. Ortak senaryosunu yazdığı ve Ed Gass-Donnelly’nin yönettiği 2013 yapımı “The Last Exorcism Part II-Son Ayin: Bölüm II” filmi de gösterilmişti. 2016 yapımı sinemaskop “La La Land-Âşıklar Şehri” müzikal filmi, onun bir başyapıtı. Filmin girişi de muhteşemdi. “CinemaScope” yazısı yansıdığında, eski müzikallerin havası solunuyordu birden. Bu filmde La La Land caz grubunun tınılarının yoğunlukla duyulduğunu hatırlatalım.

MEVSİMLER VE TINILAR

İlkbahar… Beklenmedik bir anda yolları yine kesişiyor Sebastian ve Mia’nın. Bir partide klavye çalıyor Sebastian. Mutsuz. Partide Mia da var. Gece Mia, Sebastian’ı yine fark ediyor. Beraberce park edilmiş arabalarını aramaya başlarlar. Ardından derindeki ışıklar içindeki Los Angeles’ın karşısında Gene Kelly müzikallerinden düşmüş bir anla şarkı söylemeye başlıyorlar. Mia sarılar içinde. Elbette birbirlerini de tanımaları gerekiyordu. Birbirlerinin düşlerini bilince destek olabilirlerdi birbirlerine.

Daha sonra Sebastian, Mia’yı caz barına götürüyor. İçindeki caz tutkusunu ona hissettirebilmek için. Caz üstüne söyledikleri gerçekten çok etkileyiciydi Sebastian’ın. Orkestradaki her bir sanatçı, adeta eseri yeniden besteliyor, yorumluyor ve performansıyla fikrini söylüyordu. Caz ancak bu kadar etkili kelimelerle anlatılabilirdi. Sonra orkestrası olan Keith ona iş teklifi ediyor. Cazı yaşlı insanlara sunduğunu söylüyor. Ya çocuklar ve gençler? Keith’in teklifini kabul ederse düşlerinden uzaklaşır mıydı Sebastian? Daha sonra Sebastian, onu eski filmler oynatan sinemaya davet ediyor. Buluşmaya geç kalsa da aşkları çoğalıyor sinemada.

Perdeye Nicholas Ray’in 1955 yapımı sinemaskop “Rebel without a Cause-Asi Gençlik” filmi yansıyor. Griffith Gözlemevi’nin binası filmden yansıyınca insan heyecanlanıyor. Jim (James Dean) ve Juddy (Natalie Wood) bu mekânda gökyüzüne bakmışlardı aşkları çoğalmaya başlarken. Yönetmen Chazelle de kamerasını bu mekâna taşıyor ve bu büyük filme saygısını da sunuyor. Elbette bu anlarda da muhteşem dans ve müzik her yeri kuşatıyor.

Yaz… Artık yolları tam anlamıyla birleşiyor Sebastian ve Mia’nın. Beraber yaşıyorlar. Sebastian, Mia’yı oyun yazmaya teşvik ediyor. Tek kişilik oyun yazan Mia, zorluklar içinde oyununu sahneleyebiliyor. Ama Sebastian bu ana tanıklık edemiyor. Çünkü o Keith’in orkestrasında meşgul biri. Universal’ın desteğiyle plak doldurup turnelere çıkacaklar. Ya ilişkileri ne olacaktı?

Sonbahar… Bir defa daha mağlubiyete uğrayan Mia, ilişkilerinin de sallanmasıyla Los Angeles’ı terk edip evine dönüyor. Ayrılık en çok kimi sarsacaktı? Elbette Sebastian’ı. Sebastian’a bir telefon geliyor. Film çekimi için Mia seçmelere davet ediliyor. Şimdi ne yapacaktı? Sebastian, Mia’nın şehrine gidip onu ikna etmek dışında. Artık kader ve yönetmen, başka yolar mı çizecekti?

Kış… Beş yıl sonra. Mia artık şöhretli bir oyuncu. Evlenmiş ve bir kız çocuğu annesi. Sebastian da düşlerini gerçekleştirmiş caz kulübü açarak. Bu anlarda yaşananlar ve sinematografik anlatım muhteşemdi. Sadece sinema perdesinde yaşanmalıydı. Bu değerli başyapıt, bu yılın son armağanıydı ayrıca. Gelecek yıllar aşkla dolsun, diyoruz.

Âşıklar Şehri: (La La Land)
Yönetmen-Senaryo: Damien Chazelle
Müzik: Justin Hurwitz
Görüntü: Linus Sandgren
Oyuncular: Ryan Gosling (Sebastian), Emma Stone (Mia),
John Legend (Keith), Rosemarie DeWitt (Laura), Terry Walters (Linda),
Callie Hernandez (Tracy), Jessica Rothe (Alexis), Sonoya Mizuno (Caitlin),
J.K. Simmons (Bill), Jason Fuchs (Carlo)
Yapım: Summit (2016)

lalaland736