'Çevresel faktörlerden korumak için branda çekildi'

Opramos Anıtı'nda devam eden restorasyonla ilgili olarak Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürü Cemil Karabayram, açıklama yaptı. Projenin, yeni bulunan yazıtlar nedeniyle revize edildiğini belirten Karabayram, "Tarihi eser restore edilirken çevresel etkilerden korunması için o yapının mevcut fotoğraflarından yola çıkılarak, koruma brandasına birebir kopyası çıkartılır" dedi.

DUVAR – Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Rhodiapolis Antik Kenti’nde Opramoas Anıtı, yeni bulunan yazıtlara göre restore ediliyor. Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürü Cemil Karabayram, çevresel etkilerden korumak amacıyla anıtın etrafının koruma iskele brandasıyla kapatıldığını söyledi.

1892’de keşfedilen Rhodiapolis Antik Kenti’ndeki kazılar, 2006 yılında başladı. Akdeniz Üniversitesi tarafından yürütülen kazılarda, Likya, Roma ve Bizans dönemlerine çok sayıda eserin yanı sıra Likyalı Opramoas adına yapılmış anıt da gün yüzüne çıkarıldı. Anıtta, Opramoas’ın Likya’nın pek çok kentine yaptığı yardımların anlatıldığı bir de yazıt bulunuyor.

2010 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yapılan protokolle Rhodiapolis ören yerinin işletmesi Kumluca Belediyesi’ne devredildi. Protokol, antik kentin gişe gelirinin antik kentin restorasyonu ve çevre düzenlemesi için kullanılmasını öngörüyor. Kumluca Belediyesi, 2015 yılında Rhodiapolis’te restorasyon ihalesine çıktı. 1 milyon 445 bin lira bedelle ihaleyi alan Er-Bil İnşaat A.Ş., yer tesliminden sonra çalışmalara başladı.

Antik kentte yapılan kazılarda anıta ait yeni yazıtlar bulunması üzerine Bilim Kurulu, Opramoas Anıtı restorasyon çalışmalarını revize etti. Bunun üzerine yazıtların yerlerinin belirlenmesi için yeni bir proje hazırlandı.

‘BİZ ONA SAHİP ÇIKIYORUZ’

Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürü Cemil Karabayram, anıttaki restorasyon çalışmalarının revize edilen projeye göre sürdürüldüğünü söyledi. Karabayram, yazıtların kalker ve yumuşak yapısının zarar görmemesi, yıpranmaması, güneş ışınları, yağmur, rüzgardan korunması amacıyla geçici olarak etrafının iskele brandasıyla kapatıldığını belirtti. Karabayram, şunları kaydetti:

“Tarihi eser restore edilirken çevresel etkilerden korunması için o yapının mevcut fotoğraflarından yola çıkılarak, koruma brandasına birebir kopyası çıkartılır. Buradaki amaç, ziyaretçilerin yapı hakkında fikir sahibi olmasıdır. Türkiye’de ve dünyada da böyledir. Bu yazılı taşlar 1980-1990’lı yıllara kadar iklimsel koşullara terk edilmiş. Şimdi biz iyi niyetle orada iklimsel koşullar ve güneş ışınlarını sert alan tepede çalışma yaptık. Biz ona sahip çıkıyoruz.”

‘EN KISA SÜREDE TAMAMLANACAK’

Anıtın yapısal verisinin ele alındığını ve tedbir önlemlerini hayata geçirdiklerine değinen Karabayram, “Hata da olabilirdi ama hakikaten yeniden bulunan taşlar olduğu için o taşların dizilimiyle ilgili, yazılı taşların bir araya gelebileceği yeni bir proje gerekir. Bu restorasyon, betonarme bina yapmıyorsunuz. 2010 yılında projesi onaylanmış bir proje. Şu anda çalışma devam ediyor. En kısa sürede tamamlanacak” diye konuştu. (ANTALYA/DHA)