Son açıklanan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, ocak ayında yıllık tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) artarak yüzde 64,86 seviyesine yükseldiğini; daha kritik bir gösterge olan aylık TÜFE verisinin ise yüzde 6,70 seviyesine çıktığını işaret etmişti. Buna karşın, şubat ayının ilk haftasında gerçekleşen Enflasyon Raporu 2024-I Bilgilendirme Toplantısı'nda Başkan Karahan’ın açıklamaları sonrasında TCMB’den bir faiz artışı beklenmiyordu.
Karahan ise ilgili toplantıda, politika faizinin ocak ayında ulaştığı seviye ve atılan destekleyici adımlar ile dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılığa ulaşıldığını değerlendirmişti. Karahan, şu anda ek faiz artışı gerekliliği görülmediğini ve mayıs ayı sonrasında dezenflasyon dönemine girilmesinin beklendiğini de sözlerine eklemişti.
Öte yandan mayıs sonrasında girilmesi beklenen dezenflasyon döneminin ardından TÜFE’nin yıl sonunda yüzde 36 seviyesine inmesi bekleniyor. Ancak, TCMB’nin açıklamalarından anlaşıldığı üzere, en az yüzde 45’lik faiz oranı enflasyon seviyesinde ikna edici bir gerileme görülene dek bizimle olacak. Yüksek faiz oranı ve yüksek enflasyon görülecek bu dönem, bazı sektörleri ve bu sektörlerde faaliyet gösteren Borsa İstanbul’da (BIST) işlem gören şirket hisselerini etkileyecektir.
Fiyat baskılarının arttığı dönemlerde, hisse senetlerine ve diğer yatırım araçlarına olan ilgi genellikle artma eğilimindedir. Bunun sebebi, günlük tabir ile “durduğu yerde değer kaybeden” paranın, enflasyonist baskılara karşı yatırım araçlarıyla ve bilhassa borsayla korunmaya çalışılmasıdır. Yatırım eğiliminin yükselmesi sebebiyle, enflasyonun yükseldiği dönemlerde BIST’in de enflasyonla birlikte yükselişe geçtiğini söylemek yerinde olur.