Çalışmanın yazarlarından astrofizikçi Angelo Ricarte, "Dünya'nın başıboş bir süper kütleli kara delikle karşılaşma ihtimali şu anda az, ancak sıfır değil. Yakın çevremizde gerçekten süper kütleli bir kara delik olsaydı, varlığını yakındaki yıldızların hareketlerinden tespit edebilirdik. Ancak, bu konu hakkında bilgi sahibi olmamız oldukça önemli" dedi.
Ricarte, yıldızların çöküşünden oluşan kara deliklerin Güneş’in kütlesinin 5-20 katı arasında değişirken, süper kütleli olanların milyonlarca hatta milyarlarca kat daha ağır olabileceğini söyledi.
Bununla birlikte, süper kütleli kara delikler genellikle galaksilerin kalbinde yer alıyor ve dönen gaz, toz, yıldızlar, gezegenler ve etraflarındaki diğer cisimler için çapa görevi görüyor. Samanyolu galaksisi ise Sagittarius A adlı bir kara deliğin etrafında dönüyor.
Ancak, bu süper kütleli kara deliklerin, "galaksilerin çarpışması" gibi olağan noktalarından ayrılıp serbest dolaşmalarına yol açabilecek durumlar da bulunuyor.