Güneye doğru bir kolu daha var. Bakın şuradan siyah çizginin olduğu yerden göllerin olduğu yerden. Gemlik Körfezi’nden Kapıdağ Yarımadası’ndan Çanakkale’ye doğru gelen kollar var. Hatta şurada da üçüncü bir kol gibi bir kol daha şu gülerlerin hepsinin kenarında faylar var zaten. Nitekim biz Kuzey kolu konuşuyoruz ama güneyde de önemli depremler vardı.
Mesela 1953’te Yenice Gönen depremi vardı 7,2, hemen yanında Manyas Depremi vardı, biraz daha doğuda Sakarya’da 1967’de deprem oldu. Bu bize gösteriyor ki; biz kuzeyi konuşuyoruz ama güney kolda yani Çanakkale’nin Bursa’nın şu kısımdaki yaşayan ya da yerleşim alanlarındaki tüm yerlerin önemli bir deprem riski daha var.
Biraz önce sizin bahsettiğiniz Bursa’da, Yenişehir'le Kayapa arasında 95 km uzunluğunda bir fay daha tespit edildi. Çalışmalar yapıldı, üç üniversite ve AFAD’la birlikte çalışarak keşfetti. Şimdi Türkiye’de AFAD ve üniversiteler işbirliğiyle 128 tane fay parçasının üzerinde yeni bir çalışma daha başladı. "Acaba bu depremlerin tekrarlanma aralıkları nedir", "ne sıklıkla deprem üretiyor” diye çalışma yapılıyor. Bu önemli bir çalışma çünkü tekrarlama aralıklarını bilmemiz demek; depremin yaklaşıp yaklaşmadığını öğrenmemiz demek.
"Depremler sık sık tekrar ediyorsa o zaman artık o büyük İstanbul ya da büyük Marmara depremi yakınlaştı mı demek oluyor?" sorusuna cevaben Ersoy şu ifadelerde bulundu: