Psikolojik manipülasyon mağduru olabilir miyim?

Salı, 8 Eylül, 2020
Eğer, sürekli kendinizi ispatlama ihtiyacı duyuyorsanız, sürekli onaylanmak istiyorsanız, zamanla kendinize olan güveniniz azalmışsa ve hatta kendinizden nefret etmeye başladıysanız, haklı olduğunuza inandığınız durumlarda bile kendinizden şüpheye düşüyor ve özür dileme gereği duyuyorsanız ve tükenmiş hissediyorsanız, psikolojik manipülasyon mağduru olma ihtimaliniz yüksek. Bu aynı zamanda psikolojik şiddete maruz kalmakta olduğunuz anlamına da geliyor.

“Manipülasyon” kelimesini günlük hayatımızda türlü şekillerde kullanabiliyoruz. “Manipülasyon yapma” ya da “Beni manipüle etme” gibi cümleleri kimi zaman çok öfkeli kimi zaman şaka yollu kurabiliyoruz. Fakat “manipülasyon”un tam olarak ne olduğunu çoğumuz bilmiyoruz. Tıpkı “duygusal şiddet”i çoğu zaman tanımlayamadığımız gibi psikolojik manipülasyon konusunda da tam olarak bilgi sahibi olmadığımızdan adını koyamayabiliyoruz.

Bu konu hakkında elbette en sağlıklı açıklamayı uzman psikologlar, psikiyatristler yapar. Fakat psikolojik manipülasyon bir şiddet biçimi olarak uygulandığında ister istemez hukukun ve kadının insan hakları mücadelesinin de alanına giriyor. Aslında bir nevi psikolojik şiddete dönüşüyor. Psikolojik manipülasyon en genel tanımla “İnsanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri halde etkileme veya yönlendirme” demek. Manipülasyon, her zaman kötü niyetlerle yapılan bir şey olmadığı gibi hayatımızın bir parçası aynı zamanda. Örneğin bir satıcının bir ürünü satarken uyguladığı veya bir ebeveynin çocuğuna yemek yedirmek için kullandığı ikna teknikleri de manipülasyon olabiliyor. Ancak, bir kişinin karşısındaki kişi üzerinde hakimiyet kurmak suretiyle istediğini yaptırması çoğu zaman iyi niyetli olmayabiliyor ve aslında psikolojik şiddet teşkil ediyor.

Manipülasyon her tür ilişkide gerçekleşebilir; aile arasında, çiftler arasında, işçiyle işveren arasında, siyasi yöneticilerle halk arasında, öğretmenle öğrenci arasında, her yerde. Fakat bilhassa ikili duygusal ilişkilerde yıkıcı bir etkisi olabiliyor. Örneğin, boşanma davalarında duyduğumuz klasik bazı serzenişler vardır ve kişi manipüle edildiğini önemli bir süre anlamamıştır. Evlilik çekilmez bir hal alana kadar, bir taraf bir tarafı ustaca manipüle ederek kontrol altında tutmaya çalışır. Birçok manipülasyon tekniği var. Bu tekniklerden ikili ilişkilerde şiddet teşkil edecek şekilde en sık başvurulanları ve belki de en tehlikeli olanları örnekleyerek anlatmakta fayda var:

1- Gaslighting: “Gaslight” 1944 tarihli bir Amerikan psikolojik gerilim filmi. Ingrid Bergman oynuyor. Filmde, işlediği suçların üzerini örtmek için karısını delirtmeye çalışan bir adam var. Kadını deli olduğuna inandırarak etkisiz hale getirmeye çalışıyor, yani manipüle ediyor. “Gaslighting” de adını bu filmden almış. Gaslighting; kişilerin kendi akıl sağlığını, hafızasını ve algılarını sorgulamaya iten, kişiyi kendinden şüphe ettiren ağır bir kötücül yöntem. Bir nevi istismarcı bir davranış modeli diyebiliriz. Sorunlu ilişkilerde sık duyarız “Hastasın sen!”, “Bence bir doktora görün psikopat gibi davranıyorsun”, “Deli gibisin, delirdiğini düşünüyorum” gibi cümleler kurarlar ve genellikle bunu sürekli şekilde yaparlar. Olmuş bir şeyin aslında olmadığını belirterek, karşıdaki kişiyi buna inandırmaya çalışırlar. Tam tersi de olabilir; olmayan bir şeyi öyleymiş gibi ileri sürüp sizi delirme noktasına getirebilirler. Manipülasyon mağduru hakikaten bir süre sonra sorunun kendiyle ilgili olduğunu düşünüp sık sık özür dilemeye bile başlar.

Şunu ayrıca belirtmek gerekir; Musa Orhan vakasında ve sayısız vakada olduğu gibi, istismarcı tarikat liderlerinin, öğretmenlerin, siyasetçilerin veya ünlülerin yaptığı gibi, kısaca gücüne ve sıfatına güvenen birçok suçlunun yaptığı gibi, istismar sürecinde ve sonrasında, etki altına almaya çalıştıkları kişilere “Kimse sana inanmaz ki, sana mı inanırlar bana mı, bana bir şey olmaz, rezil olursun” gibi cümleler de psikolojik manipülasyon biçimidir.

2- Özgüven eksikliğini kullanmak veya özgüvensizlik yaratmak: Hepimizin eksik yanları veya eksik olduğunu düşündüğü yanları vardır elbet. Kimimizin zayıf noktası olabilir bu yanlar. Örneğin, şişman birisinizdir ve bu durumdan hoşnut değilsinizdir. Birileri sizin bu zaafınızı belli belirsiz kullanarak kazanç elde etmeye çalışabilir. Bunu yaparken doğrudan öz saygınızı hedef alır. Örneğin, zayıflama ilacı satmak için kullanabilir; bu manipülasyondur. Bu manipülasyonun ilişkilerde duygusal şiddet olarak kullanıldığı da sık rastlanan bir durumdur. Mesela, bir erkek eşine “Benden ayrılsan bile bu halinle sana kimse bakmaz” dediğinde bu ciddi ve suç teşkil eden bir manipülasyon oluyor artık. Ayrıca, insanlar sizin özgüveninizi zedeleyerek size istediklerini yaptırmaya yeltenebilirler. Örneğin, bir kariyer hedefiniz vardır. Fakat eşiniz çalışmanızı istemediğinden “Sen bu konuda yetersizsin, zaten seni oraya getirmezler, seni mi seçecekler?” gibi cümlelerle özgüveninizi yaralayarak sizi hedefinizden vazgeçirmeye çalışabilir. Yaptığınız her şeyi eleştirip, sürekli bir kusur bulabilirler ve tüm bunlar ciddi birer psikolojik manipülasyondur.

3- Mahrum bırakma yöntemi: Bir kişinin, karşısındaki kişiyi sevdiği veya ihtiyacı olan bir şeye yavaş yavaş alıştırması ve ilerde isteği gerçekleşmediği takdirde bir nevi tehdit yöntemi olarak bundan mahrum bırakmasıdır. Bu ihtiyaç illa ki bir “şey” olmak durumunda değildir, kişi kendinden de mahrum bırakabilir birini. Küsmek, konuşmamak da bu yönteme dahildir ve bilhassa aile arasında sık rastlanır. Mahrum bırakma yöntemi, ekonomik şiddet olarak sıkça yaşanır; örneğin evde yalnızca kendisi çalışan erkek eşine ve çocuklarına para bırakmayabilir, ihtiyaçlarını karşılamayabilir.

4- Pasif agresif intikam: Mahrum bırakma ile benzer fakat daha acımasız olabilir. Birinin, söz geçiremediği ve hakimiyeti altına almaya çalıştığı kişiyi görmezden gelerek cezalandırmaya çalışmasıdır. Konuşmaya çalıştığınızda konuşmazlar, sizi duymazlar, sorularınıza cevap vermezler, bir şey dersiniz alakasız ve kısa yanıtlar alabilirsiniz, ihtiyacınız olduğunda görmezden gelinip bir kenara itilebilirsiniz.

5- Yanlış beyan edilen gerçeklik: Açık tabirle “yalan söylemek” aslında. Bir kişi karşısındakini sıkça yalan söyleyerek manipüle edebilir. Verdiği sözleri tutmaz, sorduğunuzda muhakkak bir bahanesi vardır ve kendi bahaneleri daima sizin gerekçelerinizden daha önemlidir, daha acildir. Kafa karışıklığı yaratırlar. Özellikle, bu sevdiğiniz biriyse dediği her şeye inanma eğilimindesinizdir. Neticede, bir süre sonra hangisi doğru hangisi yanlış ayırt edememeye başlayabilirsiniz.

6- Duyguları kullanma/Mağduru oynama: Bir nevi duygu sömürüsüdür ve oldukça etkili bir yöntemdir. Örneğin, çok sevdiğiniz eşinizden/sevgilinizden bir şey istemişsinizdir veya olması gereken bir şeydir, sırf yapmamak için duygusal mağduriyet yaratabilir. “Ama sen beni sevmiyorsun ki” diyebilir. Veya kendi istediği noktaya getirmek için “Hiç umrunda değilim, bana yardım etmiyorsun, yanımda olmuyorsun” gibi şeyler söyler. Yani duygularınızı kullanır. Bir anda hiç hissetmediğiniz ya da düşünmediğiniz şeyleri açıklamaya çalışırken bulursunuz kendinizi.

7- Suçlama: Yapmak istediği şeyden kaçınmak ya da size istediğini yaptırmak için bir çeşit el yükselterek konuyu saptırmadır. Sizi rahatsız eden bir konuda konuşmak istersiniz, daha o konuyu konuşamadan “Ama sen de şunu yaptın!” der. Suçlar. Eski bir konuyu su yüzüne çıkarabilir veya olmayan bir şey ileri sürebilir. Örneğin “Şu kişiyle görüştün” veya “Bu kişiyle aranızda bir şey mi var?” diyebilir. Konu sapmıştır, kendinizi olmayan bir şeyi ispatlamaya çalışırken bulmuşsunuzdur.

Bu yazdıklarımız psikolojik manipülasyon yöntemlerinin yalnızca bir kısmı. Ama dediğimiz üzere en tehlikeli olanlar en çok kullanılanlar.

Peki, kendimizi psikolojik manipülasyondan nasıl koruruz?

Elbette en önemlisi farkında olmak. Bu da bir bir miktar “bilmek” ile ilgili. Eğer, sürekli kendinizi ispatlama ihtiyacı duyuyorsanız, sürekli onaylanmak istiyorsanız, zamanla kendinize olan güveniniz azalmışsa ve hatta kendinizden nefret etmeye başladıysanız, haklı olduğunuza inandığınız durumlarda bile kendinizden şüpheye düşüyor ve özür dileme gereği duyuyorsanız ve tükenmiş hissediyorsanız, psikolojik manipülasyon mağduru olma ihtimaliniz yüksek. Bu aynı zamanda psikolojik şiddete maruz kalmakta olduğunuz anlamına da geliyor.

Diyelim ki; yaşadığınız dayanılmaz ve rahatsız edici hislerin adını bir türlü koyamıyorsunuz. Öncelikle muhakkak araştırıp bilgi edinmeye çalışın. Psikolojik destek elbette önemli fakat herkesin -özellikle de mevcut ülke şartlarında- imkanı olamayabiliyor. Eğer durum böyleyse muhakkak güvendiğiniz kişilerle paylaşıp konuyla ilgili STK’lara danışabilirsiniz. Yaşadığınız durumun psikolojik manipülasyon olduğunu düşünüyorsanız ve hatta bu, şiddet boyutuna varmışsa, mümkün olduğunca hızlı bu kişiden/kişilerden uzaklaşmanın yollarını araştırın. Her şeyden önemlisi, kendinizi hatırlamaya, kendinize dönmeye çalışın. İsteğiniz dışında size yaptırılmak istenen şeyi fark edip -eğer istemiyorsanız- yapmayın. Önemli ve değerli olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın.


Tuba Torun kimdir?

Tuba Torun, 1987 doğumludur. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak serbest avukatlık yapmaktadır. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu avukatı, Sosyal Haklar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi-Çocuk Hakları Koordinatörü, Kadın Meclisleri ve Kadın Adayları Destekleme Derneği üyesidir. Ayrıca aktif olarak siyasi faaliyetlerine devam etmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI