Zeki Coşkun
Zeki Coşkun

Zaman makinesinin kahramanı ve 'ötekiler'

Pazar, 16 Ağustos, 2020
Kuşakdaş sayılırlar: Musk 49, Martinez 44 yaşında. İkisi de insanın ve dünyanın geleceği için aynı kaygıları taşıyor. En kestirme ifadeyle, yapay zeka işlerinin insanı ve dünyayı muhteşem yarınlara taşımak bir yana, yok oluşa götürebileceğini söylüyorlar. Ortaklık ve benzerlik burada bitiyor.

Elon Musk’ı tanımayan, bilmeyen yoktur.

Dünyayı değiştiren adam, demek abartı olmaz. Mars’a koloni kuracak. Bu kesin görünüyor. Beyinlere çip takacak, bu da kesin. 28 Ağustos’ta ilk verileri, uygulamaları birinci ağızdan, Musk’tan öğreneceğiz. Akıl, bilgi, insan kavramları ve tabii ki olguları değişecek. Bu demektir ki, dünya ve hayat değişecek.

Değişti, değişiyor: Yakıtsız, sürücüsüz, akıllı otomobillerden güneş enerjili akıllı evlere, mekanlara şimdiden hayli yol alınmış daha bir dizi yaratıcı, yenilikçi, dünyanın-hayatın gidişatına yön verecek işlerde Musk’ın, şirketlerinin imzası var.

Bu performanslarıyla 2018’de dünyanın en eski bilim kuruluşu; 1662’den beri faaliyet gösteren Royal Society’ye seçildi. İş dünyasının kılavuz yayın organı Forbes dergisi 2016’da onu Dünyanın En Güçlü İsimleri arasında 21’inci sırada gösterdi. Aynı dergiye göre 2019’da En Yenilikçiler’in başında, birinci sıradaydı. Ve nihayet Temmuz 2020 itibarıyla dünyanın beşinci zengini.

Son haber: Bir Rus firması, onun adına akıllı telefon tasarlayıp piyasaya sürdü. Üzerinde Musk imzası ve şu slogan yer alıyor: Musk, Mars’ta olmalı.

.

Musk’ı daha çok konuşuruz, konuşacağız. Kaldı ki, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız müjdeledi, “Türkiye’ye çalışacak”mış! Mecburuz onu konuşmaya.

***

Peki, Antonio Garcia Martinez adı size bir şey ifade ediyor mu?

Martinez de Musk’la aynı dünyanın insanı. Silikon Vadisi’nden. Twitter ve Facebook’un eski yöneticilerinden. Kendisi de o Vadi’de şirket kurup yönetmiş. Dünyanın önde gelen yatırım bankalarından ABD merkezli Goldman Sachs’da uzmanlık yapmış vb… Kuşakdaş sayılırlar: Musk 49, Martinez 44 yaşında. İkisi de insanın ve dünyanın geleceği için aynı kaygıları taşıyor. En kestirme ifadeyle, yapay zeka işlerinin insanı ve dünyayı muhteşem yarınlara taşımak bir yana, yok oluşa götürebileceğini söylüyorlar.

Ortaklık ve benzerlik burada bitiyor. Martinez, Vadi’nin sırlarını ifşa edip alarm zilleri çalarak oradan kaçıp bir ıssız adaya yerleşiyor. Musk ise çareyi Mars’dan başlayarak uzaya yerleşmekte görüyor, bu yolda hızla ilerliyor.

İlerlerken de epey faul yapıyor, falso yapıyor.

Son dayılanmalarından biri Bolivya Devlet Başkanı Morales’in ABD darbesiyle devrilmesine dair. “Kime istiyorsak darbe yaparız. Alışın buna” diyor. Muskseverler bunu, iddiacılarla kafa bulmak için yazdığını savunuyor.

“Mısır piramitlerini uzaylılar yaptı” diyor. Ona da Stargate’e gönderme açıklaması geliyor hayranlardan. Marx’ı ve Kapital’i birer cümleyle özetleyip tanımlıyor. Musk’a göre “Kapital özeti: Bunu bana bedava ver” demektir. Marx da “Aç Noel Baba”dır.

.

Hal böyle olunca yirmi civarında kitaba imza atmış, bakanlık yapmış, Clinton ve Obama dahil dört başkanla çalışmış, dünyanın önde gelen üniversitelerinden UC Berkeley’de ders veren profesöre Musk hazretlerinin “bunak salak” demesi de doğal.

Doğal, çünkü Musk dünyayı değiştiriyor. Royal Society üyesi, bilimi de geliştiriyor, değiştiriyor. Ona salgın koşullarında fabrikayı açarak halk ve işçi sağlığını tehlikeye atmamasını söyleyen 74 yaşındaki bunak profesör Robert Reich kim, kaç paralık adam?

Nitekim, yerel yöneticilerin kararlarına, bilim çevresinin uyarılarına, yasalara karşı Musk, “Tutuklayacaksanız, gelin beni tutuklayın”diyerek Mayıs 2020’de fabrikası TESLA’nın kapılarını açtı, üretimi başlattı. “Başka eyalete taşırım fabrikamı” tehditleri karşısında yöneticiler de, profesör Reich da diz çöktü. Trump’ın katılımıyla gerçekleşen törenle NASA için uzaya nakliye servisini başlattı…

Bu durumda bilim-politika-para ilişkisini de konuşmak gerekiyor. Onun için de Robert Reich’dan önce “geleceği gördüm, korkutucu” diyerek Silikon Vadisi’nden ıssız adaya kaçan Antonio Garcia Martinez’e dönelim yeniden.

SİLİKON VADİSİ SIRLARI YA DA KAOS MAYMUNLARI

Martinez işi gücü ve insanların dünyasını terk edip gıda, silah, mühimmat stoku yaparak kendi elektriğini, suyunu kendisinin ürettiği adaya kapağı atarken bir de kitap yayımladı. 2016’da yayımlanan Kaos Maymunları’nın altbaşlığı içeriği de özetliyor: Silikon Vadisi’nde Müstehcen Servet ve Rastgele İflas…

Hata, başarısızlık, çöküş de diyebilirsiniz iflas yerine. Servet yaratan sistem, görünmez bir sapmayla yıkımı da getirebilir diyor yazar.

Ona göre Silikon Vadisi kapitalizminin gerçekliği son derece yalındır:

Yatırımcılar, zamandan daha çok parası olan insanlardır.

Çalışanlar, paradan daha fazla zamanı olan insanlardır.

Girişimciler ayartıcı çöp çatanlardır.

Pazarlama sekse benzer: Sadece kaybedenler öder.

Ama, Vadi’deki işin ve hatanın kaybedeni ve ödeyeni tüm dünya olacaktır.

2017’de BBC, Silikon Vadisi Sırları adlı programda Martinez’le de konuşuyor. Söylediklerinin özeti: “Siyaset ve teknoloji arasında ciddi bir yarış var. Şu an teknoloji açık ara önde. Teknolojik gelişmeler sonucu çok sayıda insan işsiz kalacak. Önümüzdeki 30 yıl içinde dünya nüfusunun yarısı işsiz olacak. Bu durumun önüne geçecek, sefaleti önleyecek sosyal politikalara yönelik hiçbir çalışma yok.”

Martinez, sadece ABD’de 300 milyon silah olduğuna dikkat çekiyor: “Kişi başı bir silah demektir bu. Silahların çoğu ekonomik konumunu yitiren, yitirmekte olanların elinde. İşler vahim hal alabilir. Uygarlık tümden çökebilir.”

Silikon Vadisi Martinez’e göre zaman makinesi, dünyayı cehenneme çevirecek makinelerin merkezi. “Gördüm” dediği beş-on yıllık yakın gelecekte, yapay zeka ve robot teknolojileri dünyayı tanınmaz hale getirecek. Gelecek korkusuyla ıssız adaya atmış kapağı.

***

İlginç ama benzer verilerden, çıkarımlardan hareket ediyor Elon Musk da. Ama o, “Felakete kapıda, uzaya atalım kapağı” diyor 2013’te. Ve bunu işe, yatırıma, paraya çeviriyor:

“Bir göktaşı ya da büyük bir volkan dünyayı yok edebilir. Ayrıca dinozorların hiç görmediği risklerle karşı karşıyayız: Yapay bir virüs, yanlışlıkla oluşturulmuş bir mikro karadelik, küresel ısınma ya da henüz ortaya çıkmamış ama sonumuzu getirecek bir teknoloji… İnsan ırkı milyonlarca yıldır evrimleşiyor, ama son 60 yılda atomik silahlar, dünyayı yok edebilecek potansiyele ulaştı.”

Dünyayı ve insanı kurtaracak tek yol ise “çok-gezegenli hayat”. Yani uzayı kolonileştirmek.

Burada iş bitti, diyor adam. Başka ne desin?

Peki dünyanın sonunu getirenler kim? Bilim bunun neresinde, para ve politika nerede, neresinde?

Musk ve yol arkadaşları çok şey söylüyor bize. Anlamaya çalışacağız.


Zeki Coşkun kimdir?

Uluslararası İlişkiler dalında yüksek lisans ve doktora yaptı. Uzun yıllar yayın ve iletişim sektöründe çalıştı. Cumhuriyet ve Radikal’de köşe yazarlığı yaptı. Kültür, sanat, edebiyat alanlarında eleştiri, inceleme ve araştırmalar yayımladı. Radyo programları hazırladı, sergiler düzenledi. MSGSÜ Fen Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi. Bilgi Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi’nde ve özel eğitim kurumlarında dersler, seminerler verdi. Uluslararası Pen Yazarlar Derneği ve Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği (AICA) üyesidir. Yayınlanmış kitapları: Öteki Sivas (1995), Kılıç Artığı (2000), Ay Olsun Aynam (2004).

YAZARIN DİĞER YAZILARI