Mühdan Sağlam
Mühdan Sağlam

Belarus-Rusya hattında yeni pazarlık mı var?

Çarşamba, 5 Ağustos, 2020
Wagner’in paralı askerlerinin tutuklanması, Lukaşenko’nun seçim sürecinde elini güçlendiriyor. Dahası Moskova da buna istinaden biraz sessiz kalıyor. Lukaşenko’nun olmadığı bir Belarus, Rusya için daha çok bilinmeyen ve risk demek.

Geçtiğimiz hafta Belarus’ta Wagner’in 33 militanı gözaltına alındı. Belarus devlet ajansı, BELTA, 9 Ağustos’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri kampanya sürecini istikrarsızlığa uğratmak için 200’den fazla militanın ülkeye gelişi ile ilgili istihbarat alındığını aktardı.

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, yakaladıkları Rus paralı askerlerin hedefinin Belarus olduğunu söyledi. Lukaşenko, “Yalanlar hiç kimseye lazım değil. Biz kendi ülkemize sahibiz, yasalarımız var ve Ruslar bunu çok iyi biliyor” diyerek Rusya’yı hedef aldı.

Lukaşenko’nun hedefinde neden Rusya var? Bu tavrın seçim sürecine etkisi ne? Rusya neden Lukaşenko’yu alttan alıyor? Rusya’nın Belarus seçimlerine müdahale etmek için nedeni var mı? Bu hafta bu sorulara yanıt arayacağız.

LUKAŞENKO’NUN ARADIĞI FIRSAT: WAGNER’İN BELARUS MOLASI

Rusya’nın resmi ordusunun müdahale ettiği çatışma veya savaşlar hem çok maliyetli, hem de uluslararası hukuk açısından sıkıntılara gebe. Çeçenistan’da yaşananlar düşünüldüğünde, 2008’deki Gürcistan müdahalesi akla getirildiğinde belli ki Rusya hatalarından profesyonelce ders çıkarmış. Kendi ordusu yerine belli bir yere kadar, devletle resmi bağı olmayan ve güvenlik şirketi olarak geçen Wagner’i kullanıyor. Kırım’ın ilhak sürecinde akılda kalan görüntüler, üzerinde hiçbir arma, bayrak taşımayan militanların havalimanı ve kritik bölgeleri uzun namlulu silahlarla kontrol altına almasıydı. Bu grubun tıpkı Ukrayna iç savaşında yer alan militanlar gibi Wagner’e ait olduğu sonradan ortaya çıktı. Benzer durum, Rusya için önem arz eden Libya’da da görülüyor. Ancak Covid-19 kısıtlamaları Wagner’in gideceği adreslere dönük güzergahında güncellemelere neden oldu. Bu nedenle transit yollar kullanılıyor. Ukrayna’dan Suriye’ye kadar sürpriz olmayacak şekilde, arada ekstra bir düzenlemenin olmadığı Rusya-Belarus sınırı Wagner için cazip ve kolay bir transit noktasıydı. Ta ki Wagner, gümüş tepside sunulan piyango haline gelene kadar.

Lukaşenko, tutuklanan Wagner militanlarının 9 Ağustos’ta yapılacak seçime etki etmek için Belarus’ta olduğunu ifade etti. Lukaşenko’nun bu suçlaması, ABD seçimlerine müdahale ettiği iddiası taşıyan Rusya açısından önemli. Rusya bu noktada bu militanların başka bir ülkeye geçmek için Belarus’u kullandığını ifade etse de adı çıkmış bir ülkenin inandırıcılığı ciddi soru işareti yaratıyor. Ancak bir başka soru işareti Wagner’in Belarus’u daha önce de transit olarak kullanmasına karşın neden şimdi sorun yaşandığı?

LUKAŞENKO’NUN 26 YILLIK İKTİDARI VE MUHALİFLER

Belarus’ta başkanlık koltuğu 1994’ten bu yana Aleksandr Lukaşenko’ya emanet. Üstelik geçen 26 yıl yetmemiş olmalı ki Lukaşenko, 9 Ağustos’ta yapılacak seçimde altıncı dönemi için yeniden aday.

Lukaşenko güçlü rakiplerini hapse atıyor. Örneğin haziran ayında en güçlü rakibi Viktor Babariko tutuklandı. Babariko, Gazprombank’ın Belarus’taki kolu olan Belgazprombank’ın en üst düzey yöneticisiydi. Şirkete kara para aklama ve vergi kaçakçılığı suçlaması yöneltilmiş ve 20’ye yakın yöneticisi gözaltına alınmıştı. Dahası, Babariko’nun seçim kampanyasının Gazprombank tarafından fonlandığı suçlaması ortaya atılmıştı. Bu suçlama aynı zamanda Belgazprombank’a isnat edilen suçlamaların zamanlaması konusunda fikir veriyor, zira bu şirket dün kurulmuş değil. Dahası Babariko, seçime katılmak için gerekli olan imza toplama sürecinin bitimine bir gün kala tutuklandı. Babariko’nun seçim kampanyasında görev alanların açıklamasına göre Babariko ve oğlu Eduard seçime girmek için gerekli olan imzaları kurula teslim etmek için yola çıktıklarında tutuklandılar.

Muhalif adaylara dönük tutuklama süreci yalnızca Babariko ile sınırlı değil. Benzer biçimde yine muhalif adaylardan Valery Tsepkalo, tutuklanacağına dair duyumlar aldığını ifade ederek ülkeyi terk etti. Bir diğer aday Svetlana Tikhanovskay’ın hikayesi ilginç. Eşi, Iarhei Leanidavich Tsikhanouski, ülkede ünlü bir bloger. Dahası bloğunda çiftçilerden öğrencilere kadar ülkenin gidişatına dönük videolar yayınlıyordu. Tikhanovskaya’ın eşi kısa süre önce tutuklandı. Svetlana Tikhanovskaya, eşi gibi tutuklanan insanların haklarını savunmak için de aday olduğunu ifade ediyor. Tikhanovskaya’nın seçilmesi zor bir ihtimal olarak görülüyor, çünkü Lukaşenko’nun esas rakibi hapiste olan Babariko’ydu.

Ülkeyi yakından izleyen uzmanlar, geçen seçimden farklı olarak Lukaşenko’nun desteğinde düşüş olduğunu söylüyor. Covid-19 konusunda yaptıklarından çok yapmadıkları, ülkenin yerinde sayan ekonomisi, özgürlüklere dönük kısıtlamalar ve yolsuzluklar halkın Lukaşenko’ya desteğini gerileten temel etmenler. Ancak Lukaşenko yükselen muhalif sesleri “Dış güçler Belarus’a saldırmak istiyor” iddiasıyla savuşturuyor. İşte bu noktada seçimi almak hiç kolay değilken, sürekli soyut ifadelerle “dış güçler Belarus’u ele geçirmek istiyor” sözü ete kemiğe büründü. Aranan dış güç Wagner’den başkası değil. Hal böyle olunca muhaliflere dönük baskı, ekonominin kötü seyri unutuldu ve dünya ile beraber Belarus halkı da Wagner’i konuşmaya başladı. Peki Lukaşenko’nun iddia ettiği gibi Rusya’nın müdahale için motivasyonu var mı?

RUSYA-BELARUS İLİŞKİLERİ: YAKINDAN DAHA ÖTE

İki ülkenin ilişkileri tarihsel olarak incelendiğinde hiç yolundan sapmadı: Hep yan yana, hep aynı zeminde buluşma. İki ülkenin yakınlığı öyle kanıksanmış durumdaki yer yer “Rusya ile Belarus birleşecek” iddiaları gündem oluyor. Belarus, Rusya ve Ukrayna, SSCB’nin Slav çekirdeğini oluşturuyordu. Nitekim dağılma kararı da bu üç ülke arasındaki görüşmelerle alınmıştı. SSCB dağıldı, Ukrayna başka bir yöne doğru hamle yaparken, Minsk Moskova’yla bağlarını güçlü tuttu.

Belarus, Rusya ve Kazakistan günümüzde, Avrasya Ekonomik Birliği’ne dönen Gümrük Birliği’nin çekirdek üyeleriydi. Avrasya Ekonomik Birliği’nin ticari rakamları incelendiğinde birlikten en kârlı çıkan Belarus. Belarus’un ana ticaret ortağı Rusya. İki ülke ilişkileri güvenlik alanında da ahenkli. Belarus, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nün üyesi. Neredeyse Rusya’nın öncü olduğu her oluşumda Belarus listede olduğuna kesin gözüyle bakılan ülke. Ancak bahsettiğimiz dikensiz gül bahçesi de değil.

İki ülke ilişkilerinin bu tarihsel arka planına karşın 2014’te Rusya’nın Ukrayna’ya dönük izlediği politika, Belarus dahil eski SSCB parçası ülkelerde kaygılara neden oldu. Nitekim Minsk, Moskova’nın ısrarına karşın Ukrayna krizinde tarafsız kaldı. Zaten bu pozisyonuyla Ukrayna ve Rusya arasında yapılan ve Almanya ile Fransa’nın da katıldığı müzakerelere ev sahipliği yaptı. Son olarak Covid-19 konusunda uygulanan politika farklıları ilk defa iki ülkenin sınırlarının kapanmasına neden oldu. Dahası iki ülke medyasında karşı tarafa yönelik sert ifadeler kullanıldı. Buysa tansiyonu yükseltti. 2014’ten önce de Belarus-Rusya hattında işler genel olarak yolunda olsa da sorunsuz bir birliktelik söz konusu değildi. Özellikle gaz aktarımı, petrol ve gaz fiyatları konusunda Belarus ile Rusyalı şirketler zaman zaman sorunlar yaşıyordu. Ancak bu gerilimler genel olarak büyük resimde derin izler bırakmıyor. Buysa Rusya’nın seçime müdahale etmesi için anlamlı bir resim sunmuyor. Peki Lukaşenko neden bu suçlamayı yapıyor?

Her ne kadar Lukaşenko, ülkemi yedirmem pozları veriyorsa da bir yandan da “Rusya hep yakın müttefikimiz olmuştur ve öyle kalacaktır” diyor. Öte yandan Rusya da sert ifadelerden kaçınıyor. Wagner’in paralı askerlerinin tutuklanması, Lukaşenko’nun seçim sürecinde elini güçlendiriyor. Dahası Moskova da buna istinaden biraz sessiz kalıyor. Lukaşenko’nun olmadığı bir Belarus, Rusya için daha çok bilinmeyen ve risk demek. Özetle kıdemli başkanın ifade ettiği ‘dış güçler’, ‘yolumuza taş koymak isteyenler’ soyut ifadeleri bu tutuklanmayla somutlaştı. Ancak Wagner’in Belarus’u transit olarak kullanması yeni bir durum değil. Minsk’in söz konusu dönemde böyle bir adım atmayıp şu anda bu militanları tutuklamasının bu açıdan iki önemli nedeni olabilir. Birincisi, Lukaşenko’nun seçilmesini sağlamak, ikincisi, Lukaşenko’nun yeni döneminde Rusya ile daha fazla ödüne dayanan yeni bir anlaşmalar dizisi yapmasına olanak vermek.


Mühdan Sağlam kimdir?

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora yapmaktadır. Enerji politikaları, ekonomi-politik, devlet-enerji şirketleri ilişkileri, Rusya’da devletin dönüşümü ve enerji politikaları, Avrasya temel ilgi alanlarıdır. Gazprom’un Rusyası (2014, Siyasal Kitabevi) isimli kitabın yazarı olup, enerji ve ekonomi-politik eksenli yazıları mevcuttur. 7 Şubat 2017'de çıkan 686 sayılı KHK ile üniversiteden ihraç edilmiştir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI