Önce hayaller ölür, sonra insanlar...

Cumartesi, 6 Haziran, 2020
Trabzonspor, CAS'a başvuruda bulundu ve hadi kurtardı diyelim. Peki diğerleri nasıl kurtaracak? Türkiye'de bir çok kulüp için UEFA'dan cezaların gelebileceğini düşünüyorum. Çünkü bizde transferden tutun da, takım planlamaya kadar her şey tamamen Şampiyonlar Ligi'ne gidileceği ve gruptan çıkılacağı hesapları üzerine yapılıyor.

Başlıkta okumuş olduğunuz bu satır bildiğiniz üzere William Shakespeare’e aittir. Derininde yatan gerçek ise hepimiz için geçerlidir. ‘Büyü’ en olmadık yerde bozulur ya bazı masallarda ya da her şey en güzel anında çirkinleşir. Sindirella’ya ise saat gece yarısını vurduğunda yeniden eski haline dönüşeceği tebliğ edilmiştir. Söz konusu şahıslar oldu mu işin içinden çıkmak daha kolay. Topluluk veya ‘camia’ adı verdiğimiz yapılar olunca ise işin boyutu biraz daha fazla hacim kazanmış oluyor. O zaman farklı dinamikler bir araya geliyor zira. Trabzonspor herhalde dünya spor tarihinin en bahtsız kulüpler listesinde ‘Top 10’a girebilir. Halbuki her şey ne kadar güzel gidiyordu, öyle değil mi? Bir peri masalı gibi. Peki başkan Ahmet Ağaoğlu, Sindirella gibi olacaklardan haberdar mıydı? Yoksa o da milyonlar gibi aynı oranda ‘şok’ mu yaşadı?

3 Haziran, Çarşamba gününe geri dönelim. Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu bir basın toplantısı düzenledi ve yanında futbolcusu Jose Ernesto Sosa ile birlikte kameraların karşısına geçti. Bir saate yakın süren toplantıda konu basitti. Trabzonspor ve sözleşmesi bitmekte olan futbolcularının başka kulüplerle anlaşmış olduğu haberleri ve spekülasyonları. Öncelikle bu, dünyanın her yerinde yaşanmaktadır. Sözleşmesi bitmekte olan futbolcuların menajerleri sahip oldukları futbolcuların piyasada değerlenmelerini ve mümkün olabilecek en yüksek fiyattan anlaşmalarını sağlamaya çalışır. Bunun için de basın yoluyla belirli algılar oluşturmaya girişir. Bu, bir futbolcunun mevcut kulübünü yeniden anlaşma konusunda köşeye sıkıştırmak ve piyasada ‘gizliden’ bir ‘açık artırma’ yapmak içindir aslında. Peki neden? Neden sadece gelen teklife imza attırıp işin içinden kolayca sıyrılmıyorlar? Çünkü menajerler de ’emlakçılar gibi’ her transferden para kazanmakla kalmaz, aynı zamanda oyuncudan yapacağı sözleşmenin meblağına göre bir de komisyon alır.

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nun bu basın toplantısını gereksiz bulan kesimler de oldu ama ben stratejik olarak gayet yerinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen ne söylediğimiz, ne yaptığımız o kadar önemli değildir. Söylediklerimizin veya davranışlarımızın ne amaçla yapıldığı ve neye etki edeceği önemlidir çoğu zaman. Trabzonspor bu sezon başından beri mükemmel oynuyor. Şampiyonluğun tartışmasız en büyük adayı. Yıllar sonra yakalanan bu hava Trabzonspor’un geleceği için çok ama çok kritik bir önem taşıyordu. Korona süreciyle beraber lige ara verilince tabi ki futbolseverlerin dikkati de dağıldı. Sayın Ahmet Ağaoğlu’nun bu basın toplantısını yapmasının asıl amacı maçlar başlamadan evvel taraftarın dikkatini toplamak ve konsolide etmek. Bunu yıllar evvel Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman da çok kez yapmıştır. Evet, farklı yöntemlerle yapmış olabilir her başkan ama aslında temelde amaç aynıdır: Camiayı kenetlemek. Oynanan oyunu 18 takımlı bir lig olmaktan çıkarıp “bizler ve onlar” algısını oluşturmak ve yerleştirmek.

Her şey amacına uygun ilerlerken basın toplantısının bitiminden hemen 2 saat sonra UEFA, Trabzonspor için verilen bir yıl Avrupa kupalarından men cezasını açıkladı. Bence başkan da, herkes gibi o an öğrendi. Önceden biliyor olsaydı bu basın toplantısını düzenlemezdi. Çünkü üzücü bir şekilde komik bir durum ortaya çıktı. Aslında söylemek istediğim şey şu: Trabzonspor kulübü ceza geleceğini öngörüyordu ya da biliyordu ama o gün açıklanacağını veya sonuçlanacağını bilmiyordu. Sayın Ahmet Ağaoğlu aynı gün futbolcusuyla birlikte alakasız bir konuyla ilgili basın toplantısı yaptığına göre bu olacaklardan haberi olmadığı anlamına geliyor.

Trabzonspor cezaya itiraz için CAS’a başvuruda bulundu. Ve çok açık konuşuyorum normalde CAS’tan pek olumlu sonuç çıkmamasına rağmen Trabzonspor’un olumlu bir sonuçla dönebileceğini öngörüyorum.

Bu durum, Türkiye ve İsviçre’deki hukukçulara danışıldığına göre o 18 sayfalık gerekçeli kararda UEFA tarafından neyin yanlış bulunduğu, Trabzonspor Yönetimi tarafından biliniyor demektir. Yani Trabzonspor’un bu konudan bir haberi olma ihtimali yüzde 0. Bunu iyi anlamak lazım. Kamuoyunun bununla ilgili hiçbir şey bilmiyor olması ise bence Trabzonspor’un iletişim konusunda zayıf kaldığını gösteriyor. Keza bu durum 3-4 sene evvel Galatasaray’da da yaşandı. Hatırlarsanız men cezası almıştı ama Türkiye Kupası’nı kazanarak o süreci ‘bypass’ edebildi.

UEFA’da işlerin gün ve gün, ay ve ay ne kadar farklı yürüyebileceğini gördük. Trabzonspor daha önce de men cezası alma durumu söz konusuydu. “Gelin görüşelim” dendi ve ertelendi. Bu sezon böyle olmadı görmüş olduğunuz üzere. Yani Trabzonspor için böyle bir yangın hiç hesapta yoktu. Bu çok net.

UEFA, Trabzonspor’la FFP (Finansal Fair Play) ile ilgili bildiğim kadarıyla 2016 yılında bir anlaşma yapmıştı. Bu 3 yıllık bir anlaşmaydı. Yani 3 sezon boyunca UEFA’nın mali denetim konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmek durumundaydılar. Aksi takdirde men cezası alacaklardı. Beşiktaş, 2015 yılında yapmıştı ve 3 sene içinde çözdü. Fenerbahçe de Trabzonspor gibi 2016 yılında yapmıştı anlaşmayı ama bildiğim kadarıyla Fenerbahçe de şampiyonluk yarışından kopma pahasına yerine getirdi. Trabzonspor’un, bu sezon mali olarak kara geçtiği haberleri ortalığı yıkmıştı ‘ama bu nasıl oluyor’ diye sorarsanız işin aslı şöyle; 2016’dan beri süregelen ve 2018-19 sezonu itibariyle sonlanan Trabzonspor ve UEFA arasındaki FFP anlaşmasının sonucunda, anlayabildiğimiz kadarıyla, 2018-19 sezonunda da bir problem oluyor. Hedef bütçe, kâr-zarar denkliği yakalanamıyor.

Muhtemelen Galatasaray’ın da yaptığı gibi, “Bize zaman verin, seneye daha iyi olacak. Her şeyi düzelteceğiz” sözü verildi ve yerine getirilmedi. Bence bu süreç ile ilgili tüm sorumluluğu Ahmet Ağaoğlu’na yüklemek de son derece yanlış. Bu fatura esasında bir önceki başkan Muharrem Usta dönemine ait sayılır.

Trabzonspor, CAS’a başvuruda bulundu ve hadi kurtardı diyelim. Peki diğerleri nasıl kurtaracak? Türkiye’de bir çok kulüp için UEFA’dan cezaların gelebileceğini düşünüyorum. Çünkü bizde ‘planlama’nın olduğu gibi, ‘ayağını yorganına göre uzatmanın’ da sadece lafta olduğunu anlıyoruz. Transferden tutun da, takım planlamaya kadar her şey tamamen Şampiyonlar Ligi’ne gidileceği ve gruptan çıkılacağı hesapları üzerine yapılıyor. Galatasaray, geçen sezon Şampiyonlar Ligi’ne direkt katıldığı için bu topu göğsünde biraz yumuşatabildi. Peki bu sezon Trabzonspor şampiyon olduğu ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ne gidemediği an ne olacak Galatasaray adına? Yine bir dibe vuruş. Bu sefer sizi kurtaracak bir Riva satışı da olmayacak. Bu Galatsaray’dan verdiğim sadece bir örnek. Aynı durum Fenerbahçe ve Beşiktaş için de geçerli.

Trabzonpor’da her şey tepetaklak oldu. Şampiyon oldu ve Şampiyonlar Ligi’ne gidemedi diyelim. O ‘ayakbastı parası’ alınmadığında Trabzonspor’u yeniden bir mali kaos beklemeyecek mi? Her şey peri masalı gibi devam ederken oldu mu şimdi? Büyü bozuldu mu, yoksa hikayenin güzel sonu gelecek mi hep birlikte bekleyip göreceğiz.


Ara Gözbek kimdir?

Yayın hayatına 2005'te üniversite radyosu CIU FM'de başlayan Ara Gözbek aralıksız üç sene İngilizce ve Türkçe yayınlarla canlı radyo programı hazırladı ve sundu. 2005'te CNN Türk'te Frekans programında yapım asistanı ve muhabir olarak görev aldı. Gazeteciliğe ilk olarak 2006'da BirGün gazetesinde adım attı. BirGün'de Pazar eki ve spor bölümlerinde 400'den fazla makale yayınladı, ardından Türkiye'nin en çok takip edilen spor haber sitesi sporx.com yazarlığa devam etti. 2007 yazında staj yaptığı TRT'de “NBA Europe Live” adı altında NBA'in uluslararası projesinde TRT'yi NBA muhabiri olarak temsil etti. SporX TV'de “NBA ARA'SI” programını yaptı. Bunların dışında Taraf gazetesi, tempo24.com.tr ve birçok sitede makaleleri ve haberleri yayınlandı. Döneminde çok popüler bir radyo olan Metro FM'de pek çok programa konuk ve yorumcu olarak katıldı. sokaksesi.com sitesinin ve Android ile Apple'larda uygulaması da olan Sokak Sesi Radyosu'nu kurup burada uzun bir süre “underground” radyo yayınları yaptı. Halen Gazete Duvar'da yazmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI