Özlem Akarsu Çelik
Özlem Akarsu Çelik

İnşaat firmaları: Bu hafta bir paket sürpriz olmaz

Pazartesi, 23 Mart, 2020
Korona salgını çok hızlı ilerleyip can almaya devam edince devreye Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) ile Türkiye Müteahhitler Birliği girdi. Görüşmelerin sonunda işverenlerin beklentisi, bu hafta içinde önemli bir paketin açıklanması… Bir firma sahibi, "Devletin bize destek verecek gücü olduğuna inanıyorum. Bunun hazırlıklarının da yapılmakta olduğunu düşünüyorum" diyor.

Korona salgınıyla mücadelede en önemli enstrüman, izolasyon… “Sokağa çıkmayın, virüsü birbirinize bulaştırmamak için evinizde kalın!” uyarılarına kulak asılmayan ülkelerde durum vahim.

Bu yazının yazıldığı dakikalarda dünya genelinde korona virüsü tespit edilen kişi sayısı 307 bin 280, virüs nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı 13 bin 49’du. Sayılar her saniye artıyor.

Dünya çapındaki salgın, ülkelerin ekonomilerini de sarsıyor. Ülkeler birbiri ardına teşvik paketleri açıklıyor. Salgın kontrol altına alındığında kaç milyon insanın işini kaybetmiş olacağının hesabını şimdiden yapmak güç olsa da vaziyet ortada.

Sosyal izolasyonu sağlamak amacıyla kimi ülkelerde sokağa çıkma yasağı uygulanıyor, kimilerinde ise üretim tamamen durduruldu.

Peki Türkiye’de üretim neden durmuyor?

İşverenler tarafından “Türkiye ekonomisinin lokomotifi” olarak tanımlanan inşaat sektöründe, devletle iş yapan firmaların şantiyelerinde on binlerce işçi koronaya rağmen çalışmaya devam ediyor.

İşçilerin “Biz de herkes gibi evimizde kalmak istiyoruz!” isyanına beyaz yakalıların istifaları eklenince işverenler, ilgili kurumlarla görüşmelere başlamıştı. Firmaların, “Şantiyeleri kapatalım mı?” sorusuna bakanlıklar bugüne kadar hep şu yanıtı verdi, ‘…söz konusu salgına karşı Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan ulusal kararlar doğrultusunda gerekli tedbirlerin alınarak işe devam edilmesi…’ Kurumlarla şifahen yapılan görüşmelerde de hep aynı adres işaret edildi: Cumhurbaşkanı…

Korona salgını çok hızlı ilerleyip can almaya devam edince devreye Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) ile Türkiye Müteahhitler Birliği girdi. Görüşmelerin sonunda işverenlerin beklentisi, bu hafta içinde önemli bir paketin açıklanması…

Şantiyelerinde binlerce kişinin çalıştığı iş insanlarına ve İNTES ile Türkiye Müteahhitler Birliği’nden önemli isimlere durumu sordum. Verdikleri yanıtlar hem bugünkü fotoğrafı hem de devletten beklentilerini görmek açısından önemli. Her biri Türkiye’nin tanınmış iş insanı olan bu kişilerin açıklamaları şöyle:

‘BU HAFTA BİR ÇÖZÜM GETİRİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM’

Şu an bizler de herkes gibi kendi canımızın, ailemizin canının derdine düşmüş durumdayız. Şantiyelerde çalışanların da tek gündemi var: Can güvenliği… Bize de işçilerden, beyaz yakalılardan, çalışılmaması yönünde haklı talepler geliyor. Bu talepleri sendikamız İNTES ile Türkiye Müteahhitler Birliği gerekli yerlere iletti. Ulaştırma, Enerji, Ticaret vd. bakanlıklarla görüşülüyor. Ben bu hafta bu konuya bir çözüm getirileceğini düşünüyorum. Bu yönde duyumlar da alıyoruz.

‘STRATEJİK ÜRÜNLER DIŞINDA TÜM ÜRETİMİN DURDURULMASI LAZIM’

Şahsi kanaatim, stratejik üretim yapmayan tüm şantiye ve iş yerlerini durduracakları yönünde çünkü salgın çok hızlı ilerliyor. İkinci paketin, ilkine göre daha önlem alıcı bir paket olacağına inanıyorum. Kamu güvenliği ve kamu sağlığı için yapılanlar dışında tüm üretimin durdurulması lazım. Bazı tekstil fabrikalarının üretimini, sağlık çalışanlarına tek kullanımlık steril giysi ve maske olarak değiştirdiğini duyuyoruz. Örneğin onlar kalır ama bizimle birlikte gıda, tekstil sektörlerinden de dahil olmak üzere stratejik olmayan tüm üretim durursa salgının hızı ancak kesilebilir.

‘MART AYI VERGİ AYIDIR’

Mart ayı vergi ayıdır. Bunun için mi bugüne kadar üretim durdurulmadı bilemiyorum. Ancak devletin bize destek verecek gücü olduğuna inanıyorum. Bunun hazırlıklarının da yapılmakta olduğunu düşünüyorum. Zaten tüm icra ve iflas takiplerinin 30 Nisan’a kadar durdurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Şu an tek meselemiz hayatta kalmak! Bu hafta bir paket sürpriz olmaz.

‘ŞANTİYELERİN KAPATILMASI LAZIM’

Türkiye ekonomisinin lokomotifi inşaat sektörü. Bu sektördeki birkaç firma dışında herkes çalışmaya devam ediyor. Devletin şantiyeleri derhal kapatması lazım. Biz işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarımızı çağırdık, şantiyelerimizi dezenfekte ettirdik ama her gün dışarıdan yemek geliyor, malzeme geliyor. Yani izolasyon yok. İşçiler şantiyede kalıyor, proje sorumlularımıza ise o kentlerde ev tutuyoruz, onlar arabayla şantiyeye gelip gidiyor. Bunların hepsi virüse davetiye demek. Beyaz yakalılar ben gelmem diyor, işi bırakıyor. Devlet bizim işleri durdurmaya cesaret etmeli. Bugüne kadar yapamadı çünkü yaparsa bana süre uzatımı vermesi ve hak kaybımı karşılaması gerek. Bu da para demek.

‘BÖYLE GİDERSE HEPİMİZ BATARIZ’

Biz İNTES’te çalışanlara izin verdik, binayı dezenfekte ettik, 19 Mart’taki genel kurulu erteledik. Hepimiz can derdine düştük. İş yaptığı kurumlara gidip şantiyemi kapatın diyenler oldu. Süre uzatımı verilen bir iki firma duydum, geri kalanı işe devam ediyor. İşin aslı biz hâlâ bu salgının şokunu yaşıyoruz. Tüm dünyayı etkileyecek bu büyüklükte bir salgını kimse beklemiyordu. Şimdi daha da kötüye gittiğini hissediyorum. Müteahhit arkadaşlarla bütün gün telefonda işi değil korona aşısını konuşuyoruz. Böyle giderse sadece ben değil herkes batacak! Devlet para ödemiyor ama bizim ödemelerimiz durmuyor. Ya bir ertelemeye gidin ya da bize kaynak aktarın dediğimizde ‘talimat bekliyoruz’ diyorlar. Devlet mutlaka buna bir çözüm bulmak zorunda.

İşverenlerin anlatımları böyle. İşini kaybetmemek için şantiyelerde çalışmayı sürdüren işçiler adına birkaç gün önce bir açıklama yapan İnşaat İş Sendikası ise şöyle diyordu:

Başta şantiyelerde çalışan inşaat işçisi arkadaşlarımız olmak üzere tüm işçilere şantiyelerinde, fabrikalarında Koronavirüs önlemlerinin acilen alınması ve uygulanmasını denetlemelerini, önlem alınmadığı takdirde iş durdurarak önlemlerin derhal alınmasını talep etmelerinin anayasal bir hak olduğunun altını çiziyoruz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI