Ali Fikri Işık
Ali Fikri Işık

Amedspor: Sorunlar ve çözümler (I)

Perşembe, 19 Mart, 2020
Amedspor tıpkı sahada alınan kötü sonuçlar gibi kötü yönetiliyor. Sahada kötü sonuçlar almak bir gelenek haline gelmişse, hiç kimse o takımın iyi yönetildiğini ileri süremez. Siz hiç sahada çok iyi sonuçlar alan ve kötü yönetilen bir takıma şahit oldunuz mu? Bu ilişkideki diyalektik şaşmaz bir isabetle çalışır. Kötü yönetilen takım kötü sonuçlara maruz kalır.

2015/2016 sezonundan bu yana Amedspor derinleşen sorunlarıyla baş etme yeteneğini yitiriyor. Yönetsel ve sportif süreçlerin, sorunsal hale gelerek bir tür, döngüsel olarak kendini tekrar etmesi, bu sorunların önemlice bir bölümünün yapısal olduğuna işaret ediyor. Kendini tekrar eden döngü, değişim emareleri göstermeden, hızla kronikleşiyor ve her geçen gün, değişim umutlarını sönümleyerek, çöküş öncesi kaotik durumun işaretlerini veriyor. Çözülemeyen her sorun, daha da ağırlaşarak, esnekliğini kaybediyor ve çözümü mümkün kılan bütün dinamik imkanları tahrip ediyor. Ağırlaşan ve çözümlenmeyen her sorun, çok ciddi itibar ve güven kaybına yol açıyor. Öyle ki, eğer bu süreçlere müdahale edilmese, Amedspor telafisi pek de mümkün olmayan anlam kayıplarına uğrayarak, bizzat kendisi anlamsızlaşacaktır. Sorun büyük, tehlike çok ciddidir.

Korona virüsü salgın felaketi nedeniyle yarışmacı süreçler biraz gevşemişken, Amedspor’a ciddi bir check-up yapmanın tam zamanı. Benimle aynı fikirde olmayanları anlayışla karşılarım ama ahlaken uzun zaman önce yapmam gereken ama nedense yapmayı ihmal ettiğim, kişisel sorumluluğumun gereklerini, bugünden itibaren yerine getireceğim. Amedspor tıpkı sahada alınan kötü sonuçlar gibi kötü yönetiliyor. İzninizle, çok temel bir prensibi hatırlatmak isterim. Sahada kötü sonuçlar almak bir gelenek haline gelmişse, hiç kimse o takımın iyi yönetildiğini ileri süremez. Siz hiç sahada çok iyi sonuçlar alan ve kötü yönetilen bir takıma şahit oldunuz mu? Bu ilişkideki diyalektik şaşmaz bir isabetle çalışır. Kötü yönetilen takım kötü sonuçlara maruz kalır.

Hiç acelem yok, fikirlerimi bir yazı dizisi şeklinde yayına hazırlıyorum. Hiçbir sorunu atlamak istemiyorum. Amedspor’un yönetsel ve sportif bütün konu başlıklarına ilişkin görüşlerimi detaylı olarak ifade edeceğim. Yönetim kültüründen, oyuncu seçim ve transferine kadar geniş bir alanda duran her meseleye odaklanacağım. Taraftar ve taraftar derneklerine daha yakından bakacağım. Kulüp üyeliğinden, kongrelere, ekonomik kaynaklardan, kulübün kamuoyuyla kurduğu ilişkilere, hiçbirini es geçmeden, öneriler eşliğinde hepsini tartışmaya çalışacağım.

Sorunların girift dünyasına dalıp kaybolmadan önce, bugünlerde Amedspor taraftarına hakim olan “yönetim istifa” hassasiyetine dair bir değerlendirme yapmak istiyorum. Prensip olarak hiçbir yönetimin alternatifi oluşturmadan, o yönetimi istifaya davet etmeyi doğru bulmuyorum. Çünkü hepimiz sorunların çözülmesini isteriz. Sorunları kaotik bir sarmalın içine itmek hiç de sorumlu bir tuttum olamaz. Dolayısıyla mevcut Amedspor yönetimini istifaya davet etmek, bir alternatifi üretilmediği için akıllıca değil. Olsa olsa, öfke nöbetlerini teskin eder. Her sorumlu Amedspor taraftar ve bileşeni daha köklü, daha sorun çözücü ve daha istikrar sağlayıcı meselelere kafa yormalıdır diye düşünüyorum. Ya yönetimi değiştirecek çabaların içinde olmalıyız ya da mevcut yönetime çözümler için öneri paketleri sunmalıyız. Taraftar ve Amedspor gönüllülerine benim teklifim budur. Ya yönetimi değiştirin ya da yönetimi reforme edin. Gerisi sadece duygusallık olur. Şimdi kendi yazı akışıma döneyim.

Ama galiba her şeyin başına başkanlık algısını, diğer bir deyimle, başkanlık kültünü, merkezi sorun olarak en öncelikliler arasına almalıyım. Amedspor’da başkanlık tuhaf bir seyir izliyor? Basit bir soru sormak istiyorum: Bir kulübün başkanı, aynı zamanda o kulübün basın sözcüsü olabilir mi? Başkanlık esasen merkezi bir temsil postudur. Başkanlık, başkanlıktır; ayrıca başka bir görev ve sembole gerek yoktur. Başkan yahu bu; başkanın ayrıca bir etikete ihtiyacı var mı? Eğer başka bir etikete ihtiyaç varsa o zaman o başkanlığı tartışmaya açarsınız?

Bir başkan neden her sorun için kamera karşısına çıkar? Kulübe uzatılan her mikrofona neden başkan kelimeler yükler? Bu kulüpte bu işi yapabilecek başka birileri yok mu? Eğer yoksa bu daha da fena. Eğer varsa biz neden hiç tanıklık etmedik. Yanılıyor ya da eksik şeyler söylüyor olabilirim. Bu bilginin doğrusunu bu sayfada tekzip etmeye her zaman hazırım. Mesela siz spor kamuoyuna yapılan duyurularda şöyle bir ibareye tanık oldunuz mu? “Şu tarihte toplanan yönetim kurulu, aşağıda belirttiğimiz kararları almıştır” Bana bunun bir örneğini ulaştırın, o evrakı kendi köşemde kesinlikle yayınlarım. (Devam edeceğim)


Ali Fikri Işık kimdir?

Ali Fikri Işık, 1958 yılında Mardin’in Savur ilçesine bağlı Xeramemo köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Batman’da, liseyi ise Silvan’da okumuştur. 1978 yılında Batman'da “Sesleniş” Gazetesiyle yazın hayatına başlamış. 1985 yılında yazarlar kooperatifi olan Yazko’nun dergisi “Yazko Somut”ta, 1994 yılında “Zone News” gazetesinde, 1995 yılında haftalık dergi “Roj”da, 2010 yılında Taraf gazetesinde, 2016 yılında “BasNews ve Kurdistan24 Türkçe'de yazmıştır. Amedspor Kaos ve Direniş Amedspor kitaplarının yazarıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI