YAZARLAR

Rusya'nın yaklaşımı eskisi gibi olmayacak

Bugün artık söylemlerden fiiliyat aşamasına girildi. Ankara’nın bugüne kadar kullandığı “Suriye ordusu daha önceki mevzilerine geri çekilmeli aksi halde harekete geçeceğiz” kararından geri adım atma ihtimali yaşanan bu son gelişme ile tamamen ortadan kalktı.

Günlerdir yaşanan tırmanışın sonuçlarından birinin bu olması sürpriz değil. Rusya son zamanlarda Türkiye’ye yönelik açıklamaların dozajını arttırıyordu. Bu mesajlar sadece sert eleştirileri değil uyarıları da içeriyordu ancak Ankara bu uyarıları dikkate almadı.

Sahada savaşın böyle bir sonuca yol açması kaçınılmaz bir durum ancak Türkiye tarafı kayıpların bu denli büyük olabileceğine ihtimal vermiyordu (Hayatını kaybeden asker sayısının çok daha fazla olabileceği belirtiliyor). Askeri açıdan içinde bulunulan büyük bir başarısızlık hikayesinden bahsediyor da olabiliriz, bu da işin bir başka boyutu.

Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta Rusya’nın “Suriye güçleri terör gruplarına yönelik saldırı yaptı” açıklaması. Rusya bu açıklama ile “Türkiye’nin yapmış olduğunu” yaptı. Türkiye daha önce “muhalifler rejim unsurlarına karşı savaşıyor” ifadelerini de kullanıyordu. Şimdi Rusya “ben değil, Suriye ordusu vurdu” diyor. Böylece hem sorumluluk almamış oluyor, ama daha önemlisi TSK mensuplarının terör gruplarının arasında savaştığını ve bu nedenle hayatını kaybettiğini vurgulayarak sorumluluğu Türkiye’ye yüklemiş oluyor. Açıklama Rusya’nın bu konuda kararlılığını da gösteriyor.

Bundan sonra Türkiye Batı blokunu ve NATO’yu devreye sokmaya çalışacaktır, ancak NATO’nun bu sürece bu başlık altında dahil olması Rusya-NATO karşılaşması anlamına gelir. Bu nedenle NATO’nun Türkiye’nin istediği (fiili) şekilde müdahil olma konusunda tereddütlü davranabileceği öngörülebilir. Aksi savaşın başka bir boyuta taşınması demek olur. NATO’nun 5. maddesi ise burada işletilebilir bir madde değil. Zira bu madde “bir NATO üyesinin topraklarında hedef alınması durumunda” geçerli. Ancak gelişmelerin yaşandığı yer NATO ülkesinin (Türkiye’nin) dışında.

Yine de ABD’nin bu gelişmeyi fırsat olarak görüp -tıpkı Rusya’nın daha önce Türkiye ile NATO/Batı arasında sorun yaşanmasını hedeflediği gibi- Türkiye ile Rusya arasındaki ihtilafın daha da artması için çaba sarf edeceği öngörülebilir.

Sonuçta bugün artık söylemlerden fiiliyat aşamasına girildi. Ankara’nın bugüne kadar kullandığı, “Suriye ordusu daha önceki mevzilerine geri çekilmeli aksi halde harekete geçeceğiz” kararından geri adım atma ihtimali yaşanan bu son gelişme ile tamamen ortadan kalktı. Yaklaşık 9 yıldır savaşan ve Türkiye’yi bu savaşın en büyük sorumlularından biri olarak gören Suriye’nin de geri adım atması mümkün görünmüyor.

Tersi ancak ABD-Rusya arasında bir anlaşma ile olabilir. Bu durumda taraflar bulundukları pozisyonları bir süre daha koruyabilir ama yine de İdlib ile ilgili süreç duraklamalarla da olsa önümüzdeki dönemde işlemeye devam edecektir.

Rusya’nın Türkiye’ye yaklaşımının Türkiye’nin ısrarı ve yaşanan bu son gelişme nedeniyle eskisi gibi olmayacağı büyük olasılık.


Musa Özuğurlu Kimdir?

Gazeteci. Mesleğe 1994 yılında başladı. Çok sayıda radyo ve TV kanalının haber merkezlerinde editörlük, muhabirlik, program sunuculuğu yaptı. 2010 yılında TRT Türk’ün Suriye temsilcisi olarak çalışmaya başladı. Suriye’de 2011’de başlayan süreci 2016 yılına kadar yerinde takip eden az sayıda yabancı gazeteciden biridir. Alanı Suriye başta olmak üzere Ortadoğu. Halen Artı TV’de hafta içi her gün iç ve dış gündeme medyanın yaklaşımını yorumladığı “Medya Kritik” ve iç ve dış gündemin tartışıldığı “Bu arada” haftalık programını sunmaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR