YAZARLAR

Koronavirüs salgınının küresel ekonomiye muhtemel etkileri

Üretimin durma noktasına gelmesinin Çin yönetimini endişelendirdiği elbette bir gerçek. Devlet başkanı Xi Jinping zor bir dengeyi tutturmaya çalışıyor: Bir yandan valileri ve belediyeleri salgına karşı yeterli önlemleri alma konusunda disipline etmeye çalışırken bir yandan da salgın ya da merkezi hükümet tarafından cezalandırılma korkusuyla ekonomiyi durma noktasına getirmesinler diye uyarıyor.

Koronavirüs salgını üçüncü haftasına girdi. İlk haftalardaki panik yerini planlamaya bıraktıysa da Çin yeni yılı tatilinin bitmesiyle netleşmesi beklenen meseleler yerini belirsizliğe bıraktı.

Koronavirüsün ilk başta düşünüldüğü kadar öldürücü olup olmadığı, Çin içinde ya da dışında ilk başta düşünüldüğü kadar yayılıp yayılmadığı konusunda mikrobiyologlar ve halk sağlığı uzmanları bir fikir birliği içinde değil. Dolayısıyla kamu yönetimi, iktisat, eğitim, ulaşım gibi alanlarda karar alıcı durumunda olanlar bu küresel halk sağlığı krizinin olası boyutları, süresi ve etkisi hakkında net bir bilgiye sahip olmadan hareket etmek zorunda.

Çin’de devlet kurumları geçen hafta işe başladı. Bu hafta ise özel sektör işbaşı yapacaktı. Çalışanlarını ofise çağırmak ile evden çalışmaya davet etmek arasındaki tercih şirketlere bırakılınca ortaya çok çeşitli bir sonuç çıktı. Elimizde sayısal veri yok ama benim tanıdıklarımdan ve okuduklarımdan aldığım izlenim ofis çalışanlarının çoğunun evden çalıştığı yönünde. Fabrikalar ve atölyeler işe dönmek konusunda daha hızlı davranmış durumda. Yine elimizde tam veri yok ama özellikle kamu sağlığına yönelik üretimler yeniden başlamış durumda. Örneğin, otomotiv sektöründe ambulans üreten fabrikalar işbaşı yapmış.

Kamu sağlığına yönelik olmayan sektörlerde ise gerileme kaçınılmaz görünüyor. Çin’in ihracatının hala önemli bir kısmını oluşturan tekstil ve yedek parça atölyelerinin yoğun olduğu Zhejiang eyaleti geçen haftadan beri fiili karantina altında. Wuhan’ın olduğu Hubei eyaleti hariç diğer bölgelerde halk kendi sağlığı için bir önlem olarak evden çıkmıyor, Zhejiang’da ise karantinadan kaçanların yoğun olması sonucu salgında ani bir artış oldu ve valilik sokağa çıkma yasağı ilan etti. Artık her evde bir ‘sokağa çıkma’ pasaportu var, her aileden sadece bir kişi iki günde bir gerekli erzakları almak için alışverişe gidip gelebiliyor. Bu durumda, Zhejiang’daki atölye ve fabrikalara verilmiş siparişler yetişmeyeceğinden hafif sanayi alanında küresel talebin Güneydoğu Asya’ya kayabileceği tahmin ediliyor. O kadar ki, salgının ilk günlerinde Çin’den yedek parça ithal edilemeyince Türkiye’de üretimin maliyeti artacak diye endişe edilirken, şimdi Çin’den kaçan yabancı yatırımcılar Türkiye’ye gelir ümitleri telaffuz edilmeye başlandı.

Nitekim, H&M gibi markalar Türkiye’deki üreticilerden de ‘fiyat almış’, Çin’de 4 hafta içinde üretim eski hızına dönmezse alternatif mecraları düşüneceklermiş. Böyle bir kayma yaşanırsa yatırımcının ilk hedefi Türkiye mi olur emin değilim, Türkiye ve Çin’in başa baş bir rekabet içinde olduğu daha çok Türkiye tarafının algısı. Ancak, üretimin durma noktasına gelmesinin Çin yönetimini endişelendirdiği elbette bir gerçek. Devlet başkanı Xi Jinping zor bir dengeyi tutturmaya çalışıyor: Bir yandan valileri ve belediyeleri salgına karşı yeterli önlemleri alma konusunda disipline etmeye çalışırken bir yandan da salgın ya da merkezi hükümet tarafından cezalandırılma korkusuyla ekonomiyi durma noktasına getirmesinler diye uyarıyor.

Fabrikaların tamamen durduğu haftalarda Şanghay borsası yüzde on geriden başladı ve Çin’in enerji tüketimi azaldığı için tüm dünyada petrol fiyatları azaldı. Aradan geçen zamanda Huawei gibi Çin’in esas varlık göstermek istediği bilişim teknolojileri alanında üretim yapan yerli şirketler fabrikalarını açtılar. Aynı sektördeki yabancı şirketlerden Apple parçaları üreten Tayvanlı Foxconn henüz kapılarını açmadı. Fabrikalarındaki işçilerin yaşama koşullarının kötülüğüyle ün salmış olan bu şirketin salgın sırasında da gerekli kamu sağlığı koşullarını yerine getirmesi beklenemeyeceğinden belki böylesi daha iyi. Öte yandan Ford ve GP fabrikalarını açtı. Zaten hizmet sektörünün duraklamasından ağır darbe almış göçmen ve mavi yakalı işçi sınıfı umarım fabrikalara geri döndüklerinde halk sağlığına aykırı çalışma koşulları bulmazlar.

Yerli ve yabancı şirketler ne yapacaklarına karar verirken bunun Çin-ABD ticaret anlaşmasını olumsuz etkileyip etkilenmeyeceği konusunda rivayet muhtelif ama karantinanın hemen öncesinde zar zor imzalanmış ilk etap zaten çok somut koşullar içermediği için etkisinin çok büyük olmayacağını öngörebiliriz.

Tartışmaya açık bir diğer görüş de Çin’in üretime dayalı ekonomisinin küçülmesinin Asya-Pasifik’i değil, halihazırda Brexit’le bir gerilemeye girmekte olan AB finansal ekonomisini etkileyeceği yönünde ama bu yönde uzun vadeli spekülasyonlar yapmak için henüz çok erken.

Bu öngörülerin her an yön değiştirebilecek olmasının bir diğer nedeni de Çin’in sadece özel sektörü işbaşı yapmaya iterek değil, KİTler yoluyla da 2019 yılında Mao sonrası dönemin en düşük büyüme oranlarını görmüş ekonomisini desteklemeye çalışıyor olması.

Çin’in uzun soluklu bölgesel yatırım hamlesi Kuşak ve Yol Projesi de salgına karşı alınan önlemlerden etkilenebilir. Çin’in hedef ülkelerdeki altyapı, ulaşım ve enerji yatırımları Çin’den gelen hammadde ve işgücüyle gerçekleşiyor ve karantina bu yatırımların zamanında tamamlanmasını etkileyebilir. Çin tarafı bu aksama sözleşme feshine kadar gider mi diye endişeleniyor ama bence gözlemesi en ilginç gelişme eğer Çin sözleşmeyi feshetmemek için yerel mühendis ve işçi kullanmaya başlarsa olacak. O zaman, hedef ülkelerin halklarına ve kalkınmasına hiçbir katkısı olmuyor diye eleştirilen Kuşak ve Yol Projesi’nin küresel düzeyde etkileri de bir değişim sürecine girecek.


Ceren Ergenç Kimdir?

ODTÜ kökenlidir. Liverpool Üniversitesi Çin kampüsü’nün Çin Çalışmaları bölümünde doçent. Çalışma alanı Çin ve Doğu Asya odağında karşılaştırmalı siyasetbilimidir. Çin, Hindistan ve ASEAN siyaseti, Türkiye-Çin ilişkileri, ve uluslararası ilişkilere dair yeni kavramsal ve yöntemsel tartışmalar üzerine makale ve kitap derlemeleri var.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR