Ali Fikri Işık
Ali Fikri Işık

Çalımbay, Avcı'yı devirip yoluna devam etti

Pazar, 19 Ocak, 2020
Teknik kapasite bakımından Sivasspor Abdullah Avcı’nın Beşiktaş’ından üç gömlek daha üstün. Eğer teknik, Ljajiç’in kendi gölgesiyle dans edişiyse, Emre Kılınç’ın çapraz diyagonal pasları Mars’tan ithal yeni nesil uzay teknolojisidir. Teknik çalım atıp, adam geçmek filan değil; teknik, pası tam isabetle, arkadaşını zora sokmadan, onun doğal tarafına atabilme becerisidir.

Sivasspor, Beşiktaş’a göre çok daha güçlü, dayanıklı, sağlam ve daha teknik bir takım. Fiziksel olarak iki takım arasındaki fark akla kara gibi; teknik olarak Sivasspor oyuncuları, isabetli tek toplarla oyunun kaderini şekillendirirken, Beşiktaşlı oyuncular buna ancak üç sarsak pasla karşılık verebiliyordu. İkinci bölgenin merkezinden, her iki kenara isabetli paslar atan Sivasspor’a karşılık, Beşiktaş birinci bölgeden üçüncü bölgeye, Allah’a havale paslar atabiliyordu ancak.

Teknik kapasite bakımından Sivasspor Avcı’nın Beşiktaş’ından üç gömlek daha üstün. Eğer teknik, Ljajiç’in kendi gölgesiyle dans edişiyse, Emre Kılınç’ın çapraz diyagonal pasları Mars’tan ithal yeni nesil uzay teknolojisidir. Teknik çalım atıp, adam geçmek filan değil, Teknik, pası, tam isabetle, arkadaşını zora sokmadan onun doğal tarafına atabilme becerisidir.

Maç öncesi, Avcı, yayıncı kuruluş mikrofonlarına şunları söyledi: “Biz bu maçı akıl, sabır ve coşkuyla oynayıp, oyun disiplinine bağlı kalacağız.’’ Akıl olarak ortaya sürülen hamle, Caner’i soldan alıp sağa atmak olmalı. Bu hamlenin dışında, diğer maçlardan farklı olarak Avcı’nın başka da bir planlaması gözüme çarpmadı. Anlaşılan sabır da, maç öncesi bir temenniymiş, çünkü, oyunun hiçbir anında hiçbir Beşiktaşlı oyuncu ne sabırlı göründü ne de ne yaptığını bilen bir profil sergiledi. Coşkuya gelince, sanırım Avcı, telaş ve heyecanı, coşku gibi keyif nesnesine ait olan duygusal bağla karıştırıyor.

Rıza Çalımbay’ın sözleri de tıpkı kendisi gibi gösterişsiz ve sadeydi “Oyunun içinde kalmaya gayret edeceğiz, onun içinde kalmazsak işimiz zor” demişti. Çalımbay, dediğini de yaptı. Sezon başından bu yana oynattığını oyundan ayrılmadı ve aynı oyunu Vodafone’da da sergiledi.

ÇALIMBAY VE MOURINHO

Çalımbay, tıpkı, ilk dönem Mourinho gibi, topu rakibine bırakıp, ikinci topları kazanmayı arzulayan bir stratejiyle oynuyor. Bu stratejiyi uygulayan Çalımbay, Mourinho’dan farklı olarak iki şey yapıyor. Önce takımı defansın en gerisine gömmüyor, yani otobüsü kale önünde park etmiyor. İkinci olarak, geniş alanı, ikinci bölge ile üçüncü bölge arasında bilerek rakibe veriyor. 4-1-4-1 şablonuyla sahaya çıkmasına rağmen, top rakibe geçtiğinde, 2-3-5 olarak pozisyon alıyor, öndeki ikili ile ortadaki üçlünün arasında oluşan boşluğu önemsemiyor. O daha çok ortadaki üçlüyle gerideki beşlinin bir arada durmasını önemsiyor.

Defansı geriye doğru kaçarak, rakibe bedava alan ikram etmiyor, tersine, orta sahayı tetikleyerek, biraz daha öne çıkıyor ve kapılan her top çok hızlı kontratağa dönüşüyor. Çalımbay, deyim uygunsa, üçüncü bölge ile ikinci bölge arasında var olan boşluğu, rakibi için bir tür tuzak olarak kullanıyor. İkinci bölge oyuncuları baskı yapmaya başladığında, üçüncü bölge oyuncuları da bu baskıya üst perdeden katılıyor. Sivasspor’un her takımdan daha fazla ikinci top kazanmasının nedeni, bu taktik planlamadır.

MERT HAKAN OLSAYDI…

Eğer bu maçta Mert Hakan cezalı olmasaydı, bu maçın skoru çok daha farklı olurdu. Bu maçın skoruna olumsuz tesir eden oyunculardan biri de Erdoğan Yeşilyurt’tu. Erdoğan kendini göstermenin şehvetine kapılıp, bir dizi pozisyonda çok gereksiz işler yapmaya soyundu.

Bence son derece gereksiz işlerdi onlar. Emre Kılınç her maç daha fazla olgunlaşıyor. Her maçta yeteneklerinin üstüne yeni bir şeyler koyuyor. Fatih Aksoy, muhteşem fiziksel kapasitesiyle harika işlere imza attı. Hakan Aslan maçın taleplerini doğru karşıladı. Doğrusunu söylemek gerekirse, takım 10 kişi kaldığında Çalımbay’ın yaptığı oyuncu değişikliklerini pek anlamlı bulmadı. Yatabare yerine Kone’yi almak, takıma hiçbir şey katmadı.

Beşiktaş her seviye de sorunlu hala. Defans sorunlu, orta saha sorunlu, hücum sorunlu.


Ali Fikri Işık kimdir?

Ali Fikri Işık, 1958 yılında Mardin’in Savur ilçesine bağlı Xeramemo köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Batman’da, liseyi ise Silvan’da okumuştur. 1978 yılında Batman'da “Sesleniş” Gazetesiyle yazın hayatına başlamış. 1985 yılında yazarlar kooperatifi olan Yazko’nun dergisi “Yazko Somut”ta, 1994 yılında “Zone News” gazetesinde, 1995 yılında haftalık dergi “Roj”da, 2010 yılında Taraf gazetesinde, 2016 yılında “BasNews ve Kurdistan24 Türkçe'de yazmıştır. Amedspor Kaos ve Direniş Amedspor kitaplarının yazarıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI