İlker Küçükparlak
İlker Küçükparlak
  • ikucukparlak@gazeteduvar.com.tr

Ghosting'den friendzoning'e: Zamane ilişkilerinden zamana bakış

Cumartesi, 18 Ocak, 2020
İnsanda güç ilişkileri tarım devrimiyle şempanzeden gorile dönüşmüşken, endüstri ve internet devrimi ile gorilden tekrar şempanzeye yakınsadı. Bu durum ilişki dinamiklerinin çeşitlenmesine neden oldu. Artık kısmetini bekleyen kadınlar romantik ilişkilerde eskisine göre daha az edilgenler. Bu durum ilişkilerdeki strateji repertuvarında bir patlamaya neden olmuş gibi görünüyor.

Boomer olmanın hakkını vererek sözü olabildiğince uzatacağım. Bayramda sadece suçluluk hissetmemek için ziyaret edilen ama ziyaret edilince de sözü bir türlü bitiremediği için pişman eden, hatta bir dahaki sefere ziyaret etmediğinizde suçlu hissetmemeye kendinize söz verdiren o akrabanız olacağım bu yazıda (nasipse).

Modern ilişki biçimlerine özgü çok ilgi çekici kavramlar ve terimler var. Bunları konuşacağız, söz. Ama zamane ilişkileri anlamak için zaman boyunca ilişkilere de bakmak gerekiyor diye düşünüyorum. Zaman boyunca dediğimde benim gözümde evrimsel bir skala canlanıyor. Evet, akraba olduğumuz diğer primatlardan bahsediyorum. Primat gruplarının esnek ya da katı bir baskınlık hiyerarşisi barındırabildiğini biliyoruz. Hayvan gruplarında baskınlık hiyerarşisi iki niteliğe göre tariflenir. Goril gruplarının çoğunda baskınlık hiyerarşisi “despotik” olarak adlandırılır ve baskın erkek birey diğerlerinden belirgin biçimde ayrılmıştır. Bu hiyerarşide lider o kadar yukarıdadır ki, aşağıdakilerin kendi aralarında bir sıralaması bile yoktur. Yani bireyler lider ve baskın olmayan diğerleri olarak ayrılır. Baskınlık farkının bu kadar açık olması lideri devirmenin bir yolunun da olmaması anlamına gelir. İyice elden ayaktan düşmesi ya da ölmesi durumunda yeni bir birey lider olacaktır. Bu yeni lider de hemen diğerlerinden bu şekilde ayrışacaktır. Makam, sadece insanlar için dejenerasyon riski barındırmıyor olabilir yani.

Diğer bir model ise şempanzelerdeki gibi eşitlikçi baskınlık hiyerarşi sistemleridir. Burada da baskınlık vardır ama baskın tek birey ve baskın olmayan geri kalan herkes şeklinde kategorik bir yapıya neden olmaz. Baskınlık bir spektrum şeklinde tüm bireylerde belirli ölçülerde bulunabilir. Böylelikle baskın lider ile diğerleri arasında uçurum olmaz ve başaltı* bireyler aralarında koalisyon kurarak baskın lideri devirebilirler. Bu nedenle baskın şempanzeler grup üyelerinin kendi aralarındaki ilişki biçimlerine de dikkat etme ve kaynak paylaşımı gibi karar verme süreçlerinde diğer üyelerin de memnuniyetini gözetme mecburiyetindedir.

Peki ilişkiler? Elbette romantik ilişkiler de diğer ilişkiler gibi güç ilişkilerince şekilleniyor. Despotik baskınlık hiyerarşisi olan primat gruplarında baskın erkek birey harem kurar. Diğer erkeklerin ve dişilerin tercih şansı bulunmaz. Dolayısıyla despotik bir sisteme sahip goril gruplarında baskın erkeğin dişilere kur yapmaya ihtiyacı yoktur. Baskın olmayan erkeklerin ise dişilere kur yapmasının faydası yoktur. Eşitlikçi sisteme sahip şempanzelerde ise erkekler çiftleşme şanslarını arttırmak için dişilere birtakım numaralar göstermek zorundadır. En bilinen numaralardan biri de elbette hediye. Erkek şempanzeler dişilere et hediye ettiklerinde çiftleşme şanslarını arttırırlar. Bu yüzden bu hediyelerin dişilerin doğurgan olduğu dönemde verilme olasılığının daha fazla olması şaşırtıcı değil. Yine de dişiye doğurgan olmadığı dönemde hediye vermenin de erkeğin çiftleşme olasılığını arttırdığına ilişkin bulgular mevcut (1). Yani dişilere uzun vadeli yatırım yapmak da sonuç verebiliyor. İnsan şempanzeden geri kalır mı? İnsanda da partneri olmayan erkeklerin cinsel rekabet ortamında daha fazla bağış yaptıklarına ilişkin bulgular bir benzerliğe işaret ediyor olabilir (2).

İnsanın tarihsel serüveni avcı-toplayıcılık ile başlar. Avcı toplayıcılık konar-göçer bir yaşam biçimidir. Yerleşik tarım öncesi grup belirli bir bölgede kamp kursa da iklim koşulları ve kaynaklara erişim nedeniyle periyodik olarak bu kamp bölgesinden başka bir bölgeye taşınılır. Bu yaşam biçimi kaynak paylaşımını zaruri hale getirdiği için avcı toplayıcıların mobilite kaynaklı bir “hiper-işbirlikçilik” ve eşitlikçilik geliştirdiği öne sürülmektedir (3). Ne var ki bu dayanışmacı ortam insanın zekasına yenik düşecektir. İnsan doğayı tarım devrimi ile evcilleştirmeye başlar. Artık avlanmak için seyahat etmek zorunda değildir, avlanmak yerine hayvanları besleyip çoğaltarak elinin altında tutar. Yabani yemiş ve tohumları bulmak için dolaşmak yerine onları yetiştirmenin yolunu da bulunca toplayıcılık da terk edilmiş olur. Böylelikle insan tarihinde ilk defa kaynaklara ulaşma derdinden kurtulmuştur. Artık sağ kalabileceğinden daha fazlasına sahip olabiliyordur. Böylelikle başına başka bir dert açmış olur. Artık zorunlu dayanışma ortamı bozulmuş, yağma yapmak olanaklı hale gelmiştir. Böylelikle ilkel sermaye birikimi başlamış olur. Kaba kuvvete dayalı bu birikim sürecinde erkeğin pozisyonu kadınınkinden belirgin biçimde ayrışacaktır. Biyolojik olarak eşitlikçi bir sisteme sahip şempanze ve bonobolara daha yakın olmasına karşın, feodalite ile birlikte gorillerinkine daha benzeyen despotik bir hiyerarşik sistemini kültürel biçimde kurmuştur. Güç ilişkilerinin böyle dramatik biçimde değişmesi romantik ilişkilere de yansıyacaktır. Güce sahip erkeğe kıyasla kadının eş seçiminde inisiyatif alması olanaksız hale gelmiştir. Artık birtakım adamlardan “kız istenir”, o adamlar “kızı verir”. Yüzyıllardır “kız alıp vermiş” olmak iki grup arasındaki dostluğun nişanesi olarak ifade bulur. Kadının en iyi kariyeri anneliktir. Ondan biraz daha muhteris ise “başarılı erkeğin arkasındaki” kadın da olabilir. Elbette o kadar edilgen olmak zorunda değildir kadın, o başarılı erkeklerin kendilerini tercih etmeleri için gayret gösterebilir, mesela Viktorien dönemde olduğu gibi genel kültür ve adab-ı muaşeret edinmek için eğitim de alabilirdi.

Derken Endüstri Devrimi çıkageldi. Piyasaların doymak bilmez işgücü iştahı artık güç ilişkisini sınıfsal bir düzleme daha belirgin biçimde oturtmuş ve dolayısıyla da erkekle kadın arasındaki güç asimetrisi erozyona uğramaya başlayabilecekti. İlk işaret fişeği süfrajetler ile geldi. Kadınlar da oy vermek istiyor, üstelik istemekle kalmayıp talep de ediyorlardı. Endüstrileşme ile birlikte cinsiyet ilişkileri eşitlikçi bir hale elbette gelmedi ama güç ilişkisindeki gerilimin esas etkeni değişti sanırım. Kadının çalışması hem iyiydi hem de biraz tehlikeliydi bu yüzden. En iyisi kız kısmına yakışır meslekler olabilirdi. Kreş öğretmeni falan gibi yani. Başkaca adamlarla bir arada çok olmasın, vakitlice evine gitsin gelsin… Kadının çalışma hayatına girmesi özgürleşmesi ile sonuçlanır falan, maazallah… Bu bocalamanın orta yerinde internet devrimini yaşadık. Adamların artık karısı evin içindeyken bile yalnız olduğundan emin olmanın bir yolunun kalmadığı zamanlara geldik. Dünya ile temas etmek için avucumuza sığan bir cihaz yeterli olabiliyor. Eşitlikçiliğe çok ikna olduğumuzdan değilse de, baskı yaparak iktidar kurmanın yolları giderek tükendiği için görece daha eşitlikçi bir pozisyona razı gelmeye mecbur kaldı insanlık. Bu dönüşüm sonucunda 20 yıl önce “perdeyi ört kız, lambaya püf de” metodu ile kadını denetim altında tutmak mümkünken, şimdi Esra Erol ile sabah programını ağzımız açık biçimde izliyoruz.

Sonuç: İnsanda güç ilişkileri tarım devrimiyle şempanzeden gorile dönüşmüşken, endüstri ve internet devrimi ile gorilden tekrar şempanzeye yakınsadı. Bu durum ilişki dinamiklerinin çeşitlenmesine neden oldu. Artık kısmetini bekleyen kadınlar romantik ilişkilerde eskisine göre daha az edilgenler. Bu durum ilişkilerdeki strateji repertuvarında bir patlamaya neden olmuş gibi görünüyor. Bu patlama henüz Türkçeleşecek kadar yerleşmemiş birçok kavramla karşılaşmamıza neden oldu. Evet, bütün bu laf kalabalığına katlanabilen ve yazının bu kısmına gelebilen azınlık için kısa sözlüğümüze geçelim:

Love bombing (Adını dağlara yazdım): Partnerini ya da potansiyel partnerini aşırı ilgi ile zor durumda bırakma. Kafasından aşağı inşaat kepçesi ile gül yaprağı dökme, sevgilinin fotoğrafını pijama ve nevresim takımına bastırma, ilişkinin ilk gününden itibaren ikili arasındaki bütün mesajları kitap olarak basma gibi…

Ghosting (Sen gelmez oldun): İlişki ya da flört sırasında birden sırra kadem basılması. Bu durum genellikle dolandırıcılarda olduğu gibi hiçbir şekilde ulaşılamaması şeklinde değil de telefonlara çıkmama, mesajları da “meşgulüm” gibi kısa yanıtlarla geçiştirmeyle vücut buluyor. Karşı taraf için en sıkıntı yaratan unsur genellikle kişinin bu duruma ilişkin bir açıklama yapmaya da yanaşmaması oluyor.

Submarining (Birden geldin aklıma): Ghosting yapan kişi tıpkı ortadan kaybolmasındaki gibi gizemli ve öngörülemez biçimde tekrar ortaya çıkar. Kaldığı yerden devam etme arzusundadır, ortadan kaybolması ve tekrar ortaya çıkmasında bir gariplik görmemektedir.

Friendzoning (Sevdiğim kız bana abi dediğinde): Romantik ya da cinsel bir ilgi ile yakınlaşan kişiyi arkadaşlık ilişkisine mecbur bırakma. Friendzone edilen kişi arzusuna ulaşamadığı gibi hayal kırıklığı ile arzu ettiği kişiden uzaklaşmak istese de friendzone eden kişi buna da müsaade etmeyerek kendisini tam bir ara bölgede (zone) tutmaya gayret edebilir. Mesela aramayı keserse “arkadaşı olarak” alınabilir.

Benching (Son pişmanlık neye yarar): Bir partner arayışında iken “idare eder” birine denk gelen kişinin bu kişiyle ilişkiye başlamasına rağmen arayışına da devam ederek kişiyi yedekte tutması. Daha iyi bir seçeneğe denk gelmezse pişman olmaktan korunmak amacıyla uygulanır.

Stalking (Ararım seni her yerde): Bir kişinin elektronik ortamdaki bütün ayak izlerini takip ederek adım adım ne yapmakta olduğunu gözetleme. Bu kişi romantik ilgi duyulan birisi, bir sevgili, sevgilinin yakınındaki şüphe uyandıran başka birisi olabilir. Whatsapp’ta son görülme zamanından, Instagram’da beğenilen gönderiyi başka kimlerin beğendiği ile ilgili analizlere kadar çok yaratıcı yöntemlere konu olabiliyor. Twitter’da duyduğum en yaratıcı yöntem sevgilisinin telefonda son kullandığı emojiler ile kendisine en son gönderdiği emojileri karşılaştırarak kendisinden başkasına kalpli emoji gönderip göndermediğini tespit etmek olmuştu.

Breadcrumbing (Senin bana gönlün var gibi gibi): Kişinin diğerine flörtöz ama muğlak mesajlar göndererek kafa karışıklığı yaratması. Bu mesajlar net biçimde “yürüyor” olarak yorumlanamayacak kadar muğlak ama bir şüphe uyandıracak kadar da flörtöz olacak biçimde hassas bir dengeye oturtulmuştur.

Son not olarak bütün bu kavramların halen dünya genelinde ve Türkiye’deki mevcut ilişkilerin sadece bir kısmı için önem arz ettiğini ve yazının kadın meselesinin tamamen çözüldüğü gibi bir önermeyi barındırmadığını hatırlatmak isterim. Bu arada yazının geneline heteroseksist bir diskurun hakim olduğunun da farkındayım. Güç ilişkilerinin dönüşümünün heteroseksüel olmayan ilişkilere de tezahürleri olacaktır, bu konunun hakkını veremeyecek kadar kısa bu pasajla affınıza sığınıyorum.

1- Gomes, C. M., & Boesch, C. (2009). Wild chimpanzees exchange meat for sex on a long-term basis. PLoS One, 4(4), e5116.

2- Tognetti, A., Dubois, D., Faurie, C., & Willinger, M. (2016). Men increase contributions to a public good when under sexual competition. Scientific reports, 6, 29819.

3- Lewis, H. M., Vinicius, L., Strods, J., Mace, R., & Migliano, A. B. (2014). High mobility explains demand sharing and enforced cooperation in egalitarian hunter-gatherers. Nature Communications, 5, 5789.

* Başaltı: Yağlı güreşte en ağır sıklet olan baş boyundan bir önceki kategori.

YAZARIN DİĞER YAZILARI