Önder Algedik
Önder Algedik
  • oalgedik@gazeteduvar.com.tr

Bütün kömür santralleri kapatılabilir!

Salı, 3 Aralık, 2019
Bütün kömür santrallerini kapatmamız mümkün! Şimdi tasarının veto edilmesi ile bunun yolu açıldı. Ama bizler kamu politikalarını boş bırakırsak, vekiller meclisi boş bırakmaya devam ederse tersi olacaktır. Ancak şu durumu da uyarı olarak belirteyim; nasıl Bakan altı ay içinde filtre taktık diyerek termin planını kastediyorsa, arkada böyle bir söz oyunu varsa, bu vetonun arkasında da olabilir. Bunun cevabını hep beraber arayacağız, söz.

22 Kasım’dan bu yana ülkenin mevzuata aykırı termik santrallerinin çalışma “imtiyazı” üstünden enerji politikalarını konuşuyoruz. Tasarı 24 Ekim’de meclise teslim edildiğinde neredeyse hiç konuşulmadı. 1 Kasım’da komisyonda bu madde görüşüldüğünde de pek fazla kimse konuşmadı. 21 Kasım’da genel kurula geldiğinde o kadar az kişi konuştu ki, görüşmelerde bile sadece yedi vekil bu konuda söz aldı.

Tasarının içeriği bu kadar konuşulmazken sadece 36 vekilin ret oyu vermesi ülkeyi enerji uzmanı yaptı. Düşünsenize oylamaya katılanların sadece yüzde 14,2’si hayır derken bir haftadır neredeyse ülkenin tamamı hayır diyor.

Bundan daha güzel ne olabilir ki?

Ama güzeli bu yazı bittikten sonra geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tasarıyı veto ettiği haberi akşam saatlerinde açıklandı. Olmadık şey oldu. Vekillerin “zaten sayımız az, oy versek ne olur?” demelerine rağmen mecliste oy vermeyenler sayesinde oldu.

Bu yazı aslında bu haberden çok önce yazıldı. Ama dokunmuyorum. Lütfen okuyun ve aslında işin arkasındaki skandalı görün. O skandalı belki onlar biliyorlardı ve kamuoyu baskısı ile geri çektiler. Ama kesin olan şu ki bu geri adım atma başka ayak oyunları gelmeyeceği anlamına gelmesin.

GERÇEKLERİ DEĞİL, GELECEĞİ TARTIŞMAK!

Tasarının geçmesinin ardından önce bakan altı ay içinde filtrenin takılacağını açıkladı. Aslında kelime oyunu yaparak altı ay içinde sadece “iş termin planı” hazırlanacağını çaktırmadan söylüyordu. Böylece halkın öfkesini bir nebze olsun susturacaktı. Bu, kısa sürede bu fark edildi.

Ardından CNN Türk’ün termik santrallere baca filtresi takılmasının maliyetini hesapladığı o haber düştü. Açıkçası programa dair tepkiler o kadar haklıydı ki. Ama bu yaklaşım hepimizde olan bir yaklaşım. Elimizdeki somut gerçekliğe değil, geleceğe dair yeni çıkarımlar yapmak, en temel gözlemleri reddedip, araştırmayıp yeni bir matematik oluşturmak dönemin neo-liberal hastalığı.

#DİRENMATEMATİK

Haber programında 630 MW’lık bir santralin 10-12 gün kapanması karşılığında neler olacağı hesaplanmıştı. Mesela 32 bin kişinin işsiz kalacağı gibi müthiş bir çıkarımda bulunulmuş. Nasıl bir işlemle bu sonuca ulaşılmış, tam bir komedi.

Komedi ile kalsa sıkıntı yok. Bu ülkedeki çevre düzenlemelerine aykırı santrallerin çalışmaması işsizlik demekse hırsızlık serbest olsun o zaman! Hırsızlığın serbest olmamasının yarattığı istihdam kaybı da hesaplanamaz mı?

Bu tartışmayı basit bir enerji matematiği olarak görmek komik bir durum olsa da aslında devletin asli görevlerini unutmak konuyu trajik yapıyor.

KÖMÜR BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR!

Termik santrallerin bırakın filtresiz olmasını, filtreli olsa bile bir zehir kaynağı olduğu bilimsel bir gerçek ve bununla ilgili hekimlerin bir dizi çalışması var. Kömürün içinde bulunan maddelerin yanma sonrası yayılması ya da bileşenlere dönüşerek yayılması, zincirleme bir halk sağlığı tehlikesi. Hiç uzatmayacağım, Prof. Dr. Kayıhan Pala’nın 2014 yılında yayımlan “Kömürlü Termik Santrallerin Sağlık Etkileri” başlıklı çalışmasını açın ve o çalışmada Tablo-2’yi, termiklerin bacasından çıkan maddelerin sağlık ve çevre etkilerini inceleyin. Sadece bakın ve sizin için ne anlama geldiğini bir düşünün, bu bile yeter (Çalışmaya buradan ulaşabilirsiniz).

YENİ SKANDALLAR

İşin aslını konuşalım mı artık? Ortada o kadar net skandallar var ki, bunları anlamak, sorgulamak çözümü de üretebilmek demek.

Skandal 1: Çalışmayan santrale, elektrikten çok kirlilik üretenlere imtiyaz verildi.

EPİAŞ’a göre 2018’de Soma A hiç çalışmamış ve Afşin Elbistan A ise neredeyse hiç çalışmamış. Soma A 1957 model bir hurdalık. Afşin Elbistan A ise 1984 model ama filtre takılması şartı ile B santraline izin verilmişti. O zamanki ÇED kararı ne yazık ki uygulanmıyor. İşin daha kötüsü bu santraller çalışınca da durum değişmiyor. Basit bir örnek verecek olursak, Afşin-Elbistan KES 2014 yılında 13,5 milyon ton kömür yakıp 5,5 milyon MWh elektrik üretti. MTA’nın raporlarından yola çıkarak çalışıldığında bunun karşılığında 2,6 milyon ton kazan altı külü, 2,7 milyon ton da uçucu kül çıkarttığı ortaya çıkıyor. Buna 6,7 milyon ton karbondioksitin atmosfere salınmasını da ekleyin. Şimdi bu santral ne üretmiş oluyor? 5,5 milyon MWh elektrik mi? Yoksa 5,3 milyon ton kül ve 6,7 milyon ton karbondioksit ile çevre ve iklim felaketi mi?

Skandal 2: 2,5 yılda pek ceza yok.

Yasa düzenlemesinde altı ay içinde “iş termin planı” hazırlanması isteniyor. Yani proje, ihale, inşaat ve işletmeye alma gibi işlerin zamanlamasını gösteren planı altı ay içinde vereceksiniz. Bunca yıl bir filtre takmayan şirketler altı ayda planı verip “ihalesi, satın alması, sözleşmesi uzun sürer” diyerek “son altı ayda montaja başlayacağım” dese pek bir sorun yok. Hadi diyelim son altı ayda bir şey yapmasa o da sorun değil, küçük bir idari ceza ile yırtabiliyor. O da en fazla 144.400 TL’nin 20 katı. Yani bir haftalık geliri.

Eminim şirketler bu işi benden daha iyi biliyorlardır. Ama daha büyük skandal bunun ardından geliyor. Bu bilgiler bile işin nereye vardığını size anlatıyordur.

Skandal 3: 2,5 yıl değil 3,5 yıl çalışmanın önü açıldı.

Düzenleme “İş termin planındaki herhangi bir işin yapımının belirtildiği süreye göre bir yıl geciktiğinin tespiti halinde üretim tesisinin faaliyeti durdurulur” diyor. Yani 30 Haziran 2022’ye kadar açılacak. Diyelim ki siz 29 Haziran 2022’de açacaksınız. Ama açmadınız. Hem de hiç. O zaman bir yıl içinde bakanlık tesisi kapatabiliyor. Yani iktidar bir yıl daha bekleyeceğini maddede kocaman yazmış! Bize denilen 2,5 yıl erteleme, gerçekte ise 3,5 yıl erteleme var!

Ama durun, bu durum çözümü kaçınılmaz kılıyor, hepimize dayatıyor.

MÜJDE, HEPSİNİ KAPATABİLİRİZ!

Çevre mevzuatına aykırı bu santrallerin kurulu güçleri 8 bin 500 MW civarında. Türkiye’nin kurulu gücü ise ekim itibariyle 91 bin 500 MW. Ekim ayında ortalama saatlik elektrik üretimi 29 bin 581 MWh olarak gerçekleşmiş. Yani kurulu gücün yüzde 32’si yetmiş. En fazla üretim ise 2 Ekim saat 14-15 arası olmuş. 37 bin 183 MWh’lık bu üretimle kurulu gücün sadece yüzde 41’i kullanılmış . Eğer bu 8 bin 500 MW kurulu güç devreden çıkartılsaydı bu oran yüzde 45’i geçmeyecekti. Yani yedek kapasitemiz yüzde 55 olacaktı.

Bu kadar atıl kapasite varken sadece bu santralleri değil, bütün kömür santrallerini kapatmamız mümkün! Şimdi tasarının veto edilmesi ile bunun yolu açıldı. Ama bizler kamu politikalarını boş bırakırsak, vekiller meclisi boş bırakmaya devam ederse tersi olacaktır. Ancak şu durumu da uyarı olarak belirteyim; nasıl Bakan altı ay içinde filtre taktık diyerek termin planını kastediyorsa, arkada böyle bir söz oyunu varsa, bu vetonun arkasında da olabilir. Bunun cevabını hep beraber arayacağız, söz.

Grafik- Ekim ayı üretimi (kırmızı bölge), kurulu güç (sarı çizgi) ve filtresiz termik santraller kapatılsa oluşacak kurulu güç (beyaz noktalı çizgi). Aralarında kalan kısım yedek kapasiteyi göstermekte olup veriler EPİAŞ’tan derlenmiştir.

Filtresiz termik santral meselesinde derdin elektrik üretimi olmadığı ortada. Bu santraller elektrikten çok çevre ve iklim felaketi üretiyor. Ama düzenleme ile 3 kuruş ceza ile geçiştirebilecekler. Hatta 2,5 yıl değil, 3,5 yıl çalışma hakkı aldılar. Ortada üç yeni skandal var. Ama çözüm de çok kolay. Birileri kazanacak diye çevreyi, iklimi ve sağlığımızı kaybetmek yerine o santrallerin hepsini kapatabiliriz. Hem de zahmetsizce.

 

 

 


Önder Algedik kimdir?

Proje yöneticisi, enerji ve iklim uzmanı, aktivist. Çeşitli sektörlerde proje yöneticiliği yaptıktan sonra son yıllarda iklim değişikliği ve enerji alanında uzman olarak çalışmaktadır. Tüketici ve İklimi Koruma Derneği yönetim kurulu üyesi olup 350ankara.org iklim aktivist grubunun kurucularındandır. Yaptığı çalışmaları ve değerlendirmeleri daha önce Cumhuriyet Enerji'de kamuoyu ile paylaşırken, aynı zamanda yesilekonomi.com'da da yazmaktadır. Raporlarına ve arşivine http://www.onderalgedik.com/ adresinden ulaşılabilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI