YAZARLAR

Yurttan Sesler: Önce dua edip, sonra soydular!

Bursa’da 2 hırsız önce camide dua etti, sonra yardım kasasını kırarak paraları çaldı. Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Çokak köyünde 34 yaşındaki M.C. gece saatlerinde önce gök gürültüsü duydu sonra evi sallandı, sabah uyanınca evlerinin önündeki tarlada oval şekilde yaklaşık 40 kilo ağırlığında bir taş buldu.

Bursa’da camiye giren 2 hırsız, önce dua edip, ardından yardım kasasını kırarak paraları çaldı. En güzel örnekler yoruma gerek bırakmayan haberlerden çıkıyor sanki. Haberin başlığı da; kısa, öz, hayatımızın geneline ilişkin son derece alt okumaları yapılabilecek nitelikte: “Önce dua edip sonra soydular.”

Rize’nin Ardeşen ilçesinde yaşayan 107 yaşındaki Emine Özkurt, yeniden diş çıkartmaya başladı. Emine Nine Türkçe bilmediği için çevresindekilerle Lazca anlaşıyor. Aklıma 2004 yılında Karadeniz’de katıldığımız yayla turunda Lazca konuşan rehberimiz geldi. Sohbet sırasında konu bir şekilde Kürt meselesine gelince, Kürtçe konuşmanın yasaklanmasını öneren rehberimiz “Ee sen Lazca konuşuyorsun ama” dediğimde “o başka” demişti. 107 yaşında sadece Kürtçe konuşan bir nine böyle bir habere konu olur muydu, pek emin değilim.

Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Çokak köyünde 34 yaşındaki M.C. gece saatlerinde önce gök gürültüsü duydu sonra evi sallandı, sabah uyanınca evlerinin önündeki tarlada oval şekilde yaklaşık 40 kilo ağırlığında bir taş buldu. Yetkililer M.C.’nin akşam ne içtiğini araştırıyor.

Trabzon’un Ortahisar ilçesinde polis ekipleri tarafından durdurulan bir aracın yakıt deposundan kaçak bal çıktı. Tamam, bu yasak, eyvallah, kabul…Ama belli ki yakalanan en azından gerçek bal… Peki aynı günlerde TBMM kantininde sahte bal satılıyor olmasına ne dememiz gerekiyor? Muhtemelen yaratıcı denebilecek bir yöntemle kaçakçılık yapan, herkesin gözü önünde sahtekarlık yapandan daha fazla ceza alacak. Oysa belki de adam yakıt olarak benzin yerine bal tüketen inovatif bir araç üretti, ne malum?

Sivas’ta yaşayan K.K, Kanuni Sultan Süleyman’ın soyundan geldiklerini mahkeme kararı ile kanıtladıklarını söyledi. K.K. vakıf malları üzerinden herhangi bir talepleri olmadığını belirterek, “Özellikle devlet büyüklerimizin bize 'gel evladım' deyip bize sahip çıkmalarını istiyoruz” dedi. İnsanın “Bu mu talep etmemiş halin kardeşim” diyesi geliyor. Ülkemizin genel ruh halinin bozulmasında şüphesiz çok sayıda etken var ama bu tarihi dizilerin de zihinlerimizi altüst ettiği bir gerçek. K.K’ya son söz, Muhteşem Yüzyıl dizisinde Kanuni Sultan Süleyman’ın Alexandra’ya sorduğu gibi büyük, büyük dedesinden gelsin: “Nereden çıktın sen? Nereden?”

Trabzon'da balıkçılar, Karadeniz'de yeterince balık avlayamadıklarından özellikle son yıllarda yoğun bir şekilde ihraç edilen deniz salyangozuna yönelirken salyangozun, ekonomik olarak da yüzlerini güldürdüğünü belirttiler. Böylece en çok kullandığımız deyimler arasında yer alan “Müslüman mahallesinde salyangoz satmak” deyimi meşru bir zemine de oturmuş oldu. Zira “Müslüman mahallesinde” yaşamakla en çok gurur duyan illerden birinde, salyangoz gibi İslam’ın yasakladığı bir deniz ürünü ihracat amaçlı da olsa makbul duruma gelmiş durumda. Biz toplayınca ve başkasına satınca sorun yok, her şey makbul yani. Palamut, lüfer, hamsiyi kurutunca, konu ekonomi olunca her şeyi toplamak ve satmak da mübah oluyor demek ki…

Edirne’de bisikletiyle dünya turu atan turiste taş atıldı. Pippa Bacca, 2007 yılında barış mesajı vermek için gelinlik giyerek 4 Mart 2007’de Milano’dan yola çıkmıştı. Yolu Türkiye’den geçen Bacca’nın, Gebze’de korkunç bir şekilde öldürülmesi hepimizin dün gibi hafızalarında. Bu tarz vahşetleri önleyemeyen bir ülkenin vatandaşları olarak, Kanadalı Daniel Bill’in ucuz atlattığını düşünmek de yeterince utanç verici olsa gerek.

Bolu’nun Mengen ilçesinde lokanta işleten E. K.’nın yanında çalışan garson ile arkadaşı bir koyun için iddiaya girerek, şaka amacıyla Kurt’un öldüğü yönünde ilan verdi. Belediyenin ölüm anonsunu duyunca çok şaşırdığını söyleyen E.K. “İlan oldu belediyeden, E.K. vefat etmiştir’ diye. Baktım sağım, şaşırdım kaldım” dedi. Şakalarınla da ergensin Türkiye…Konya yerine Kenya’ya gidip koca bir ülkeyi yamyamlıkla itham eden Recep İvedik 6’nın gişe rekorları kırdığı toprakların düşey mizah anlayışı da bu işte…

TARİHTE BU HAFTA

Kütahya Baro Başkanı, Rasim Ozan Kütahyalı’nın, 'Kütahya ile ilgisinin olmadığını' söyleyerek suç duyurusunda bulundu. Baroların belli bir seviyede hareket etmelerini beklemek teamüldür malumunuz, Kütahya Barosu’nu işte o çıtayı efsanevi sporcu Sergey Bubka düzeyine çıkardıkları için tebrik ederiz. (23 Kasım 2017)

İstanbul Tıp Fakültesi'nde bir hemşirenin, eskiden yatakhane sorumlusu olduğu kamuya ait yatakhanede 2004'ten bu yana ailesini barındırdığı ortaya çıktı. Sadece bekar kadın hemşirelere tahsis edilen yatakhanede “Hemşiranım”; annesi, erkek kardeşi, kardeşinin eşi ve çocuklarıyla birlikte kalmış. En güzeli de hastane bahçesinde tavuk falan beslemeleri. 13 yıl boyunca hastanenin kasvetli ortamında kalmak da darlamamış demek aileyi. Kimsenin fark etmemesi hikayenin en güzel tarafı elbette, güzel bir film olabilir aslında. (21 Kasım 2017)


Azmi Karaveli Kimdir?

İletişim uzmanı. Galatasaray Lisesi’nin ardından Marmara Fransızca Kamu Yönetimi’ni bitirdi, aynı üniversitede Sinema-TV yüksek lisansı yaptı. 1993 yılında Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başladı. Televizyon programcılığının yanı sıra, özel sektörde ve iletişim ajanslarında çalıştı. Kadir Has Üniversitesi’nde iletişim dersleri verdi. Hayat Bilgisi Okulu’nun kurucuları arasında yer aldı. zete.com’da yazılar yazdı. Cumhuriyet Pazar Eki’nde Yurttan Sesler bölümünü hazırladı, zaman zaman kültür sanat sayfasında yazılar kaleme aldı. 2018 yılında gazetede yaşanan gelişmeler üzerine Cumhuriyet’ten ayrıldı. Halen kurucusu olduğu ajansta iletişim danışmanlığı yaparken, bazı STK ve siyasetçilere gönüllü destek veriyor. Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nde doktora tezini bitirmeye çalışıyor.