Obradovic'in 'küfür' hadisesi

Cumartesi, 23 Kasım, 2019
Obradovic, Avrupa basketbol tarihinin belki de en büyük koçudur. Orbradovic'in koçluğunu sorgulayacak halimiz yok ama size şunu söylemem gerekir ki Obradovic'in bugüne kadar neden NBA'de koçluk yapmamış olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum...

Aslında çok yazıldı, çizildi ve konuşuldu. Bir haftaya yakındır da medyayı meşgul ediyor. Sosyal medya da sağolsun basketbolla ilgilenen ilgilenmeyen herkesin haberi oldu. Gözleriyle izledi, kulaklarıyla duydu. Evet, konumuz Fenerbahçe Beko basketbol takımının koçu Zeljko Obradovic ve şu küfür meselesi.

Medyaya bakıyorum kaç gündür, bu işi normalleştirmeye çalışan, hatta ‘küfür etmeyi’ gayet meşrulaştırmaya çalışan büyük bir çoğunluk görüyorum. Onlara da ayrıca soruyorum; ağzınızdan çıkanları kulaklarınız duyuyor mu? Duymuyorsa doktora görünülür. Duyuyorsa şayet, sıkıntı işte o zaman daha vahim.

Ben hiç uzatmadan meselenin tam ortasından gireceğim ve son söyleyeceğimi yine en baştan diyeceğim; Obradovic’in yaptığı son derece terbiyesizliktir, başka bir şey değil. Sen kimsenin şahsına milyonların önünde küfür edemezsin.

“Takım sporlarında bu işler normaldir” ya da “O adrenalinle olur böyle şeyler” diye işi normalleştirmeye çalışan basın mensuplarının da mali ve organik bağlarının kimlerle olduğuna iyice bakıp araştırsınlar.

Bakın arkadaşlar; takım sporlarında özellikle soyunma odalarında bu tür olaylar yaşanabilir. Eski Beşiktaş futbolcusu ve menajeri, şimdiki spor yorumcusu Sinan Engin bile ekranlarda defalarca anlatmıştır, yıllar evvel Ahmet Dursun ve bir iki futbolcunun soyunma odasında Mircea Lucescu’yu dövmeye kalktığını ve zor ayırdıklarını. Keza iki yıl önce Caner Erkin ile Anderson Talisca da soyunma odasında kavga etmişlerdi. Soyunma odalarında birçok şey yaşanabilir. Küfür, sevinç, tuhaf kavgalar… O odada sadece teknik taktik konuşulmuyor herhalde. Ama orası takımın soyunma odası neticede, yani takımın mahremiyetinde olan bir yer. Amerikan basketbol veya futbol filmlerinde de görmüşüzdür koçun sinirlenip ortalığı dağıttığını ve ağır küfürler ettiğini. Kabul etmek gerekir ki bunların hepsi gerçektir, yaşanıyor yani. Ama belirttiğim gibi bunlar ancak ve ancak soyunma odasında yaşanabilir.

Sen saha kenarında yayın kuruluşunun çekim yaptığı, 15-20 bin kişinin gözleriyle şahit olduğu yerde şahsına küfür ettiğin 30-35 yaşındaki oyuncu muhtemelen çocuk çoluk sahibi biri. Ve muhtemelen eşi veya dostu hemen 1-2 sıra arkasında oturuyordur. “Ben sizin oynayacağınız basketbolun…” diye bir şey demiş olsan onu da anlayabilirim. Olabilir yani. Ama bizzat isim vererek adamın şahsına küfür ediyor olması başlı başına bir rezalettir ve bir terbiyesizliktir. Adam orada “sen ne diyorsun…” diye ayağa kalksa ve bir olay yaşansa o oyuncuyu kim haksız bulabilir? İnsanların unuttuğu bir detay var, her şeyden önce küfür etmek TCK’ye göre aynı zamanda bir suçtur.

Obradovic, Avrupa basketbol tarihinin belki de en büyük koçudur. Obradovic’in koçluğunu sorgulayacak halimiz yok. Zaten bunu sorgulamak da kimsenin haddine kalmamıştır. Ama size şunu söylemem gerekir ki Obradovic’in bugüne kadar neden NBA’de koçluk yapmamış olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. NBA’de sen saha kenarında böyle bir şey yap alenen, en başta TNT firması yani Turner Company, NBA’in yayıncı kuruluşu sana bir tazminat davası açar. Yüklü bir tazminat ödersin. Devlet sana ciddi bir kamu davası açar ki bir de kamu cezası verir. Los Angeles’ta veya New York’ta fark etmez sana iki ay boyunca çöp toplatırlar. Takımın patronu veya yöneticileri sen daha maçı tamamlamadan valizini eline verir, “Derhal bu arenayı terk edin” derler ve güvenlik güçlerinin kontrolünde arenanın minimum üç mil uzağına gönderilirsin. Unutmadan; o oyuncuların menajerleri bizdeki taklacı menajerlere benzemez, tüm güçlerini kullanırlar ve bir de onlar sana dava açarlar. Sonuçta o oyuncuların imajı ile ilgili çok büyük bir hassasiyetleri vardır. O imajları ve saygınlıkları sayesinde milyon dolarlık sponsorluk sözleşmelere imza atıyorlar.

Obradovic’e dönecek olursak… Akşam eve döndüğünde, görüntüleri gördüğünde muhtemelen “Ne yaptım ben?” diye kendi kendine bir özeleştiride bulunmuştur diye düşünüyorum. Sonuçta Obradovic’in yaşında ve seviyesindeki birinin görüntüleri görmesi üzerine “Oh ne iyi yaptım” diyecek hali yok herhalde. Ama bu saha kenarında yaptığı hatayı yok sayamaz elbette. Benim asıl takıldığım konu Obradovic değil esasında. Yahu olabilir, herkes hata yapabilir. Bu terbiyesizliktir ama insanlar hata yapabilir. Benim kabul edemediğim bunu meşrulaştırmaya çalışan ve kamuoyununu yanlış yönlendiren yorumcular, basın mensupları, vesaire.

Her ne koşulda olursa olsun ‘küfür etmek’ normalleştirilemez, meşrulaştırılamaz. Grigory Petrov’un bir sözüyle kapatalım konuyu artık; “Kaba küfürlerle konuşmak, köpek ulumasından daha kötüdür. Küfür etmek medeniyetsizliğin belirtisidir. Eğer yiğitliğinizi göstermek istiyorsanız, bunun için daha asil çözümler bulunuz.”


Ara Gözbek kimdir?

Yayın hayatına 2005'te üniversite radyosu CIU FM'de başlayan Ara Gözbek aralıksız üç sene İngilizce ve Türkçe yayınlarla canlı radyo programı hazırladı ve sundu. 2005'te CNN Türk'te Frekans programında yapım asistanı ve muhabir olarak görev aldı. Gazeteciliğe ilk olarak 2006'da BirGün gazetesinde adım attı. BirGün'de Pazar eki ve spor bölümlerinde 400'den fazla makale yayınladı, ardından Türkiye'nin en çok takip edilen spor haber sitesi sporx.com yazarlığa devam etti. 2007 yazında staj yaptığı TRT'de “NBA Europe Live” adı altında NBA'in uluslararası projesinde TRT'yi NBA muhabiri olarak temsil etti. SporX TV'de “NBA ARA'SI” programını yaptı. Bunların dışında Taraf gazetesi, tempo24.com.tr ve birçok sitede makaleleri ve haberleri yayınlandı. Döneminde çok popüler bir radyo olan Metro FM'de pek çok programa konuk ve yorumcu olarak katıldı. sokaksesi.com sitesinin ve Android ile Apple'larda uygulaması da olan Sokak Sesi Radyosu'nu kurup burada uzun bir süre “underground” radyo yayınları yaptı. Halen Gazete Duvar'da yazmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI