Biz çoktan yola çıktık: EURO 2020

Cumartesi, 16 Kasım, 2019
Şenol Güneş'e ve bütün futbolculara, malzemecisinden masörüne kadar bu işte emeği geçen herkese teşekkür borçluyuz. Ama 20 puan kazandıkları için değil, kalplerimizi yeniden kazandıkları için.

Türkiye, dün gece oynanan İzlanda maçının ardından EURO 2020 biletini garantilemiş pozisyondadır. İlk defa mı bir Avrupa Şampiyonası’na katılıyoruz? Elbette, hayır ama bu şekilde sanırım ilk defa. “Bu şekilde” kavramını açmak gerekir tabii ki ancak; açmadan önce şunu çok net olarak belirtmek istiyorum; çok büyük bir iş başarıldı.

Türkiye, şu an itibariyle H grubunda 20 puanla ikinci sırada. Dokuz maçta altı galibiyet, iki beraberlik ve sadece bir yenilgi almış durumda. Son dünya şampiyonu Fransa’dan da dört puan almış olduğunu unutmayalım. İlk İzlanda maçını kazanabilmesi durumunda grubu muhtemelen lider bitirecekti.

Ben çok açık konuşacağım. 30 yıldır futbolu takip ediyorum. İşimiz gereği de tarihi çok iyi biliyoruz. Bir şampiyonaya böyle elimizi kolumuzu sallayarak gittiğimizi hatırlamıyorum. Bu denli puan toplayarak grubun zirvesinde yer aldığımızı hiç görmedim. Genelde oynadığımız gruplarda son dört maç kala şu söylemlere tanıklık ederdik: “Şu, şunu yenerse, bu bununla berabere kalırsa, biz kazanırsak, o takım da kazanırsa belki gidebileceğiz. Tabii bir de baraj maçını kazanırsak…” Toplum olarak ‘matematik uzmanı’ olduk ‘çok bilinmeyenli’ denklemler hesaplayarak. Hiçbir zaman aktarmasız, direkt bir bilet alamamıştık. Hep sancılı gerçekleşti, turnuva yolculuklarımız. ‘Bu şekilde’ başlığının bir bölümü bu.

Diğer bir bölümüne geçecek olursak; öncelikle başta Teknik Direktör Şenol Güneş’e ve futbolcu grubuna çok teşekkür ediyorum. Tesadüfsüz, emekleriyle 20 puan aldıkları için ve mütevazı ve samimi kaldıkları için.

Şenol Hoca’ya özellikle parantez açmak istiyorum. İki yıl önce Milli Takımı’yla küs olan Türk halkını yeniden Milli Takımı’yla barıştırdığı için bence hepimizin Şenol Güneş’e gerçek bir teşekkür borcu var. İki sene öncesine kadar Milli Takım’ın maçlarının gününü, saatini hatta hangi kanalda yayınlanacağını bile bilmiyorduk. Daha doğrusu ilgilenmiyorduk. Diziler, diğer TV şovları milli maçların önüne geçiyordu. Ama şimdi yeniden herkes stadlara koşmaya başladı, ekranlarının başına kilitlenmek için yerlerini aldı.

Sevgili arkadaşlar bakın şuraya dikkat; bizim öyle kameralara bakıp sırıtan laubali suratlara, “Bu ülkeye canımız feda” veya “Biz bitti demeden bitmez” gibi altı boş ve hamaset kokan büyük sözlere ihtiyacımız yok. Ne gerek var böyle büyük sözlere? Bizim istediğimiz sahada mücadele, yüzlerde samimiyet ve en nihayetinde futbol izlemek. Kendi renklerimizi yeşil çimlerde görmek.

Bu Milli Takım bir zamanlar İngilterelere 8-0 yenilirdi. İlk tacı attığımızda ekranların başında alkış koparırdık. Bir Doğu Almanya’yla berabere kalınırdı, Türk basını ‘Almanya zaferi’ zaferi diye üç gün manşet atardı. O zamanlar bir UEFA kupamız da yoktu, Dünya üçüncülüğümüz de. Ama bu insanlar severlerdi takımlarını. Çünkü samimilerdi. Sempatik gelirdi bize kendi oyuncularımız. Üç sene önceki takımımızın imajını düşünün bir de. Ta uzak diyarlarda turnuva esnasında takip ettiğimiz haberler prim kavgalarıydı. O konuda daha fazla detaya girip sinirlerimi bozmak istemiyorum.

O yüzden tekrar söylüyorum başta Şenol Güneş’e ve bütün futbolculara, malzemecisinden masörüne kadar bu işte emeği geçen herkese teşekkür borçluyuz. Ama 20 puan kazandıkları için değil, kalplerimizi yeniden kazandıkları için. EURO 2020 biletini aldık, yola çıktık. Hem de bu sefere direkt bilet, aktarmasız değil. Hesap makinelerimizi kenara bırakalım bu kez ve rahat rahat yazı bekleyelim.


Ara Gözbek kimdir?

Yayın hayatına 2005'te üniversite radyosu CIU FM'de başlayan Ara Gözbek aralıksız üç sene İngilizce ve Türkçe yayınlarla canlı radyo programı hazırladı ve sundu. 2005'te CNN Türk'te Frekans programında yapım asistanı ve muhabir olarak görev aldı. Gazeteciliğe ilk olarak 2006'da BirGün gazetesinde adım attı. BirGün'de Pazar eki ve spor bölümlerinde 400'den fazla makale yayınladı, ardından Türkiye'nin en çok takip edilen spor haber sitesi sporx.com yazarlığa devam etti. 2007 yazında staj yaptığı TRT'de “NBA Europe Live” adı altında NBA'in uluslararası projesinde TRT'yi NBA muhabiri olarak temsil etti. SporX TV'de “NBA ARA'SI” programını yaptı. Bunların dışında Taraf gazetesi, tempo24.com.tr ve birçok sitede makaleleri ve haberleri yayınlandı. Döneminde çok popüler bir radyo olan Metro FM'de pek çok programa konuk ve yorumcu olarak katıldı. sokaksesi.com sitesinin ve Android ile Apple'larda uygulaması da olan Sokak Sesi Radyosu'nu kurup burada uzun bir süre “underground” radyo yayınları yaptı. Halen Gazete Duvar'da yazmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI