Los Angeles'ta iç savaş: Lakers vs Clippers

Cumartesi, 9 Kasım, 2019
Bu sezonun NBA şampiyonu Batı Konferansı'ndan çıkacaktır. Her şey bütün planlara göre giderse eğer kokuyu şimdiden alabiliyoruz. NBA şampiyonu Los Angeles'taki 'iç savaş'tan çıkacaktır. Kemerlerinizi şimdiden bağlayın. Enteresan bir hikaye bizi bekliyor.

Los Angeles Lakers ve Los Angeles Clippers sadece aynı şehrin iki takımı değil, aynı zamanda aynı evde yaşayan iki üvey kardeş durumundalar. Maçlarını aynı arenada oynuyorlar, Staples Center’da. Bu iki takımın adresleri aynı olabilir ama yolları tamamen ayrı diyebiliriz. Biri Hollywood kültürünü taşıyor. Havalı, yakışıklı ve başarılı. Formasını her zaman NBA tarihinin en büyük yıldızları giydi. Diğeri ise herhangi bir başarısı olmadığı için şehrin öteki takımı tabir-i caizse ‘üvey evladı’dır. Yolları hep ayrıydı, evet ama bugüne kadar. Bu senenin sonunda şampiyon belki de ‘Los Angeles Derbisi’nden çıkacak.

Lakers, NBA tarihinin en büyük takımıdır. Özellikle modern zamanları düşünürsek ligi her dönem domine etmiştir. NBA tarihinin en büyük yıldızları Hollywood takımının altın-mor formasını giymiştir. NBA logosundaki Jerry West bile Lakers’ın oyuncusuydu. Wilt Chamberlain, Kareem Abdul-Jabbar, Magic Johnson, Shaquille O’Neal, Kobe Bryant… Lakers’ta oynayan oyuncular da çok havalıydı. Lakers, yarıştan koptuğu yılların ardından 2018 yazında LeBron James’i kadrosuna kattı ve bir anda yeniden ligin popüler takımı haline geldi. Haberlerde hep ilk sıraya yükseldi bir anda. Bu yaz da beklenen oldu ve Anthony Davis’i eklediler kadroya. Dwight Howard derken yavaş yavaş nükleer bir takım olabileceklerinin sinyalini verdiler.

Clippers tarihinde ise gerçek bir efsane yok diyebiliriz. Hep ‘öteki takım’ olarak adlandırılan Los Angeles’ın kırmızı-mavi-beyazlı takımı bu yaz çok ilginç girişimlerde bulundu. Toronto Raptors’u şampiyon yapan ve belki de mevcut düzende kimilerine göre ligin en önemli oyuncusu Kawhi Leonard’u kadrolarına kattılar. Bir de yanına ligin yine çok etkin ve çok yönlü oyuncularından Paul George’u ekleyince Clippers bir anda yarışçı takıma dönüştü. Yıllarca ligin ‘Loser’ (kaybeden) takımı olarak görülen Clippers’ın bir gün gelip böyle hamle yapacağını kimse düşünmemişti esasında. Bu hamle Batı Konferansı’ndaki dengeleri alt üst etti diyebiliriz.

Düşünsenize son 5 yılı domine eden Golden State Warriors’ta Kevin Durant çekti gitti Brooklyn Nets’e. Ki Kevin Durant geçtiğimiz Haziran ayında aşil tendonundan sakatlanana kadar bence ligin en büyük nükleer silahıydı. Üstüne de Klay Thompson’ın sakatlığı gelince herkesin bakış açısı değişti. Geçtiğimiz günlerde Steph Curry de elini kırarak sakatlandı. Yani Batı’nın en güçlüsü Warriors bir anda playoff dışı kalabilir bu sezon. Güç dengeleri değişince belki de Batı Finali oynayan Portland Trailblazers, üst sıralardan uzak kalacak. Houston Rockets, önemli bir hamle yaptı yapmasına ama hala ligin ‘kapalı kutu’su diyebiliriz. Sonuçta Russell Westbrook ile James Harden aynı beşte oynatmak ‘Rus Ruleti’ oynamak gibi bir şey. Şimdi bütün bunları neden anlattık? Yani bunun Clippers ve Lakers ile ne alakası var? Bence tamamen Los Angeles şehrini ilgilendiriyor bu konu.

Lakers bu tür işlerde daha tecrübeli evet ama Clippers için daha iyi bir haber anlamına geliyor bütün bunlar. Sonuçta belirli bir yatırım yapıyor, bütün yumurtaları tek bir sepete dolduruyorsunuz. Diğer takımların bu durumları, diğer takımlardan kastımız geçtiğimiz yılın yarışmacı takımları bunlar, şimdi onların yarışmacı kimliklerini yitiriyor olmaları playoff’larda olası bir eşleşmeyle Los Angeles derbisi gerçekleşirse belki de bu ‘erken NBA Finali’ anlamına gelecektir.

Lakers’ın şampiyon olması durumunda yazılacak hikaye üç aşağı beş yukarı belli gibi. “Mekanın sahibi geri döndü” kıvamında başlıklar atılacak, yazı dizileri hazırlanacaktır. Clippers’ın şampiyon olması durumunda ise çok ilginç bir hikayeye dönüşecektir. Tarihinde ilk defa Clippers şampiyon olacaktır bu bir. İki; Clippers, Lakers’ın yarışmacı olduğu bir ligde şampiyon olacaktır. Üç; Lakers’ın yeniden tahtına oturmasına engel olacaktır.

İşin bir de LeBron James tarafı var tabii ki. Kariyerinde 9 NBA finali görüp sadece 3 şampiyonluk kazanabilmiş olması onu yeterince eleştirmelerine yetiyordu. Kawhi Leonard, Clippers’ı şampiyon yaptığı takdirde 3 NBA finalinde 3 şampiyonluk kazanmış olacaktır. Yetmedi, bir de bunu 3 farklı takımla başarmış ilk oyuncu olacaktır. Robert Horry, bunu daha önce başarmıştı ama o yardımcı bir takım oyuncusuydu. Bizim kastettiğimiz takımın MVP’si yani en değerli oyuncusu olarak başarmak. Bütün bu senaryoları ileriki günlerde çokça masaya yatırıp tartışacağız.

Takımların genel durumlarından da bahsedelim biraz. Lakers’ın her anlamda ‘daha güçlü’ bir takım, Clippers’ın ise ‘daha iyi’ bir takım olduğu kanaatindeyim. Clippers’ın ne oynadığı belli. Vitesi kaçta olursa olsun en azından bir oyun bulmuş ve oynuyor olmaları önemli. Ama bunu seviye olarak daha kaç vites yukarı taşıyacakları da önemli. Bunu da ancak ileride görebileceğiz. Lakers’ın ise durumu biraz daha karışık. Lakers’ın, oyun olarak ne oynadığı belli bile değil. Sanki oyuncular kafalarına göre takılıyorlar gibi bir hava var maçlarda. Ama LeBron James ve Anthony Davis istedikleri zaman o kadar etkili olabiliyorlar ki bir vites bile attıklarında rakiplerine bir anda üstünlük sağlayabiliyorlar. Keza Lakers şu anda 7 maçta 6 galibiyetle Batı Konferansı’nın zirvesinde. Lakers’ın zayıf halkası aslında aynı zamanda en güçlü halkası yani LeBron James.

NBA kariyerinde 17. sezonuna girdi ve ilk kez geçen sezon sakatlanmıştı. Kariyeri boyunca sakatlanmayan LeBron’un ilk sakatlığı ilerleyen yaşında yaşaması da önümüzdeki günler için bir hayli risk taşıyor. Buradaki soru şu; LeBron ne kadar sağlıklı kalabilecek? Bütün sezon sağlıklı kalırsa, sakatlanmazsa Lakers belli ki Haziran ayını görecektir. Ama sakatlanırsa bütün hayaller suya düşer ve Lakers tepetaklak bir çıkmaza doğru sürüklenir.

Bunu buraya yazıyorum; sonra “dememişti” demeyin. Bu sezonun NBA şampiyonu Batı Konferansı’ndan çıkacaktır. Her şey bütün planlara göre giderse eğer kokuyu şimdiden alabiliyoruz. NBA şampiyonu Los Angeles’taki ‘iç savaş’tan çıkacaktır. Kemerlerinizi şimdiden bağlayın. Enteresan bir hikaye bizi bekliyor.


Ara Gözbek kimdir?

Yayın hayatına 2005'te üniversite radyosu CIU FM'de başlayan Ara Gözbek aralıksız üç sene İngilizce ve Türkçe yayınlarla canlı radyo programı hazırladı ve sundu. 2005'te CNN Türk'te Frekans programında yapım asistanı ve muhabir olarak görev aldı. Gazeteciliğe ilk olarak 2006'da BirGün gazetesinde adım attı. BirGün'de Pazar eki ve spor bölümlerinde 400'den fazla makale yayınladı, ardından Türkiye'nin en çok takip edilen spor haber sitesi sporx.com yazarlığa devam etti. 2007 yazında staj yaptığı TRT'de “NBA Europe Live” adı altında NBA'in uluslararası projesinde TRT'yi NBA muhabiri olarak temsil etti. SporX TV'de “NBA ARA'SI” programını yaptı. Bunların dışında Taraf gazetesi, tempo24.com.tr ve birçok sitede makaleleri ve haberleri yayınlandı. Döneminde çok popüler bir radyo olan Metro FM'de pek çok programa konuk ve yorumcu olarak katıldı. sokaksesi.com sitesinin ve Android ile Apple'larda uygulaması da olan Sokak Sesi Radyosu'nu kurup burada uzun bir süre “underground” radyo yayınları yaptı. Halen Gazete Duvar'da yazmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI