NBA'de değişenler ve öngörüler

Cumartesi, 26 Ekim, 2019
İleride “Ben demiştim” diyebilmek adına şimdilik size şunu söyleyebilirim: Doğru sıralamalarda girdikleri takdirde Batı Konferansı'nı iki Los Angeles takımı oynayacaktır ve çok büyük ihtimalle şampiyon Batı Konferansı'ndan çıkacaktır.

Yine mevsimlerden sonbahar ve yine NBA’de sezon başladı. En son haziranda sahne alan NBA Finali müthiş bir sürprizle sezona veda etmişti. Kanada temsilcisi, ‘kuzeyin takımı’ Toronto Raptors, ligin son yıllardaki dominant takımı Golden State Warriors’u NBA Finali’nde alt ederek tarihinde ilk kez şampiyonluk yaşamıştı. Üzerinden sadece dört ay geçmiş olabilir ama NBA, haziranda bıraktığımız gibi değil. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Peki bu sezon bizi neler bekliyor? Hazır maratonun en başındayken hem birtakım değişimlerin üstünden geçelim hem de birkaç detaya parmak uçlarımızla dokunarak öngörülerde bulunalım istedik. Evet, açma germe hareketlerine başlayabiliriz.

Yeni başlayanlar için; NBA, iki konferanstan oluşuyor bildiğiniz gibi. Doğu Konferansı ve Batı Konferansı. İki konferansta 15’er takım olmak üzere toplamda 30 takım vardır. İki konferansta ilk sekizer toplamda 16 takım normal sezonun sonunda playoff’lara kalmaktadır. Şimdi özellikle parantez açmamız gereken hususlara geçelim.

Beni yıllardır okuyanlar alışmıştır; her zaman keskin iddialarda bulunurum ve genel anlamda pek yanıldığım görülmemiştir. Yine her zaman olduğu gibi iddialı bir öngörüde bulunacağım. Geçen sezon Batı Konferansı Finali’ni Golden State Warriors ile Portland Trailblazers, Doğu Konferansı Finali’ni ise Milwukee Bucks ve Toronto Raptors oynamıştı. Yani bu diğer bir anlamda ‘Final Four’dur yani ‘son dört’. Şimdiden söylüyorum: Bu dört takımın hiçbiri bu sezon son dörtte yer almayacak. Şu var; playoff’lara girilen sıra itibariyle kolay eşleşme şansı ile belki biri yer alabilir. Ama dördü de yer almazsa benim için hiç de sürpriz olmayacak. Peki nasıl oluyor? Yani NBA’de dengeler bu kadar radikal anlamda nasıl değişebilir? İnsanın aklı gerçekten alamayabilir ilk görüşte ama adım adım bu konunun içine dalacağız. Parçaları ben ortaya koyacağım, siz de muhtemelen birleştireceksiniz.

Belki de her şey 2018 yazında başladı. NBA’in en flaş takımlarından Los Angeles Lakers, yıllardır şampiyonluk yarışında değil. Özellikle Kobe Bryant’ın basketbolu bırakmasının ardından Hollywood’da basketbolun ışıkları gerçek anlamda söndü diyebiliriz. NBA için Lakers’ın yarışta olmaması reytingleri ciddi manada etkilemiştir. Çünkü global pazarda Lakers, NBA’in en popüler iki takımından biri diyebiliriz. O yüzden 2018 yazında LeBron James’in Los Angeles şehrine taşınması ve Lakers forması giymesi bu operasyonun ilk adımıydı. Yanına o dönem takımın pozisyonu itibariyle ikinci bir starı getiremedi ve yine proje yarım kaldı. Şimdi ise beklenen imza attırıldı ve ligin en önemli uzunlarından biri Anthony Davis, Lakers forması giydi.

Los Angeles’ın tabiri caizse ‘üvey evladı’ yani ‘öteki takım’ı Clippers ise müthiş bir operasyon yaptı; ligin en elit oyuncularından ikisini kadrosuna kattı. Paul George ve Kawhi Leonard. Kawhi Leonard, geçtiğimiz sezon sözleşmesinin son yılını tamamlamak için gittiği Toronto Raptors’u şampiyonluğa taşıdı. Evet ve Toronto Raptors forması giymiş her star gibi o da Toronto’yu terk etti gitti. Tıpkı Tracy McGrady, Vince Carter, Chris Bosh gibi. O yüzden ligin dengesi bir anda alt üst oldu. Bu sezon oynanacak ‘Los Angeles derbileri’ NBA tarihinde ilk kez anlam kazanacak diyebiliriz. Bu bölümde şampiyon olan Toronto Raptors’un konferans finaline neden kalamayacağını da çözmüş olduk bir bakıma.

Son beş yılın finalisti ve son beş yılda üç kez şampiyonu Golden State Warriors da bu sezon Konferans Finali göremeyecektir. Geçen NBA Finali’nde süper yıldız Kevin Durant sakatlanmasaydı belki de bugün başka bir hikaye yazıyor olacaktık. Çünkü o zaman Warriors şampiyon olacaktı. Kevin Durant, skor anlamda Warriors’un hatta belki de NBA’in ‘nükleer silah’ı konumundaydı. Aşil tendonu koptu ve birkaç ay basketboldan uzak kalacak gibi gözüküyor. Bu yaz Kevin Durant da takımından ayrılanlar listesinde yer alıyor. O da Doğu Konferansı’nın yolunu tuttu ve Brooklyn Nets’e imza attı.

Brooklyn Nets ise tıpkı Clippers gibi tarihi bir hamle gerçekleştirdi. Hem ligin ele avuca sığmaz yıldızlarından Kyrie Irving’i kadrosuna kattı hem de Kevin Durant’ı. Tabii Kevin Durant’ın ne zaman ve hangi seviyede geri dönüş yapacağı çok belirleyici olacaktır. Döndüğünde yine bir sayı makinesi gibi forma yakaladığı takdirde Nets, Doğu Konferansı Finali’nin bir numaralı adayı olacaktır. Yani Toronto’nun son dörde kalamayacağını söylüyorsak bunda sadece takımlarının ana parçasını yitirmeleri değil, konferanstaki rakiplerinin hamlelerinin de rolü vardır.

Geçen sezon Batı Konferansı Finali’ni her ne kadar Golden State Warriors ve Portland Trailblazers oynamış olsa da gerçek konferans finali erken oynanmıştı. Erken Konferans Finali yarı finalde Golden State Warriors ve Houston Rockets arasında oynandı. Houston’da bütün sezon yükü omuzlayan süper yıldız James Harden, playoff’larda biraz düşüş yaşayınca, takımında yardımcı oyuncu pozisyonunda skor yükü çekebilecek başka bir oyuncu olmadığından elenmesi kaçınılmaz oldu.

Houston da bu yaz boş durmadı ve bir hamle yaptı. Kadrosuna takasla ligin bitirim oyuncusu Russell Westbrook’u kattı ve şimdi bence ligin en kapalı kutusu kıvamında diyebiliriz. Russell Westbrook, topla çok oynayan bir oyuncudur ve bu yüzden çok eleştirilir kariyeri boyunca. James Harden da topu eline alınca vermek bilmeyen ve kendi başına skor üretmeye alışmış bir oyuncu kategorisinde yer alıyor. Şimdi bu ikili Houston takımını ya olduğundan daha beter yapacaktır ya da durdurulamaz bir takıma dönüşecektir. Houston Rockets, bu anlamda ligin en kapalı kutusudur.

Önümüzdeki haftalarda adım adım başka detaylara gireceğiz muhakkak. İleride “Ben demiştim” diyebilmek adına şimdilik size şunu söyleyebilirim: Doğru sıralamalarda girdikleri takdirde Batı Konferansı’nı iki Los Angeles takımı oynayacaktır ve çok büyük ihtimalle şampiyon Batı Konferansı’ndan çıkacaktır. Bizim temennimiz yine heyecanlı bir sezon olması ve sabahlara kadar uykusuz kalmamız.

 

 


Ara Gözbek kimdir?

Yayın hayatına 2005'te üniversite radyosu CIU FM'de başlayan Ara Gözbek aralıksız üç sene İngilizce ve Türkçe yayınlarla canlı radyo programı hazırladı ve sundu. 2005'te CNN Türk'te Frekans programında yapım asistanı ve muhabir olarak görev aldı. Gazeteciliğe ilk olarak 2006'da BirGün gazetesinde adım attı. BirGün'de Pazar eki ve spor bölümlerinde 400'den fazla makale yayınladı, ardından Türkiye'nin en çok takip edilen spor haber sitesi sporx.com yazarlığa devam etti. 2007 yazında staj yaptığı TRT'de “NBA Europe Live” adı altında NBA'in uluslararası projesinde TRT'yi NBA muhabiri olarak temsil etti. SporX TV'de “NBA ARA'SI” programını yaptı. Bunların dışında Taraf gazetesi, tempo24.com.tr ve birçok sitede makaleleri ve haberleri yayınlandı. Döneminde çok popüler bir radyo olan Metro FM'de pek çok programa konuk ve yorumcu olarak katıldı. sokaksesi.com sitesinin ve Android ile Apple'larda uygulaması da olan Sokak Sesi Radyosu'nu kurup burada uzun bir süre “underground” radyo yayınları yaptı. Halen Gazete Duvar'da yazmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI