Onur Salman
Onur Salman

Senin kas yığını dediğin Türkiye’nin aydınlık geleceği

Pazar, 18 Ağustos, 2019
Neticede dünyaya dönmeye başladığından bu yana güzellik iki anlamda hep sıkıntı oldu. İlki sadece kadınlar üzerinden bir tanımlama yaparak kadınları metalaştırması diğeri ise öznel olan güzellik tanımını dünya genelinde bir kalıba çevirme çabası. Güzellik salt bir dış görünüşe ve kadın figürüne indirgendiği için aslında sorun büyük. Özellikle de kadın sporcular için.

Güzellik nedir? Türk Dil Kurumu’na göre güzellik, estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Peki, gerçekten güzelliğin tam bir tanımı var mı? Aslına bakarsanız güzelliğin tam bir tanımı yok. Güzellik tarihsel devinimi olan, zamana, bölgeye, geleneklere göre değişiklik gösteren bir kavram. Sübjektif bir kavram olarak güzellik her kişi için farklıdır. Yani aslen güzelliği sabit bir şey olarak göstermek imkansız. Buna karşın tarihten bu yana güzellik kavramı hep kadınlarla özdeşleşik yaşamıştır. Dolayısıyla da her dönemde bir global güzellik tanımı var olagelmiştir. Güzellik dış görünüşe sabitlenmiş ve tüm dünya belki de asırlardır bu fikrinden vazgeçmemiştir.

Mesela bundan 3000 yıl Antik Mısır’da ince ve uzun görünmek çok önemliydi. O yıllarda güzellik simetrik yüz hatları olarak kodlanmıştı. Antik Yunan’da da ana belirleyici etmen kadınlardı. Bu kez daha kilolu ve dolgun kadınlar genel geçer güzellik tanımının kendisi oldu. Rotayı Asya’ya çevirdiğimizde bu kez iri gözler ve küçük ayaklı kadınlar primadonna oluyordu. 18. yüzyıldan bu yana mirasımız ise zayıflık. Yani üretilen 90-60-90 kadınlar.

GÜZEL SADECE KADIN MI?

Neticede dünyaya dönmeye başladığından bu yana güzellik iki anlamda hep sıkıntı oldu. İlki sadece kadınlar üzerinden bir tanımlama yaparak kadınları metalaştırması diğeri ise öznel olan güzellik tanımını dünya genelinde bir kalıba çevirme çabası. Güzellik salt bir dış görünüşe ve kadın figürüne indirgendiği için aslında sorun büyük. Özellikle de kadın sporcular için. Genel geçer güzellik kavramına uymakla değil, sportif olarak hedeflerine ulaşmak için programlanmış bir anatomik yapı, dünyanın güzellik kavramına -ne kadar doğru olduğu ve ne kadar gerçeği yansıttığı sizin takdirinizde- çoğu zaman uymaz. Türkiye artistik jimnastiğinin yıldızı Tutya Yılmaz’da olduğu gibi. Kadın değil insan güzelliğine önem gösterenlerin yüreğini burkan bir sosyal medya paylaşımı yaptı Tutya. Yaptığı spor nedeniyle vücudu, dünyanın güzellik standartlarına uygun değildi. En azından çevresindeki herkes de onu buna inandırmış gibiydi.

O sebeple sevdiği birçok fotoğrafı paylaşmaktan kaçındığını itiraf eden Tutya, bir paylaşımına gelen ‘Güzellik’ yorumu sonrasında hem kendisine hem de hepimize içten bir tanım yaptı. Dedi ki Tutya: “Bugün bu fotoğrafın altına başka şeyler yazmayı planlamıştım fakat hikâyelerimden birine gelen densiz bir yorum üzerine fikrimi değiştirdim. Bir genç kız olarak söylemek istediğim bazı şeyler var. Ben bir sporcuyum ve yaptığım spor gereği vücudum normal bir bireye göre daha kaslı! Bu, zaman zaman benim de takıldığım bir konu; hatta fazla kaslı çıktığım birçok kareyi de koymuyorum.”

SEN TAKILMA TUTYA

“Bugün bu fotoğrafı paylaşmadan önce, çok kaslı durduğumu düşündüm ve fotoğrafı ne kadar sevsem de paylaşmaktan çekindim. Çok sevdiğim ve fikrine güvendiğim birkaç kişiye fotoğrafı attım ve yorumlarını sordum. Çünkü her ne kadar takmıyorum bu tür yorumları desem de zaman zaman insanın kalbini kırılıyor, çünkü nihayetinde ben de bir insanım… Sonra bir karar aldım ve bundan sonra kim ne derse desin kafama takmayacağım. Bu kendime verdiğim değerli bir söz.

Çünkü ben buyum ve ben kendimi bu halimle seviyorum. Senin “Kas Yığını” dediğin şey benim 16 yıllık emeğim, gözyaşım, döktüğüm ter, harcadığım emek, kaçırdığım mezuniyetim ve yazamadığım bir dünya şey…

Senin “Kas Yığını” diyerek küçümsemeye çalıştığın şey benim başarı hikayem… Kimin ne dediği, vücudum hakkında ne düşündüğü umurumda değil. Çünkü kendimi seviyorum, kendime ve emeğime saygı duyuyorum.

Bunu buraya yazıyorum, çünkü beni örnek alan çok sayıda insan var. Ve onlara öz güvenin, kendini sevmenin, “elalemi” takmamanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istedim. Kendinizi sevin arkadaşlar, çünkü kendini seven herkesi, her şeyi sever…”

BİR SPORCUDAN DAHA FAZLASI

Yani birçok yarışmada başaramazsın diyenlere inat Avrupa ve dünyada önemli turnuvalarda başarılara imza atan Tutya Yılmaz, bu kez de güzellik ahkamı kesenlere ders verdi. Ama daha da önemlisi kendisine dayatılmaya çalışılan önce şeye isyan ederek kendi yolunu bulan Tutya, dünyaya dayatılan ve kendisinin de farkında olmadan girdabında kaldığı güzellik tanımına da isyan etti. Bir madalya daha taktı Tutya Yılmaz. Belki de en önemli ve özel madalyasını taktı boynuna. Çünkü önce kendi kalıbını kırdı, sonra tabulara diklendi en önemlisi de başkalarının yargılarıyla yaşamaya alıştırılmış kim varsa ‘Yapmayın’ dedi. Hanımlar beyler, Tutya Yılmaz henüz 20 yaşında bir genç kız. Türkiye’nin en önemli sporcularından biri. Ama artık o bir sporcudan daha fazlası.


Onur Salman kimdir?

Basına 2006 yılında Cumhuriyet gazetesinde stajyer olarak adım attı. İki aylık staj ve Cumhuriyet’in spor ekindeki yazılarda sonra Eurosport Türkiye’de spiker ve editör olarak çalıştı. 2009 yılında Radikal gazetesine editör olarak geçerken, Eurosport’ta da yarı zamanlı spikerlik yapmaya devam etti. Medya macerasına 2012-2016 yılında Hürriyet’te devam etti. 2016 yazından beri Gazete Duvar’da çocukluk hayalini sürdürüyor. Köken Eurosport olunca tahmin etmesi kolay. Asıl ilgi alanı ‘başka sporlar.’

YAZARIN DİĞER YAZILARI