TBT104: Hido'nun kaçan yüzükleri

Cumartesi, 17 Ağustos, 2019
Bugün basketbolla ilgilenen kime sorsanız “Hido'nun şampiyonluğa en fazla ne zaman yaklaşmıştı?” diye alacağınız cevap hep aynı olur. Orlando Magic ile 2009 NBA Finalleri'nde. Aslında bu cevabı verenler yanlışmış oluyorlar. Hido, 2009 NBA Finalleri'nde şampiyonluğa gerçekten çok yaklaşmıştı ama daha yakın olduğu an da vardı daha öncesinde.

O muhtemelen Türk Basketbol Tarihi’nin gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu. Kimileri tarafından bu yüksek sesle söylenmese de O’nun kariyerine ve oynadığı oyuna şahit olanlar bu gerçeği çok net bilir. Hidayet Türkoğlu, en parlak NBA kariyerine sahip Türk basketbolcudur, burası kesin. Halbuki Mehmet Okur’un bir şampiyonluk yüzüğü ve bir All-Star oluşu vardır. Peki Hido’nun müthiş bir NBA kariyerinde neden bir şampiyonluk yüzüğü yoktur? Bu haftaki TBT köşemizde konumuz bu. Çünkü birileri bunu anlatmalı ve hatırlatmalı.

Önce şuradan başlayalım; Delikanlı adam, doğru zamanda doğru yerde olan mıdır? Yoksa Kaybedenler Kulübü filminde Kaan Çaydamlı’nın dediği gibi midir? “Delikanlı adam doğru zamanda doğru yerde olmaz kardeşim. Sıkıyorsa yanlış zamanda doğru yerde ol bakalım. Hele bir de doğru zamanda yanlış yerde…”

Şunu söyleyebiliriz ama; başarının anahtarı, özellikle spor dünyasında doğru zamanda, doğru yerde ve doğru insanlarla olabilmek. Çünkü NBA tarihini şöyle düşündüğünüzde şampiyonluğu olmayan nice büyük efsane oyuncular vardır. Neden kazanamadılar? Kazanmak için her şeyi yapmadılar mı? Yaptılar. Ama bazen yanlış zamanda, bazen yanlış takım arkadaşlarıyla, bazen de sadece şanssızlardı. Evet, şans çok önemli bir faktör. Hidayet Türkoğlu’nun şampiyonluk kazanamamış olmasının tam açıklaması budur esasında biraz şanssızlık ve biraz da diğer saydığımız faktörler.

Hidayet Türkoğlu, 1979 doğumludur. 2000 yılında Sacramento Kings tarafından draft edilmiştir. Sacramento Kings’te o dönem Chris Webber gibi süperyıldız, Vlade Divac gibi tecrübeli pivot ve Jason Williams gibi ele avuca sığmaz, sihirbaz bir oyun kurucu vardı.

Hido, Sacramento’da 3 sezon oynadıktan sonra 2003-2004 sezonunda 1 sezonluğuna San Antonio Spurs forması giydi ve ardından Orlando Magic’e transfer oldu. Orada uzun yıllar oynadı ve kariyeri bir bakıma orada şekillendi.

Bugün basketbolla ilgilenen kime sorsanız “Hido’nun şampiyonluğa en fazla ne zaman yaklaşmıştı?” diye alacağınız cevap hep aynı olur. Orlando Magic ile 2009 NBA Finalleri’nde. Aslında bu cevabı verenler yanlışmış oluyorlar. Hido, 2009 NBA Finalleri’nde şampiyonluğa gerçekten çok yaklaşmıştı ama daha yakın olduğu an da vardı daha öncesinde.

Sizi ta 2002 NBA Batı Konferansı Finalleri’ne götürelim şimdi. 2000 ve 2001’de ligi domine etmiş bir Los Angeles Lakers, gümbür gümbür 3’üncü şampiyonluğuna koşuyor. Her sene bir üst turu gören Sacramento Kings sonunda normal sezonu lider bitirerek playoff’larda da Batı Konferansı Finallerine ulaştı. Şimdi bunun bir erken NBA Finali olduğunu hepimiz biliyorduk. Keza Doğu’dan gelen New Jersey Nets’ti ve Batı’dan gelecek herhangi bir takıma herhangi bir şansı yok gibiydi. Zaten NBA Finali’nde Lakers’a 4-0 süpürüldüler.

Lakers çok güçlüydü. Belki NBA tarihinin en dominant takımıydı. Shaquille O’Neal ve Kobe Bryant liderliğindeki Lakers, ligi adeta domine ediyordu ve şampiyonluklara ambargo koyuyordu. Seri başladığında Lakers, ilk maçı Sacramento’nun sahasında elini kolunu sallayarak galip geldi. Herkes yine tarihinin tekerrür edeceğini ve Kings’in süpürüleceğini düşünüyordu. Ama serinin ikinci maçından itibaren bir anda tablo değişti. Sacramento Kings, kendi evindeki ikinci maçı kazanıp gidip bir Los Angeles’ta üçüncü maçı kazanınca ortalık adeta ayağa kalktı. Bu arada müthiş oynayan bir Sacramento vardı ve Hido’da performans anlamda dikkat çekiyordu bir hayli. Los Angeles’taki dördüncü maç kaderin ağlarını öreceği maçtı aslında.

Sacramento eğer kazanırsa seride 3-1 öne geçecekti ve beşinci maçı kendi evinde oynayacaktı. Yani NBA Finali’nin kapısı sonuna kadar açılacaktı. Sonuçta 3-1 geriden gelip rakip elemek pek mümkün görünmüyor öyle bir durumda. Dördüncü maç başladı ve Sacramento müthiş oynuyordu. Fark bir ara 22 sayıya kadar çıkmıştı. Ama Lakers son çeyrek Derek Fisher, Robert Horry ve Brian Shaw ile üst üste 3 sayı bularak farkı eritmişti. NBA playoff tarihinin gelmiş geçmiş en büyük geri dönüşlerinden birine imza atmıştı Lakers.

Maçın bitmesine 10 saniye kalmıştı ve Sacramento hala 2 sayı öndeydi. Top artık Kobe Bryant’taydı. Kobe, potaya doğru penetre edip turnikeyi havada süzülerek bıraktı. Top sekti ve Shaq’ın ellerinde kaldı. Shaq, potanın dibinden kaçırdı. Girseydi maç uzatmaya gidecekti, sonuçta fark 2 sayıydı. Shaq kaçırdı ve Kings pivotu Divac topa şaplak atarak uzaklara doğru çeldi. Top, tam ortadan üç sayı çizgisine doğru sekerek giderken Robert Horry’nin elleriyle buluştu. Horry ellerinden salisesinde çıkardı süre bitiş sireni çaldı. Top girdi ve Staples Center adeta yıkıldı. Seyirci sevinçten kendini kaybetti ve seri o an geri döndü. Hido’nun şampiyonluk yüzüğüne esasında en yaklaştığı an belki de oydu. Çünkü girmeseydi, Sacramento %95 ihtimalle şampiyon olacaktı.

Sonrasında beşinci maçı Sacramento kendi evinde kazandı ama sonraki Los Angeles’taki maçı Shaq’ın olağanüstü performasından dolayı kaybetti. Gerçi o maç ile ilgili çok ciddi iddialar hala vardır. Hakem kararları 17 yıl olmasına rağmen tartışılıyor. Yedinci maçı yani final maçını Sacramento kendi evinde uzatmaya giden maçı kaybetti ve Sacramento King efsanesi ‘hanedan’a dönüşmeden yıkıldı. Bu Batı Konferansı Finalleri hala NBA tarihinin en heyecanlı serilerinden biri olarak konuşulur ve hatırlanır. Ama bu aynı zamanda bizim için Hido’nun şampiyonluk yüzüğünün çalındığı seri anlamına gelmektedir. İster hakemler çaldı deyin, ister Robert Horry…

2009 NBA Finalleri’ni Orlando Magic, Kobe Bryant’lı Los Angeles Lakers’a 4-1 kaybetti. Yani Lakers’ı hiç zorlamadılar. Alev alev yanan bir Kobe Bryant vardı bir tarafta, diğer tarafta ise buralarda oynamaya alışkın olmayan bir takım. Kağıt üstünde bu Hido’nun bir şampiyonluk yüzüğüne en yaklaştığı an olarak yazılabilir. Ama fiilen yani gerçekte 2002 Batı Konferansı Finalleri’dir. Şahidim, emin olabilirsiniz.

Hani yukarıda Hido’nun bir sezon San Antonio Spurs forması giydiğini yazmıştık. Kaderin cilvesi midir nedir? 2003-2004 sezonunda Hido, Spurs forması giymişti, evet ama garip olan detay şurada. 2002-2003 sezonunun şampiyonu kimdi? Spurs. Peki 2004-2005 sezonunun şampiyonu? Yine Spurs. Sadece arada 2003-2004 sezonunda şampiyon olamadılar yani Hido’nun forma giydiği sezon. Hido, gelmeden önceki sezon ve Hido gittikten sonraki sezon. Hayat gerçekten çok garip. Şans deyin, kader deyin ya da doğru zamanda doğru yerde olma teorisine bağlayın meseleyi. Hiç fark etmez. Hidayet Türkoğlu’nun bir şampiyonluğu yok ama geriye uzun uzun anlatılacak olağanüstü bir NBA kariyeri var.


Ara Gözbek kimdir?

Yayın hayatına 2005'te üniversite radyosu CIU FM'de başlayan Ara Gözbek aralıksız üç sene İngilizce ve Türkçe yayınlarla canlı radyo programı hazırladı ve sundu. 2005'te CNN Türk'te Frekans programında yapım asistanı ve muhabir olarak görev aldı. Gazeteciliğe ilk olarak 2006'da BirGün gazetesinde adım attı. BirGün'de Pazar eki ve spor bölümlerinde 400'den fazla makale yayınladı, ardından Türkiye'nin en çok takip edilen spor haber sitesi sporx.com yazarlığa devam etti. 2007 yazında staj yaptığı TRT'de “NBA Europe Live” adı altında NBA'in uluslararası projesinde TRT'yi NBA muhabiri olarak temsil etti. SporX TV'de “NBA ARA'SI” programını yaptı. Bunların dışında Taraf gazetesi, tempo24.com.tr ve birçok sitede makaleleri ve haberleri yayınlandı. Döneminde çok popüler bir radyo olan Metro FM'de pek çok programa konuk ve yorumcu olarak katıldı. sokaksesi.com sitesinin ve Android ile Apple'larda uygulaması da olan Sokak Sesi Radyosu'nu kurup burada uzun bir süre “underground” radyo yayınları yaptı. Halen Gazete Duvar'da yazmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI