Rus basınında geçen hafta (27 Nisan-3 Mayıs): S-400'ler iyi bir baskı aracı mı?

Cumartesi, 4 Mayıs, 2019
Pravda.ru haber portalına konuşan akademisyen İkbal Dürre Erdoğan’ın ciddi ekonomik sorunlar ile uğraştığını belirterek S-400’lerin Rusya’nın verdiği kredi ile satın alındığını hatırlattı. İmzalanan sözleşmeye konu olan füzelerin Türkiye’yi korumak için yetersiz kaldığını iddia eden Dürre, "S-400 davası ABD açısından bir tehdit değil ama Türkiye’ye iyi bir baskı aracıdır” ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanlığı sitesinde yayımlanan habere göre Putin Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dan, bu yıl sonunda Kırım’da yer alacak büyük cami açılışına Erdoğan’ın olası katılım “protokolünü” hazırlamasını istedi.

Kırım’ın Simferopol şehrinde halka hitap eden Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı’nı resmen davet ettiğini ve Erdoğan’dan “çok olumlu tepki” aldığını söyledi. 5 bin 700 metrekarelik yeni Simferopol Camisi’nde aynı anda 2 bin 600 kişi namaz kılabilecek.

Regnum ajansı yazarlarından Stanislav Tarasov, Amerika’nın Türkiye’yi “köşeye sıkıştırdığını” öne sürdü.

Donald Trump’ı Türkiye’ye davet eden Erdoğan, Trump’tan karşılıklı olarak davetiye aldığını da bildirdi. Tarasov’un deyişiyle ne var ki ABD Başkanı Erdoğan ile görüşmekten kaçınıyor. Aynı zamanda ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ültimatom dilini kullanarak Ankara’dan “S-400 ile NATO üyeliği arasında” tercih yapmasını istedi.

İki ülke arasında birçok problem bulunduğuna dikkat çeken Tarasov, son olarak Washington’un Türkiye’den İran petrolleri satın almamasını istediğini yazdı. Bu da Türkiye’nin ithal ettiği ham petrolün yüzde 27’sini ve doğalgazın yüzde 17’sini teşkil ediyor.

Yazara göre Trump-Erdoğan görüşmesi olursa onun neticesinde Ankara S-400 veya İran petrolünden vazgeçmek zorunda olacak. The Atlantic’e atıfta bulunarak ABD’nin Türkiye muhalefetini güçlendirmeye ve AK Parti’yi bölmeye çalıştığını öne süren Tarasov, ikili ilişkilerde biriken problemlerin hem Türkiye’yi hem Ortadoğu’yu olumsuz bir şekilde etkileyeceğini tahmin etti.

Pravda.ru haber portalına konuşan akademisyen ve “Rus-Türk İlişkileri Uzmanı” İkbal Dürre kendi kaynaklarına dayanarak son Putin-Erdoğan müzakeresinde doğalgaz fiyatında mutabık kalınmadığını, S-400 alımının garantilendiğini ve “büyük ihtimalle” Suriyeli Kürtlerin El Bab – Afrin bölgesinde kontrol ettiği toprakları yerel yönetime teslim etmesinin konuşulduğunu bildirdi.

Erdoğan’ın çok ciddi ekonomik sorunlar ile karşı karşıya kaldığını söyleyen Dürre, S-400’lerin Rusya’nın verdiği kredi ile satın alındığını hatırlattı ve imzalanan sözleşmeye konu olan füzelerin Türkiye’yi korumak için yetersiz kaldığını iddia etti. Dolayısıyla kendisine göre S-400 davası ABD açısından bir tehdit değil ama “Türkiye’ye iyi bir baskı aracıdır”.

Rusya’nın ekonomisinin de “parlak bir dönemden geçmediğini” bildiren bilim insanı, yabancı yatırım akışının azaldığı Türkiye’ye Moskova’nın daha çok kredi veremeyeceğini dile getirip Ankara’nın yakın zamanda IMF’ye başvurmak zorunda kalacağını tahmin etti.

İsveç’te bulunan SIPRI Araştırma Merkezi’ne göre geçen sene savunma bütçesini peş peşe iki yıl kısıtlayan Rusya, 2006’dan bu yana ilk defa silaha en çok para harcayan beş ülke listesinin dışında kaldı ve ABD, Çin, Suudi Arabistan, Hindistan ve Fransa’dan sonra altıncı sıraya indi.

Gazeta.ru haber portalı 2017 yılında Rusya Savunma Bakanlığı bütçesinin ülkenin toplam bütçesinin yüzde 19’unu ve GSYİH’nin yüzde 3.4’ünü teşkil ettiğini bildirdi.
Bu arada Rusya’nın komşusu Polonya, Bulgaristan, Letonya ve Litvanya gibi Doğu Avrupa ülkeleri, savunma bütçelerini artıran ülkeler arasına girdi.
Dünya çapında silah ihracatında ABD liderliğini korurken satışını yüzde 17 azaltan Rusya yine ikincilik elde etti. SIPRI’ye göre Rusya’dan silah alan 48 ülkeden Hindistan ve Venezuela’ya silah ihracatı azalmış durumda. En büyük silah ithalatçıları listesinin başında ise Hindistan, Avustralya, Çin, Vietnam ve Güney Kore var.

Kommersant gazetesi yazarı Marianna Belenkaya Türkiye’nin casusluk skandalı ile BAE’yi tuzağa düşürmeye çalıştığını iddia etti.
Biri Silivri Cezaevi’nde ölü bulunan iki Filistinlinin BAE adına Türkiye’de casusluk faaliyetinden suçlandığını hatırlatan Belenkaya, BAE’nin Suudi Arabistan’ın ana müttefiki olduğunu yazdı. İki ülke beraber Yemen koalisyonunu kurdu, Katar’ı ablukaya aldı, Libya’da destekledikleri güçler Katar ve Türkiye’nin desteklediği militanlarla savaşıyor, Sudan’da da Doha ve Ankara’ya karşı “oyun oynuyor”.

Gazeteye konuşan Çağdaş Türkiye Araştırma Merkezi Müdürü Amur Gadjiyev BAE ve Türkiye’nin birbirine karşı “casusluk faaliyeti yürütmesi için sebebi çok” dedi. Gadjiyev’e göre, Abu Dabi- Riyad ittifakı ve Ankara-Doha ikilisi, bölgede ABD’nin bir numara müttefiki olma mücadelesi yürütüyor. Yazarın deyişiyle Cemal Kaşıkçı cinayetini değerlendiren Ankara, Suudi Arabistan’ın İslam dünyası liderliği için aranan “manevi özelliklerden” yoksun olduğunu göstermeye çalıştı.

Öte yandan akademisyen Grigoriy Kosaç Türkiye’nin BAE’yi de kötülemeye çalıştığını öne sürdü. Kendisine göre casusluk skandalı bu kampanyanın bir parçasıdır.

Tonkosti.ru haber sitesi “Türkiye’de tatil yapmamanın” 10 sebebini anlattı.

1- Vize istemeyen Türkiye size bürokratik engel yaratmaz. Bu da Rusların alışık olmadığı bir durum.
2- Türkiye’de tatil pahalı değil. Dolayısıyla “gerçek tatil” sayılmaz.
3- Otellerde açık büfeler o kadar çok çeşit yemek bulundurur ki kilo vermeniz imkansız hale gelir ve her yemeğin tadına bakmanız için tatil yetmez. Bu da incitici bir durum.
4- Hava sürekli sıcak ve yanma tehlikesi ile karşı karşıya gelirsiniz.
5- Etkinlik, eğlence, spor imkanları o kadar çok ki tercih yapmakta zorlanırsınız.
6- Alışveriş ortamı çok elverişli. Paranız çabuk gidecek.
7- Ülkede sağlık turizmi çok gelişmiş. Ama Rusların sağlığı zaten iyidir.
8- Türkiye tatili sadece deniz ve plajlardan ibaret olsaydı daha sakin tatil yapardınız. Ne var ki ülke inanılmaz güzel, gez gez bitmez.
9- Türkiye’nin binlerce yıllık tarihi var, o tarihin kalıntılarına her yerde rastlanır. Ama biz tarihi okulda okuduk.
10- Türkiye’de İstanbul var. Onun yanında başka her yer eksik kalır.


Andrey İsaev kimdir?

Moskova Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nden mezun. Rusya Bilim Akademisi Şarkiyat Enstitüsü ile Kazan Devlet Üniversitesi'nde çalıştı. Toplam 17 yıl çeşitli görevlerde Türkiye’de bulundu, Çin ve Hindistan’da çalıştı. Gazetecilik, araştırmacılık ve çevirmenlik yapıyor. RS FM radyosu kurucularından ve ilk genel müdürü.“Eski Çağ Türkiye tarihi” ve “Hint-Avrupa Mitolojisi: bir inceleme denemesi” adlı kitapları var.

YAZARIN DİĞER YAZILARI