Volkan Ağır
Volkan Ağır

Ey taraftar pamuk eller cebe!

Cumartesi, 6 Nisan, 2019
Eğer ki Fenerbahçe bundan sonra da daha önceki kampanyalardan sonra yaptığı gibi yine kötü yönetilip borçlarını ödeyemez hale gelip tekrar bir kampanya yapacaksa bu kampanyada parasını kulübe verenlerin rızıkları heba olacak.

Kulüplerin ekonomik durumları mâlumunuz. Henüz ocak ayının ilk haftasında kulüplerin borçlarının yapılandırılacağını açıklayan dönemin Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ise ortalıklarda yok. Hangi kulübe ulaşsam aldığım cevap büyük bir belirsizliğin olduğu. Borç yapılandırma projesinin diğer yüzü Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın ise martın ortasında Turkcell Yönetim Kurulu’na atanarak üstüne bir iş yükü daha aldı. Kulüpler, borç yapılandırması konusunu ortaya atıp ortadan kaybolanlar olunca kendi yollarını çizmeye çalışıyor. Biri de Fenerbahçe.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yönetime gelir gelmez kulübün borcunu 620 milyon Euro olarak açıklamıştı. Bu borcun kapanması 10 yılda belki mümkün olur eğer Fenerbahçe her sene oyuncu satışından 60 milyon Euro gelir elde edebilirse. O da mümkün görünmüyor. Şimdi ise UEFA’nın finansal kurallarına uymak için bir proje başlattı, adını da güzel bir şekilde Fener Ol koydu. Böylece Fenerbahçeli taraftarlar kulüplerine sahip çıkacak ve takımlarının geleceğine fener olacaklar. Gerçekten olacaklar mı göreceğiz ancak kulübü bu durumlara düşüren taraftar değilken kurtarıcı rolüne taraftar soyunduruldu. Aynı durum Galatasaray’ın ”Yellow Friday” kampanyası için de geçerli ki onu taraftarlar istemişti. Beşiktaş’ın taraftarlarını Kartal Yuvalarından alışverişe davet etmesi de bu duruma dahil.

Bu tür kampanyaların kurtarıcılıktan uzak olduğunu düşünüyorum. Çünkü tam bir süreklilikleri yok. Bu projelerde sürekli olan tek şey var. Kulüpler takımları borçlandırıp ödeme yapamadıkça başı dara düştüğünde taraftarlarına yaslıyorlar kendilerini. İşte bu yüzden Fener Ol kampanyasının pili erken bitecek, ışığı erken sönecek. Tek atımlık bir kampanya çalışması bu. Bu tür kampanyalardaki bir diğer sorun da devletin vatandaşı için harcamak üzere kulüplerden topladığı vergileri sildiren kulüplerin taraftarın cebine gözünü dikmesi. Zaten vatandaşın parasını ödemeyen, üstüne de bir de vatandaştan parasını isteyen bir kurum olabilir mi? Eğer ki Fenerbahçe bundan sonra da daha önceki kampanyalarda yaptığı gibi yine kötü yönetilip borçlarını ödeyemez hale gelip tekrar bir kampanya yapacaksa bu kampanyada parasını kulübe verenlerin rızıkları heba olacak.

Fenerbahçe bundan evvel kulübün bütçesini iyileştirme çalışması olarak 1 milyon üye hedefiyle yola çıkmış, yayan kalmıştı. Fakat bir kulübün ekonomik olarak sürdürülebilirliğini sağlayabilecek bir düşünceye sahip ama bir derneğe, kulübe, topluluğa üye olma konusunda ülke insanı çekingen. Bir kişinin üye olduğu dernek sayısı mecburiler dışında iki ya da 3’tür. Fazlaysa affola. Bir topluluğa üye olup orada söz sahibi olma dürtüsü, isteği, kültürü olmadıkça da kişi başına üye olunan dernek sayısı az kalmaya devam edecek.

Biliyorum ki çok kişi Fenerbahçe’si için 20 TL’yi çok görmeyecektir. Ancak her başı derde düştüğünde yönetimlerin taraftarın cebine göz diktiğini de görecektir umarım. Belki de buradan alınacak güçle kulüp üyeliğinin sadece seçimler zamanında değil de her dönem kolay hale getirilmesi yönündeki talepler de yönetime iletilir. Söz hakkı da dahil olacak şekilde. Bir kulüp uzun vadede ancak böyle dipten kurtulabilir.


Volkan Ağır kimdir?

30 yaşında. 2006 yılından bu yana blog yazıyor. 2008 yılında Cumhuriyet gazetesi Spor Servisi'nde muhabirliğe başladı. O günden bu yana yoğunlukla spor muhabirliği yapıyor. Serbest muhabir olarak 2014 yılında Dünya Kupası'nı Brezilya'da, 2015 yılında Copa America'yı Şili'de takip etti. 2011 yılından bu yana Açık Radyo'da her pazartesi günü 19.30'da Efektifpas isimli spor programını sunuyor. Gazete Duvar'da haftalık, zaman zaman da çeşitli yayınlara özel konularda haberler hazırlıyor. Zaman zaman da kendisine dokunan sosyal ve toplumsal olaylar hakkında da yazıları ve haberleri çeşitli medyalarda yayınlanıyor. 2016 Ekim ayından bu yana Almanya'da Köln'de yaşıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI