Kültigin Kağan Akbulut
Kültigin Kağan Akbulut

Mamut'ta öne çıkan 10 sanatçı

Cuma, 5 Nisan, 2019
Genç sanatçılara alan açmayı amaçlayan Mamut Art Project yedinci yılında 49 sanatçıyı ağırlıyor. Dikkat çeken sanatçıları bir araya getirdim.

Genç sanatçılara alan açmayı amaçlayan Mamut Art Project yedinci yılında. 49 sanatçının yer aldığı bu seneki seçki Türkiye’deki genç üretimlere dair genel bir görüntü almamıza yardımcı oluyor. Ziyaret edecekler için dikkatimi çeken sanatçıları bir araya getirdim.

YAĞIZ GÜLSEVEN

.

Gülseven, Bebeklerin Bebeklerinin Bebekleri isimli projesini alternatif bir beden tasviri olarak tanımlıyor. “Cinsel kimlik, ırsi özellik, inanç ve benzeri unsurların dışında bedenimizin ilkel bir teşhiri yapılabilir mi?, Arkaik bedenimizi nasıl tanımlayabiliriz, anlatabiliriz?” sorularının cevaplarını aradığını belirtiyor sanatçı. Sanatçının karakalem desenleri Erinç Seymenesk bir dünyayı hatırlatıyor.

HASAN MERT ÖZ

Hasan Mert Öz’ün Nuh’un Oğlu çalışması distopik bir gelecek izlenimi veriyor. VR gözlüğüyle çöl atmosferi taşıyan bir yerde oradan oraya koşturan bir kişiyi izliyoruz. Gözlüğünde neleri görüyor, nasıl bir dünyada yaşadığını düşünüyor, bilmiyoruz. Belki Nuh Tufanı hikayesini zihninde tekrar yaşıyor. Belki de destanın gerçek dışılığını izleyiciye hatırlatıyor. Öz, Akbank 36’ıncı Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi’ne de benzer düşüncede bir işle katılmıştı. Çalışmalarını merakla bekliyorum.

ÖZGÜR CAN TAŞÇI

.

Özgür Can Taşçı’nın ince detaylarla ördüğü resimler bize mitolojik hikayeleri hatırlatıyor. Sanatçı şu soruları sorduğunu belirtiyor: “Dış dünyaya bir duvar örmek yahut bir kabuğun içine girmek bu kadar kolay mıydı? Kabuğumun rengi neydi? Üstüne isteyen istediğini çizebilir miydi? Kabuğun içindeki ben, kabuğunun dışına çizilenden rahatsız olur muydum?”

TANSU KÖSE

Köse’nin minik, çok minik yağlı boya resimleri izleyiciye geniş manzaralar sunuyor. Sanatçının renk paleti ve ince işçiliği canlı bir perspektif iletiyor. Ve Köse’nin çalışması bu tarz sergilerde öne çıkmak için cafcaflı işlere pek de gerek olmadığını hatırlatıyor.

BARBAROS KAYAN

Moving Portraits isimli fotoğraf serisi Türkiye’deki kamplarda yaşayan Suriyeli mültecilerin geri döndüklerinde nasıl bir ülkeyle karşılaşacakları sorusuna odaklanıyor. Zor bir konuyu basit bir metotla işliyor Kayan. Kamplarda çektiği mültecilerin portreleriyle, mültecilerin Kobane’deki yerleşim yerleri üst üste getiriyor. Sanatçı çalışmasını 2016-2018 yılları arasında uzun yolculuklarla gerçekleştirmiş.

DİLEK YAMAN

.

Family isimli fotoğraf serisinde Yaman alternatif aile portrelerini önümüze getiriyor. Analog fotoğraf makinesiyle eski aile portrelerinin ciddiyetinde çekilmiş porteler insanların, hayvanların ve eşyaların bir aradalığına vurgu yapıyor. Sanatçı çalışmasıyla ilgili şunları belirtiyor: “Biyolojik aile dışındaki, arkadaş gruplarının, hayvanların, eşyaların bu aileyi nasıl kurduğunu düşündüğüm ve benim de içinde olduğum geniş aileyi olduğu gibi görmeye, köklerini bulmaya çalıştığım portrelerden oluşuyor.”

EKİN ÇEKİÇ

Horsepital, Veliefendi Hipodromu’nun pek görmediğimiz at hastanesi kısmına odaklanan bir foto-belgesel çalışması. Çekiç çalışmasıyla ilgili şunları belirtiyor: “At yarışı, insanların hayatlarındaki mecburiyetlerinin onlara açtığı yaraları sararken atların mecburi hayatlarını oluşturarak onlara yara açıyor ve bu yaralar da at hastanesinde sarılıyordu.” Çekiç’in fotoğraflarını yakın zamanda birçok yayında göreceğimizi düşünüyorum.

EMİN BERK

Günübirlik, sanatçının çocukluğunda ailesiyle tatile gittiği Kumcağız Köyü’ne odaklanıyor. Berk, kartpostal hissi veren fotoğrafları çekerken aynı zamanda babasının eski fotoğraf makinesini kullanarak çalışmış. Berk’in görsel paleti izleyiciyi neredeyse mekana götürüyor.

ESİN AYKANAT AVCI

Avcı’nın Zemin isimli video enstalasyon çalışması doğanın dönüşümüne dair şiirsel bir iş. Videolardaki sular gibi sakin, usul usul akıyor.

ÜNAL BOSTANCI

Bostancı, Ucube Dağı çalışmasında kırılan, değerini kaybeden süs objelerine yeniden yeniden anlam ve form yüklüyor. Bir araya gelen ve akvaryum benzeri bir atmoferde yaşamaya devam eden melez figürler alternatif birlikteliklere işaret ediyor.

BONUS:

EMEL KAYIN

Kayın’ın Monad yerleştirmesi ilk bakışta güncel politik atmosfere dokunan bir iş gibi görünüyor. Ancak sanatçının derdi bambaşka. “İnsanların zihnindeki kısıtlılık halini konu alıp bunu bir hücre üzerinden açıkladım. Bu odanın hem insanların inzivaya çekilecekleri hem de sorgulama sağlayacak bir ortam olmasını istedim,” diyor sanatçı çalışmasıyla ilgili. Yerleştirmede odayı dikkatle kurcalayan ziyaretçiler için de bir sürpriz yer alıyor.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI