Volkan Ağır
Volkan Ağır

Filmlerle evrensel bir futbol şöleni

Cumartesi, 30 Mart, 2019
Zanzibar'dan Hindistan'a, Arjantin ve Brezilya'dan Rusya'ya, İran'dan Nairobi'ye, Almanya'dan Suriye'ye gezinti imkanı sunan futbol filmleri festivali var bu hafta menümüzde.

Bu hafta sonu Berlin’deydim. 16’ncısı düzenlenen 11 mm Uluslararası Futbol Film Festivali’ni takip ettim. Uzun zamandır gitmeyi arzu ettiğim film festivalinin gösterimlerinin yapılacağı sinema salonuna 15 dakika yürüme mesafesinde kalma şansım da varken bu fırsatı kaçıramazdım.

SUSUZLUK İSYANI

Zanzibar’daki kadın futbol takımının ikinci maçında kalecileri susuzluktan bayılıyor. Takım, ikinci maçta bayılan arkadaşlarının üçüncü maça su gelmeden çıkmama protestosuna destek vererek, su gelene dek maçın başlamamasını sağlıyor. Bu dayanışma hayranlık yarattı. Turnuvanın sponsoru ise Coca Cola! Dünyadaki susuzluğun nedenlerinden biri sayılabilecek kurumun 1 litre Coca Cola için dokuz litre su tükettiği Dünya Yaşam Fonu’nun araştırmalarında var. Direnişleri sonuç veriyor The New Generation Queens takımı oyuncularının. Filmden sonra sahnede konuşma yapan yönetmenden aynı turnuvada erkek takımlarının su problemi yaşamadığını öğrendik. İranlı Futsal Milli Takımı kaptanı olan Afrooz’un, kocasının izin vermemesi nedeniyle yurt dışındaki finale gitmesine engel olmasındaki eşitsizlik konusunun işlenişi nefisti. Çok derinden de olsa Afrooz’un takım arkadaşıyla yakın ilişkisine olan hoşnutsuzluğunu işleyerek ülkedeki toplumsal değerlere bakışı da hissettiriyor.

AUSTIN’IN SAHALARI

Nairobi’deki Matahara gecekondularının çöplüklerini temizleyip futbol sahaları yaratan eski Austin Ajowis’in, namıdiğer Baba Yao’nun çocukların futbola olan sevgisini arttırıp onları hayata bağlama hikayesi dokunaklıydı. Artık Matahara’daki tüm sahaların adı Austin Fields olarak isimlendirilmeye başlanmış. Rusya’daki Dünya Kupası’ndan hemen önce gerçekleştirilen Sokak Çocukları Dünya Futbol Kupası’na katılan Hintli genç kızların sokaklarda yaşadıkları zulme karşın hayata futbolla tutunma mücadeleleri umut aşılayıcıydı. Çoğu futbol hayatlarına devam edip antrenör olmak istiyor. Kabil’de kadınların futbol oynaması tabu kabul edilmesine karşın milli futbolcu Madina Azizi’nin mücadelesi etkileyiciydi.

FUTBOL MEKANİK DEĞİLDİR

Fox Sports’un yapımcılığını yaptığı Phenoms serisinden Almanya, Brezilya ve Arjantin bölümlerini izleme imkanım da oldu. Dünya Kupası öncesinde hazırlanmaya başlanan ve Brezilyalı Gabriel Jesus ile Marquinhos’un, Arjantinli Paulo Dybala’nın ve Emanuel Mammana’nın hikayeleri futbolcuların bir başka yönünü de ortaya koyuyordu. Transfer süreçlerinde nasıl karar aldıklarını, yeni takımlarında yeşil saha dışında ortama nasıl uyum sağlamaya çalıştıklarını görmek futbolu mekanikliğinden çıkarıyor. Mammana’nın genç yaşta anne ve babasını kaybetmesinin onu nasıl etkilediği vurucuydu. İntihar etmeyi düşündüğünü söylediği an ise şok ediciydi. Zaman zaman böyle travmaların, şokların ardından hangimiz düşünmemişizdir ki bunu?

Alman Milli Takımı’nın geleceği olarak görülen beş farklı futbolcuyla yapılan seri ise gelecek yıllarda izlendiğinde, filmde oynayan futbolcuların kariyerlerini başlarda nasıl ördüğünü görmemize yarayacak arşiv niteliği de taşıyor. Leon Goretzka, Max Meyer, Mahmoud Dahoud, Benjamin Henrichs ve Julian Weigl’ın hepsinin farklı kategorilerde de olsa milli takıma seçildiği 2017 yılı Almanya Milli Takımı’nın geleceğine ışık tutuyor. Löw’ün seçeceği kadrolarda bunu takip edebileceğiz.

BİZİM CHAPE!

İlk izlediğim filmi en sona bıraktım. Festivale gitme nedenimdi Nossa Chape filmi. 2016’nın Kasım ayında Kolombiya’ya Copa Südamericana finaline giden Chapecoense takımını taşıyan uçağın düşmesi dünya futbol tarihinin en büyük trajedilerinden biri. 80 kişiyle yola çıkan uçaktan sadece dokuz kişi hayatta kalabilmişti. Chapecoense, bu kazanın ardından Atletico Nacional ile oynanacak Copa Südamericana maçına çıkamamış, rakip takımın Güney Amerika Futbol Konfederasyonu’nun onayladığı talebiyle kupanın şampiyonu ilan edilmişti. Uçak kazasında altı muhabirini kaybeden Fox Sports kanalı bu belgesel filmin de yapımcısı.

Film, Chapecoense takımının hayatta kalan üç futbolcusunun önce hayata sonra futbola dönme mücadelelerini ortaya alarak, hayatını kaybeden futbolcu eşlerinin sorunlarını, travmalarını anlatıyor. Filmi izlerken, yaşanan kazayı sadece futbol dünyasının verdiği reaksiyona dair haberleri takip ederek bu olaya yaklaşmamızın çok eksik kaldığını hissettim. Kazanın sonrasında yaşanan travmaları bir bütün halinde izleyince, aslında bugün bile kazanın etkilerinin devam ettiğini görebiliyor ve bütün bu yaşananların kimi nasıl etkilediğini derinlemesine görebiliyorsunuz. Kulübün, vefat eden futbolcuların resimlerini kullanarak yaptığı dayanışma etkinliklerinde ailelerin imaj haklarında telif konusu olayın bir yüzü. Hayatta kalan futbolcuların sakatlıklarını atlatıp futbol sahalarına dönmeye çalışırken bir an ‘konu mankeni’ olarak kullandıklarını hissetmeleri işin bir başka yüzü. Üç ay sonra lige devam edebilmek için kurulan toplama takımdaki oyuncular üzerindeki baskıyı kim düşünmüştü mesela? Nossa Chape filmi bir çok yönüyle dokunaklı ve herkesin izlemesi gereken bir film. Film Festivali’ni de ödülsüz kapatmadı ve Jüri Özel Ödülü’nü aldı.


Volkan Ağır kimdir?

1987 İstanbul doğumlu. 2006 yılından bu yana blog yazıyor. 2008 yılında Cumhuriyet gazetesi Spor Servisi'nde muhabirliğe başladı. O günden bu yana yoğunlukla spor muhabirliği yapıyor. Serbest muhabir olarak 2014 yılında Dünya Kupası'nı Brezilya'da, 2015 yılında Copa America'yı Şili'de takip etti. 2011 yılından bu yana Açık Radyo'da her pazartesi günü 19.30'da Efektifpas isimli spor programını sunuyor. Gazete Duvar'da haftalık, zaman zaman da çeşitli yayınlara özel konularda haberler hazırlıyor. Zaman zaman da kendisine dokunan sosyal ve toplumsal olaylar hakkında da yazıları ve haberleri çeşitli medyalarda yayınlanıyor. 2016 Ekim ayından bu yana Almanya'da Köln'de yaşıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI