Hayatta kalabilmenin 11 yolu

Pazar, 17 Mart, 2019
"Böyle bir saçmalık olur mu ya" deyip, dünyanın her yerinde savaşa karşı çıkın. "Füze alma emekli maaşıma zam yap" diyin. Dans edecek bir devrim için mücadele edin. İklimi değil sistemi değiştirin. İçinizdeki ırkçıyı öldürün, maçoyu çamura bulayın ve aman üstünüze sıçramasın…

Dört bir yanımız, canlı, cansız bombalar, ruhsatlı ruhsatsız makineli tüfekli, hızlı ve seri tabancalı, hiçbir şey bulamazsa keskin ve sivri bıçaklı, hatta standart cinayet aleti otomobilleriyle güç ve iktidar şarapnelleriyle çevrili katiller ve öldürme tekeliyle devletlerle kaplı bu dünyada nasıl olur da katliamlardan, linçlerden, cinayetlerden kurtulabilirsiniz?

1- Toplu olarak yapılan ibadethanelere gitmeyin. İstanbul’da olduğu gibi bir sinegogdan çıkarken bombalara hedef olabilir, kilisede askeri saldırıya maruz kalabilir ya da Yeni Zelanda’da olduğu gibi namaz kılarken katledilebilirsiniz. Sih ya da Hindu olmanız da sizi kurtarmaz bu ibadethanelere de birçok saldırı örneği verebilirim.

Ancak deist ya da ateist gibi de durmayın linç edilme riskiniz her zaman vardır. Haklı olarak bu görünüşünüzle birilerini provoke etmiş olabilirsiniz.

2- Diskoteklere, eğlence yerlerine ve konserlere, hele kalabalık günlerde hiç gitmeyin. Az tanınan müzisyenleri, konserlerine çok insan gelmeyecek olanları seçin. Belki çok iyi bir müzik dinlemeyebilirsiniz ama hayatınız, içine sığışabileceğiniz bir monotonlukla sürüp gitsin.

Sakın ha sakın, toplu dans etmeyin. Bu yüzden daha çok kendi kendinize dokunabileceğiniz tek kişilik dans stillerini tercih edin. Zaten diyelim ki ‘slow’ müzikte ha tek kişi dans etmişsiniz ha iki kişi çok bir şey fark etmez. Eğer birlikte eğlenmek istiyorsanız aynı anda ama mutlaka farklı yerlerde dans edebilirsiniz ve Instagram’dan öykülerinizi gönderebilirsiniz. Instagramlar bir olsun yeter ki. Hem dans ettiğiniz eşinizi de başkasına kaptırma şansınız yoktur bu durumda ki zaten yokturlar.

3- Gözleriniz durur mu onlar da gitmesin..

4- Futbol maçlarını sadece televizyondan seyredin. Eğer mutlaka stat diyorsanız 3’üncü amatör maçlarına gidip kalabalık olan mahallenin oralarda bir yerde ama kesinlikle çok yakın olmayan bir yerde oturup, onlarla birlikte sevinerek ve üzülerek maçı seyredin… Çok maceracısınız.

5- Metrolara kalabalık saatlerde binmeyin. Otobüslerin ilk olanına ya da gece son seferden bir öncekine binin. Zaten gece son otobüslerde, sarhoşlar olur çok. Gidip gelmek zor olacaksa iş yerinizde yatmayı tercih edin.

6- Mitinglere kesinlikle, kesinlikle gitmeyin. Hele konusu barış, kadın filan olan yürüyüşlere gitmek, ıslık çalmak, kabuklu yemiş yemek kesinlikle çok tehlikelidir. Bombaların hedefinden kurtulsanız bile şiddet tekelinin, seçime endeksli yasallığından kim kurtarabilir sizi?

7- Grevde işçi, atanmamış öğretmen, imza atabilen akademisyen, sanık savunan avukat, bazı partilerde politikacı, bağımsız muhtar adayı, futbolda sol açık, sözde sanatçı, mesela Gogol’ün Paltosu’nu oynayan bir kadın tiyatrocu, hayatında düzgün iki cümle kurabilen ilk manken, bu iyi bir insan ha diyebileceğim bir zengin, muhalif gazeteci-yazar ve şair sakın olmayın.

8- Kendinize Kürdüm, Ermeniyim, Aleviyim, Pontusluyum demeyin. Onlar derse inkar edin.

9- Her sözünüze benim annem de beş vakit namaz kılar diye başlayın.

10- Otomobillerinizden sakın ha sakın inmeyin. Pencerelerinizi sıkı kapatın, kapılarınızı kilitleyin. Unutmayın her bir yaya fakirdir ve tehlikelidir. Mümkünse zırhlı araçları tercih edin. Koruma kullanın ama korumalarınızdan iyi korunun.

11- Ya da “Böyle bir saçmalık olur mu ya” deyip, dünyanın her yerinde savaşa karşı çıkın. “Füze alma emekli maaşıma zam yap” diyin. Dans edecek bir devrim için mücadele edin. İklimi değil sistemi değiştirin. İçinizdeki ırkçıyı öldürün, maçoyu çamura bulayın ve aman üstünüze sıçramasın…

‘Yoksa dünya mahvolur,’ böyle olur…

YAZARIN DİĞER YAZILARI