YAZARLAR

LA Lakers: Kaynayan kazanlar ve tartışılanlar

Dördü Miami Heat'le, diğer dördü Cleveland Cavaliers'la beraber LeBron James son sekiz yıldır NBA finallerinde boy gösteriyor. Yani diğer deyişle oynadığı takımları son sekiz yıldır NBA finaline taşıyor. Bu durum LeBron James'in bulunduğu pozisyonda takıma “gerçek dışı” hedefler koymasına neden oluyor.

Türkiye'deki futbol gündemi, NBA'de All-Star hafta sonu derken uzun bir zamandır şöyle ağız tadıyla bir basketbol konuşamadık. Bu sefer yazımızın başında konuya işaret etmesi için uzun uzun hikayeler anlatıp kafanızı yormayacağım. Los Angeles'in sahillerine yanaştırdığımız sandalımızın kenarından bombalama şeklinde atlayacağız konuya. Konumuz Los Angeles Lakers.

Çok enteresandır, Gazete Duvar'daki ilk maceram sezon öncesinde geçen yazın sonunda LeBron James'in Lakers'a transfer oluşuyla başladı. “Şehrin yeni meleği” diye başlık atmıştım. O zaman da belirtmiştim, bugün de söylüyorum. Los Angeles Lakers'ın LeBron James'ten başka numarası veya havası yok. Lakers yönetimi gerekli hamleleri de yapamadı. Daha doğrusu yaptı ama beceremedi ve bunun karşılında takımın bütün kimyasını bozdu. Şu andaki Lakers'ın “eyvahlar olsun!” durumu ve koç Luke Walton'un pozisyonu gerçekten çok tartışılası. Birileri “lafla peynir gemisi yürümez” diyor. Kimileri ise Luke Walton'u çoktan kovmuş durumda. Anlayacağınız Amerikan medyası ve dünyadaki NBA yorumcuları olayları ikiye bölüyor. Biz ise bu konunun anatomisini iyice inceleyelim dedik. Çizilen resmin aksine fotoğrafların negatiflerinin peşine düşmeye karar verdik.

Sezon başından beri gündemden düşmeyen LA Lakers yarattığı tartışmalarla hiç hız kesmiyor. Geçenlerde Boston Celtics'e karşı son saniye basketiyle kazanılan maçın ardından her şeyin güzel gideceği zannedilirken, ligin alt takımlarından Atlanta Hawks'a maçı kaybedince çarşı yeniden karıştı diyebiliriz. Hawks takımı maçın ilk yarısında neredeyse 70 sayı attı ki bu gerçek anlamıyla bir skandal. Halbuki Celtics galibiyetiyle beraber medya, sezonun tamamen değişeceği konusunda bir pompalama yapmıştı. Tamam Amerikan medyasının huyudur bu ama Lakers taraftarının hayalciliğine ne demeli?

Buradan Lakers taraftarına ve NBA severlere seslenelim. Müziğin sesini kısın, konfetileri elinizden bırakın ve abartılı ışıkları söndürün. Çünkü bu iş, bu sezon buraya kadarmış. Devre arası takas ve transfer döneminde Lakers yönetiminin sürdürdüğü strateji zaten takımlarına sezonu kaybettirdi. Bir “Anthony Davis takası”na neredeyse bütün takımı vermeye hazır olan Lakers yönetimi, Lakers soyunma odasını resmen zehirledi. Oyuncuların kasıtlı sezon bıraktıklarını iddia etmiyorum. Ama psikolojilerinin bozulduğunun ve “her an gidebilirim” korkusunun zaten All-Star hafta sonundan önceki iki hatta üç haftayı çürütmelerine neden olduğunu söyleyebilirim. O genç oyuncuların psikolojisinin düzelmesi zor görünüyor sezonun devamında ve koç Luke Walton gerçek anlamıyla takımı “kaybedenler kulübü”ne dönüştürdü. Sezon başından beri oluşturmaya çalıştığı takım hüviyeti bir anda dağıldı. Anthony Davis de Los Angeles'a uçakla inmedi. Şimdi genel menajer Magic Johnson'ın uyguladığı strateji yüzünden Walton var olan takımı da kaybetti. Topun ağzında olan ise koç Luke Walton. Zaten üzerine çok gidiliyordu ve gönderilmesi için bahane aranıyordu. Şu anda kovulması an meselesi. Bence Luke Walton çok üst düzey bir koç değil ama berbat bir koç da değil. Genel Menajer Magic Johnson onu işe alan kişi zaten değildi. LeBron'la da ilişkisi o kadar güçlü değil.

Amerikan spor dünyasında herkesin çok bilmediği bir gerçek vardır. Amerikan futbolu koçların dünyasıdır. NBA ise oyuncuların... Brad Stevens iyi bir koç mu? Kesinlikle. Takımı Boston Celtics, Doğu Konferansı'nda beşinci sırada. Gregg Popvich iyi koç mu? Evet, NBA tarihinin belki en iyi beş koçundan biri. Takımı San Antonio Spurs, Batı'da yedinci sırada. Eric Spoelsta nasıl? İyi. Takımı Miami Heat, Doğu'da dokuzuncu sırada. Rick Carlisle iyi bir koç mu? Evet, birçok insan onun deha olduğunu düşünüyor. Batı'da 11'inci sırada. Yani demek oluyor ki NBA'deki gidişata en fazla yön verenler oyuncular. Bu hep böyleydi. Mesela Dwyane Casey, yılın koçu seçildi. Ödülünü nerede teslim aldı biliyor musunuz? Kulübün karşı sokağındaki Apple Bees restoranında çünkü o sırada kovulmuştu. Evet, gerçekten şaka gibi.

Diyeceksiniz ki “Ara Bey, anlatıyorsunuz güzel ama şimdi konu nasıl bağlanacak?” Şimdi konuya oyuncu penceresinden bakalım. Dedik ya “oyuncuların ligi bu” diye. Düşündüm ligin en yetenekli kadroları hangileridir diye. Kadro gücü, oyuncu güçleri açısından şöyle bir sıralama yaptım;

1) Golden State Warriors

2) Houston Rockets

3) Oklahoma City Thunder

4) Philadelphia 76ers

5) Boston Celtics

6) Toronto Raptors

7) Milwukee Bucks

Golden State Warriors zaten hepinizin malumu. Ligin bir nevi yıldızlar karması. Houston Rockers'ta ise sezonun yıldızı ve sayı makinesi James Harden ve yanında Chris Paul var. Kadro derinliği de güzel. Hemen üçüncü sıraya Thunder takımını yazdım. Çünkü Paul George, Russell Westbrook'uyla güzel bir oyuncu topluluğu var. Philadelphia 76ers'ı dördüncü sıraya yazdım. Joel Embiid ve Ben Simmons'lı kadroya sezon başında Jimmy Butler'ı eklemeselerdi ve altıncı veya yedinci sıraya da alabilirdim. Beşinci sıraya Boston Celtics'i yazdım. Haksızlık ettim mi diye düşündüm. Çünkü esasında çok yetenekli, muazzam bir kadroları var. Ama yetenekli olduğu kadar genç kadroya da sahip Boston Celtics. Ardından Raptors ve Bucks geliyor.

Los Angeles Lakers'ı sekizinci sıraya dahi yazamıyorum işin ilginç tarafı. Kadrosunda LeBron James olmasına rağmen ligin sekizincisi pozisyonunda değiller. O yüzden sezon hedefleri konusunda daha gerçekçi olmak gerekiyor. Peki bu listeyi neden yaptık? Gördüğünüz gibi ligin en yetenekli kadrosunu sıralarken ligdeki puan durumuna göre düşündüğünüzde gayet mantıklı ve orantılı bir sonuç ortaya çıkarıyor. Yani koçların etkisinin olmadığını iddia etmiyorum. Bence koçların farkı playoff zamanları katbekat artıyor. Ama normal sezon gördüğünüz gibi ligdeki sıralama kadroların yetenekli oyuncu içeriğine göre şekilleniyor. Peki o zaman Luke Walton neden topun ağzında? Lakers yönetimindeki bazı kişiler, gizliden gizliye medyaya Walton'un kovulmasına dair neden bilgi sızdırıyor? Çünkü sezon başında ve devre arasında transferi başaramadılar ve bu başarısızlığı “aslında çok da iyi koçumuz yok” algısıyla çözebileceklerini düşünüyorlar.

Dördü Miami Heat'le, diğer dördü Cleveland Cavaliers'la beraber LeBron James son sekiz yıldır NBA finallerinde boy gösteriyor. Yani diğer deyişle oynadığı takımları son sekiz yıldır NBA finaline taşıyor. Bu durum LeBron James'in bulunduğu pozisyonda takıma “gerçek dışı” hedefler koymasına neden oluyor. LeBron, Miami'de yıldızlar karmasıyla oynadı. Cleveland'a döndüğünde ise orada zaten Kyrie Irving diye bir süper yıldız vardı. Ek hamleyle işi çözdüler. Lakers'taki durum hiç böyle değil. Koç Luke Walton'u gönderdin diyelim, yaz aylarında doğru iki hamleyle önemli yıldızları kadroya kazandıramazsan geçen yazki LeBron transferinin de bir anlamı kalmayacak. Luke Walton'u zaten kovmuş olacaksın. Bu kez tehlike çanları Lakers yönetimi için çalmaya başlayacak. Başta Magic Johnson'a...


Ara Gözbek Kimdir?

Yayın hayatına 2005'te üniversite radyosu CIU FM'de başlayan Ara Gözbek aralıksız üç sene İngilizce ve Türkçe yayınlarla canlı radyo programı hazırladı ve sundu. 2005'te CNN Türk'te Frekans programında yapım asistanı ve muhabir olarak görev aldı. Gazeteciliğe ilk olarak 2006'da BirGün gazetesinde adım attı. BirGün'de Pazar eki ve spor bölümlerinde 400'den fazla makale yayınladı, ardından Türkiye'nin en çok takip edilen spor haber sitesi sporx.com yazarlığa devam etti. 2007 yazında staj yaptığı TRT'de “NBA Europe Live” adı altında NBA'in uluslararası projesinde TRT'yi NBA muhabiri olarak temsil etti. SporX TV'de “NBA ARA'SI” programını yaptı. Bunların dışında Taraf gazetesi, tempo24.com.tr ve birçok sitede makaleleri ve haberleri yayınlandı. Döneminde çok popüler bir radyo olan Metro FM'de pek çok programa konuk ve yorumcu olarak katıldı. sokaksesi.com sitesinin ve Android ile Apple'larda uygulaması da olan Sokak Sesi Radyosu'nu kurup burada uzun bir süre “underground” radyo yayınları yaptı. Halen Gazete Duvar'da yazmaktadır.