Ümit Kıvanç
Ümit Kıvanç

Ayna kırıklarında sûretimiz - 3

Cumartesi, 9 Şubat, 2019
Ne diyelim? Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine? Yoksa Tire’de ikiz bebekler dünyaya getiren on bir yaşındaki ortaokul öğrencisi E.Ş. ile ona tecavüz eden üvey ağabeyi B.Ş.’nin hikâyesine mi geçelim? Bebeklerin sağlık durumu iyi, tecavüzcü tutuklanıp cezaevine kondu. Küçük kız?

Ekşi Sözlük’te -şüphesiz kendinden ve söylediğinden pek emin- biri, sekiz aylık hamile çocuk vesilesiyle İslâmcılara yönelen salvoyu olduğu gibi geri çevirmeyi kafasına koymuştu, ilk iş olarak üzerine çevrili namluyu hasma döndürdü: “haber yalan, zaten twitter’da şerefsizin birinin (…) paylaştığı bir resimden ibaret. twitter’daki şahıs şerefsiz çünkü linkte çocuğun videosu var, çocuk karaciğer hastasıymış ve çocuk türkiye’de değil. çocuğun hastalığını bu şekilde iğrenç bir kafayla kullanmak alın size pedofili!!

Olayın o fotoğraf düzmecesinden “ibaret” (değildi), haberin de yalan olduğundan (değildi) gayet emin görünen bu şahıs, yine de ipini sağlam kazığa bağlamak istiyor, Brezilyalı kızın fotoğrafını Ekşi Sözlük’e taşıyana verip veriştirirken, ortaya sürüldüğü anda eli kazandıran kozu ihmal etmiyordu: “…pkk kamplarındaki pedofiliden haberi yok galiba! koduğumun insanlık düşmanları!!!” PKK kamplarında pedofili varsa Mudurnu’nun köyünde asla olmayacaktı!

Fakat rahatsızlık bir türlü geçmiyor, şahıs kendinden eminliğiyle bağdaşmayacak tarzda sağa sola el atıyordu. PKK lafını araya sokmak yetmezse diye bir yerli-millî geleneğe başvuruyor, “sırf bizde mi oluyor birader!” makamına geçiyordu: “pedofili bir hastalıktır din, dil, ırk dinlemez. isveç dünyanın en en fazla ateistinin yaşadığı ülke ama pedofili olaylarında dünya 2.si. çocuk istismarında hindistan zirvede budist ve müslüman yoğunluk var.” Evet, Alman polisi de göstericilere gaz atıyordu, Beyaz Amerikalılar da Kızılderilileri katletmişti; dolayısıyla Mudurnu’nun köyünde gayri ahlâkî bir vaziyet olamazdı.

Sorunu “dinimiz”in uzağına itelemeye kalkıştığında karşısına çıkarılacak beylik kozu önceden kestiren kahramanımız, orayı da boş bırakmıyordu: “verilen fetva aptalca bir fetva, hz. muhammed’in 9 yaşında hz. aişe ile evlenme olasılığı yok. bizim ateistler hadislere inanmaz ama konu din düşmanlığı olunca az bir mantık yürütmeyle bile uydurulduğu belli olan hadislere biat ederler, tapınırlar, yobazlığın zirvesine oynarlar” (niye ‘aişe’ yazdığını bilmiyorum -ük). Hadisler konusunda yetkili servisin Ekşi Sözlük’te faaliyet gösteriyor olmaması zaten beklenemezdi. Hadisler zaten, duruma ve Hayrettin Karaman’a göre biri çekilip öbürü atılan, biri kapatılıp öbürü açılan, kâh gözden çıkarılan kâh yerdekilere işlenen iskambil kağıtları gibi kullanılabiliyorlardı.

Görüldüğü üzre, burada da mesele Ağrı’dan Bolu’ya gönderilen, küçük yaşta hamile bırakılan kızın hali değil, bu vesileyle kapışan ezelî rakiplerden hangisinin ötekine ne kadar laf geçirebildiğiydi. Ayrıca şahıs, toplumumuzun ortalama karakter yapısı ve tartışma âdâbına ilişkin belli başlı unsurları bünyesinde derlemiş toplamış sergiliyordu. Başka bir Ekşi Sözlük yorumcusunun ifadesiyle “algı yapmaya çalışan yavşak oğlu yavşaklar” olmasa mesele çıkmayacaktı. Küçük kızlar resmî nikâhsız hamile bırakılıyor diye, ümmetin son umudu, cihanın müstakbel hakimi Türk İslâmcısı boyun bükecek değildi: “İslâmiyeti karalamak için 11 yaşındaki hasta kızı kullandılar. İslâmiyeti lekelemek için bunu da yaptılar. 11 yaşında karaciğer hastası kıza İslâmiyeti lekelemek için hamile süsü verdiler.

Oysa olay doğru, sahte olan sadece fotoğraftı. Ve bunu tek bir kişi ortaya sürmüştü. Kimdi? Açıkçası bilmiyorum, araştırmaya da gerek görmedim. Trol ordusundan veya başka seviyeden vazifeli biriyse bunu bilemeyiz nasıl olsa. Sadece işgüzar ve hilebaz bir münasebetsiz de olabilir.

ARTIK 18’İNE DE BASTI, OLAYIMIZ TAMAM

Peki, ortada sahiden hamile bir küçük kız vardı..? Ve o sahte değildi..?

Galiba bunu umursayan yoktu. Ahali her zamanki gibi ikiye bölünmüş, bu vesileyle kendi kampına puan toplama derdine düşmüştü. Sadece Gündem Çocuk Derneği, ilk hastane haberi duyulur duyulmaz, “on yedi yaşında da olsa fark etmez” diyerek, Z.Ç.’ye karşı “bir dizi suç” işlendiği gerekçesiyle savcılığa başvurmuştu. Başvuru dilekçesine göre, çocuğa karşı “ailesi, evlendirildiği kişi, dini nikahını kıyan kişi, başvurduğu hastane personeli, oturduğu mahalledeki muhtar ve komşuları, çocuğun kayıtlı olması gereken okulun müdürü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yetkilileri suç işlemiş”lerdi. Dernek, bakanlığın “yaş düzeltme davasını bahane gösterdiğini” ileri sürüyordu. Gerçekten de, bakanın açıklamasından, çocuğun yaşını büyütüp resmî nikah kıydırarak meseleyi halletme niyetinde oldukları anlaşılmıştı. Devlete göre, cezalandırılması gereken kimse yoktu anlaşılan.

Vardı. Gündem Çocuk, 2016 Kasım’ında KHK ile kapatılan dernekler arasında yer aldı.

Hamile çocuk ne oldu? Olaylar nereye vardı? Suç işlemişler ne oldu?

Vatan gazetesinin, mutlu sona ulaşıldığı için isimlerin açık açık yazıldığı 1 Mart 2012 tarihli haberinden öğrenelim (ben yine de isimleri açık yazmayacağım):

(…) nüfus cüzdanına göre 11 yaşında görünen ve 8 aylık hamile olmasıyla gündeme gelen Z.Ç., hastaneden 17 yaşında olduğuna dair rapor alıp mahkeme kararıyla yaşını büyüterek, çocuğunun babası E.D. ile nikâhlandı. Z.D. bugün İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde (…) 3 kilo ağırlığında kız bebek dünyaya getirdi. D. çifti kızlarına ‘Sevgi’ adını verdi.

Z.Ç., resmî nikâh için, “kemik yaşının 17 olduğunu belgeleyen rapor”u Ağrı Devlet Hastanesi’nden almış, “yaş tashihi davası”nda kararı Patnos Asliye Hukuk Mahkemesi vermişti. Nikâh “geçen hafta”, yani doğumdan bir hafta önce kıyılmış, Z.Ç.’nin Ç’si böylece D. olmuştu.

Bu habere göre, Z.’nin ilk defa hastaneye getirildiği, hamile olduğunun ortaya çıktığı ve doktorların “müşahade altında kalsın” demelerine rağmen “eşi” tarafından götürüldüğü gecenin ardından, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca soruşturma başlatılmış, müfettiş görevlendirilmişti. Hastane ilgilileri hakkında bu soruşturmanın nasıl bir sonuca vardığını, doğrusu bilmiyorum. Merak eden de yok görünüyor.

Haberin gerisini okumalıyız -hattâ belki ezberlemeliyiz: “Gazetecilerin çekim yapmasına izin vermeyen 25 yaşındaki E.D., Z’nin 18 yaşına girdiğini söyleyerek, ‘Artık hiçbir problemimiz kalmadı. Nüfus cüzdanına göre yaşı 11 idi. Gerçek yaşı şu an 18. Hastaneden rapor alındı. Daha sonra mahkeme kararı ile yaşı büyütüldü. Nikahımızı kıydık. Şimdi de nurtopu gibi kızımız oldu. Çok mutluyum,’ dedi.”

Ne diyelim? Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine? Yoksa Tire’de ikiz bebekler dünyaya getiren on bir yaşındaki ortaokul öğrencisi E.Ş. ile ona tecavüz eden üvey ağabeyi B.Ş.’nin hikâyesine mi geçelim? Bebeklerin sağlık durumu iyi, tecavüzcü tutuklanıp cezaevine kondu. Küçük kız? Nasıl bir geleceği olacaktır, çiftlikte çalışmak üzere köye yerleşen ailenin on bir yaşında ikiz doğurmuş kızının?

Onlarla uğraşamayız biz. Ülkeler fethedeceğiz, cihana hakim olacağız!

Şu kırık aynanın parçalarını rastladıkça yerden alıp silip temizlemek, vitrine dizmek lazım. Öyle basıp geçmekle, kızınca tekme atıp sağa sola dağıtmakla olmuyor. Aksine toplayalım bir araya, biz de toplanalım, yan yana geçip sırıtalım. Neyiz bilelim de, taframız ona göre olsun.

– BİTTİ –

YAZARIN DİĞER YAZILARI