Rus basınında geçen hafta (19-25 Ocak): Türkiye İdlib'i Menbiç ile takas etmek istiyor

Cumartesi, 26 Ocak, 2019
Nezavisimaya gazetesinin röportaj yaptığı Rusya Uluslararası İşleri Konseyi uzmanlarından Anton Mardasov, "Türkiye açısından İdlib’in sadece barış süreci içinde Suriyeli muhalefetin çıkarlarını korumak için önemi var, 'Kürt meselesi' çok daha önemlidir" dedi. Uzmana göre TSK’nin İdlib’deki gözetim noktaları Rusya ile Menbiç takası için feda edilecek.

Moskovskiy Komsomolets gazetesi muhabiri Yelena Yegorova, Putin’in “örs ile Erdoğan arasına” düştüğünü iddia etti.

Erdoğan’ı ilgilendiren tek şeyin Türkiye’nin çıkarları olduğunu yazan Yegorova, “Türk lideri ülkesini ‘Osmanlı İmparatorluğu’nun gerçek mirasçısı’ konumuna getirmek istiyor” ifadesini kullandı ve Suriye’nin kuzeyinde tampon bölgesi kurmayı düşleyen Erdoğan’ın Donald Trump’ın onayını alıp Moskova’ya Putin’i ikna etmeye geldiğini öne sürdü.

Ne var ki müzakereden sonra basının karşısına çıkan Rus lideri tampon bölgeden pek bahsetmedi, toplantının ana konusu ekonomik ilişkilermiş gibi davrandı. İki ülke arasındaki ticaretin gerçekten hızla geliştiğini belirten yazar bölgedeki gelişmelerin ve özellikle İdlib’deki durumun istenilen şekilde olmadığını vurguladı. Eski en-Nusra militanları Türkiye’nin sorumluluk alanı olan İdlib’in yüzde 70’ini ele geçirirken Türk ordusu bu süreci kontrol altına alamıyor. Buna değinen Putin “bölgeye istikrar getirmek amacıyla” Rus askerlerinin İdlib’e girme ihtimalinden bahsetti.

Yegorova, bitirirken Putin’in, Erdoğan’ın arzu ettiği güvenli bölge için ne evet ne de hayır dediğine dikkat çekti.

Rus-Türk görüşmesini anlatan Kommersant gazetesi Putin ile Erdoğan’ın Suriye’ye “Amerika olmadan da” güvenlik vaat ettiklerini yazdı. Gazete, Türkiye Cumhurbaşkanı’nı son derece sıcak selamlayan Rusya liderinin ikili ticaretin büyük artış gösterdiği vurgusuna dikkat çekti.

Öte yandan Kommersant’a konuşan Çağdaş Türkiye Araştırma Merkezi uzmanlarından Yuriy Mavaşov, Amerikan askerlerinin çekilmesi ile beraber Suriye’de Rusya, Türkiye ve İran’ın işi iyice ağırlaşacak, dedi. Mavaşov’a göre üç ülke “ABD karşıtı arkadaşlığını” korumak için gayret etmek zorunda kalacak. Aynı zamanda İdlib’de teröristler Moskova, Şam ve Ankara’ya meydan okuyacak kadar güç kazandı. Bu yüzden Erdoğan’a, yürüttüğü terörle mücadele için teşekkür eden Putin, Rusya’nın İdlib’de askeri operasyon düzenleme ihtimalini dile getirdi.

İki liderin görüşmesini yorumlayan Nezavisimaya gazetesi yazarlarından İgor Subbotin Türkiye’nin “Esad karşıtı isyancıları Kürt toprakları ile takasa” hazır olduğunu iddia etti.
Yazara göre Kürt militanlarının hakim olduğu toprakları kontrol altına almak Ankara’nın ana amacı. Görüşmelerin arifesinde Rusya Dışişleri Bakanlığı İdlib’deki durumun hızla kötüleştiğine dikkat çekerken Türkiye, Rusya ve ABD’den Menbiç operasyonu için onay almaya çalışıyor. Gazetenin röportaj yaptığı Rusya Uluslararası İşleri Konseyi uzmanlarından Anton Mardasov, Türkiye açısından İdlib’in sadece barış süreci içinde Suriyeli muhalefetin çıkarlarını korumak için önemi var, “Kürt meselesi” çok daha önemlidir, dedi. Uzmana göre TSK’nin İdlib’deki gözetim noktaları Rusya ile Menbiç takası için feda edilecek.

Kendi kaynaklarına atıfta bulunan Mardasov, Suriye’nin kuzeybatısına gelince Donald Trump’ın “anons ettiği” 32 kilometrelik tampon bölgesine YPG düşmanı ve Ankara yanlısı Kürt Ulusal Konseyi’ne bağlı militanların girme ihtimali var, dedi.

Regnum ajansı yazarı Stanislav Tarasov, Putin-Erdoğan müzakeresini kaleme alırken bu sene Türkiye liderinin ilk ziyaretini Moskova’ya yaptığını vurguladı.

İki ülke arasındaki ilişkilerin ekonomi ve ticaret temelinde üzerinde kurulduğunu hatırlatan Tarasov, İran ile beraber Astana platformunu kuran Rusya ve Türkiye’nin siyasi bağları da güçlendirdiğine dikkat çekti.

Aynı zamanda Washington’un liderliğindeki koalisyon üyesi Türkiye’nin ABD ile arasında birkaç önemli anlaşmazlık var. Yazara göre Türkiye, Suriye’nin kuzeybatısını Rusya ile koordineli olarak kendi etki alanına çevirmek niyetinde. Rus ve Türk liderlerinin gündeminde bu var ama basın toplantısında ilgili karar açıklanmadı. Zaten yazarın deyişiyle nihai kararın olup olmadığı tartışılır.

Yazıyı bitirirken Tarasov, yine de iki ülke arasındaki işbirliği tecrübesi “hem Ortadoğu’da hem başka bölgelerde değerlendirilecek” ifadesini kullandı.

Voyennoye obozreniye sitesinde “Jeopolitik grup” üyelerinden Andreas Visuşil, Rus-Türk uzay programından bahsetti.

Recep Tayyip Erdoğan ulusal uzay programına start verirken yazar, Rusya’nın Türkiye’ye “NASA standartlarında” uzay teknolojisi geliştirme alanında destek vermesi gerektiğini savundu.
Uzay araştırmacılığında kesinlikle Amerika’nın gerisinde olmayan hatta kimi konularda lider konumundaki Rusya, Visuşil’e göre son üç yıl zarfında Moskova’yla ilişkilerini iyileştiren Ankara ile tecrübesini paylaşabilir. Artı, füze teknolojisini geliştiren İran’ın da ortak programa katılması mümkün.

Başka deyişle Astana üçlüsü işbirliğini uzay alanında da genişleterek ABD ve AB ile rekabete girecek. Yazara göre zamanla bu programa Katar ile “ABD, Almanya, Fransa ve İsrail’in baskısıyla uzay araştırmalarını ilerletemeyen” İtalya ve İspanya’nın katılımı da söz konusu olabilecek.

St. Petersburg Devlet Üniversitesi uzmanları tarafından hazırlanan rapora göre 50 yıl sonra Apofis gök taşının Dünya ile çarpışma ihtimali var. Ortaya çıkacak kraterin çapı altı kilometreyi aşacak. 2004’te keşfedilen bu gök taşına eski Mısır mitolojisinde bir gün dünyayı mahvedecek Apofis adlı ejderhanın adı verildi. NASA’nın yaptığı tahmine göre, Apofis gök taşının 2019 veya 2036’da dünyaya çarpabileceği yönündeydi.

Artık olası çarpışma tarihi ileriye kaysa da Rus bilim insanlarına göre Apofis, 2013’te keşfedilen Bennu gök taşının yanı sıra dünyayı yakın gelecekte bekleyen en büyük tehlike.


Andrey İsaev kimdir?

Moskova Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nden mezun. Rusya Bilim Akademisi Şarkiyat Enstitüsü ile Kazan Devlet Üniversitesi'nde çalıştı. Toplam 17 yıl çeşitli görevlerde Türkiye’de bulundu, Çin ve Hindistan’da çalıştı. Gazetecilik, araştırmacılık ve çevirmenlik yapıyor. RS FM radyosu kurucularından ve ilk genel müdürü.“Eski Çağ Türkiye tarihi” ve “Hint-Avrupa Mitolojisi: bir inceleme denemesi” adlı kitapları var.

YAZARIN DİĞER YAZILARI