NBA tarihinin en trajik ölümleri

Cumartesi, 26 Ocak, 2019
Dünyada çok traijk ölüm hikayeleri var. Ünlüler arasında, sanat dünyasında, spor dünyasında, tabii ki NBA'de de... Bu hafta size NBA tarihinin en trajik ölüm hikayelerini anlatmak istedim.

Ölüm… Sahada uçup kaçarken hiçbir zaman aklına gelmez bir oyuncunun. Şöhret, alkışlar, dağıtılan binlerce imzaların arasında hesaplanan denklemde yer almaz. Aslında konuya Yunan mitolojisindeki “İkarus’ın düşüş hikayesi”ni anlatarak başlamak lazım.

İkarus, babası Daidalus ile birlikte bir labirentte esir olarak kalır. Babası Daidalus’un aklına bir süre sonra bir fikir gelir. Fikir şudur; balmumu ve kuşlarda olduğu gibi tüylerden bir çift kanat yapmak ve labirentten uçarak kaçmak. Çünkü an itibariyle Daidalus’un başka çaresi yoktur. Bu arada unutmadan Daidalus’un kelime anlamı “ustaca işleyen” anlamına gelir.

Ahşap malzemeler, balmumu ve tüylerle bir çift kanadı “ustaca” hazırlar. Daidalus uçmadan önce oğlu İkarus’a bir takım nasihatlerde bulunur. Der ki “Oğul, çok alçaktan uçarsan denizin nemi kanatlarını ıslatır düşersin. Ha çok yüksekten uçarsan da güneşin sıcaklığı kanatlarındaki balmumunu eritir ve kanatsız kalırsın.” Kanatlardan birini kendine, birini oğluna takan Dailadus oğlu İkarus ile beraber kaçış için uçmaya başlarlar. İkarus uçarken bütün nasihatleri unutur ve sürekli daha yükseğe uçar. Uçtukça yükselir. Yükseldikçe uçar. Sonunda güneşin ateşi kanatlarını eritir, İkarus tepetaklak denize çakılır ve boğularak ölür.

İnsan kendini ne kadar dokunulmaz zannediyor değil mi? Hiçbir şey olmayacağına, asla kendi başına gelmeyeceğine… İnsan, aslında bilgi üzerine yaşıyor, öğrenmek üzerine. Hayatı boyunca öğreniyor, öğrendiklerini bir şekilde aktarıyor bazı zamanlar. Son olarak öğrendiği şey ise “ölmek”. Evet, ölmeyi öğreniyor son olarak. Ama öğrenip hayata gözlerini yumduğu için herhalde yeryüzünden aktarılmayan tek bilgi bu gibi görünüyor. Nasıl bir şey olduğu ancak o pasajın girişinde anlıyorsunuz.

Dünyada çok traijk ölüm hikayeleri var. Ünlüler arasında, sanat dünyasında, spor dünyasında, tabii ki NBA’de de… Bu hafta size NBA tarihinin en trajik ölüm hikayelerini anlatmak istedim.

Reggie Lewis:

Celtics efsanesi Larry Bird’ün emekli olmasının ardından bir sonraki 1992-93 sezon Celtics forması ile 20,8 sayı ortalaması tutturan 27 yaşındaki Reggie Lewis, o dönem itibariyle Celtics’in geleceği olarak görülüyordu. Sezon sonunda yaz kampında kalp bozukluğu nedeniyle hayata gözlerini yuman Lewis Amerikan spor basının aylarca gündeminde kalmıştı. Celtics yönetimi bir sonraki sezon Lewis’in 35 numaralı formasını emekliye ayırmaya karar verdi.

Drazen Petrovic:

Hepiniz bu ismi bilirsiniz. NBA’in ilk Avrupalı yıldızlarından. Bugün Dirk Nowitzki ve Hidayet Türkoğlu gibi oyuncuların NBA’de oynayabilmesini ve uzun yıllar süren bir kariyere imza atmasını sağlayan kesinlikle Drazen Petrovic’tir. Müthiş bir şutör olan Petrovic, 7 Haziran 1993’te henüz 29 yaşındayken, kariyerinin belki de zirvesi yaşlara yeni girmişken bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Forması aynı sene New Jersey Nets tarafından emekliye ayrıldı. Dünyayı nasıl yasa boğduğunu daha dün gibi hatırlıyorum.

Len Bias:

Herhalde NBA’de kimse Celtics kadar cenaze kaldırmamıştır. Maryland Üniversitesi’nin süper yıldızı Len Bias, 1986’da ikinci sıradan Celtics tarafından seçilmişti. Tarihin gelmiş geçmiş en büyük oyuncularından biri olacağı düşünülen Bias, NBA’de daha bir maça çıkmadan o yaz hayatını kaybetti. 22 yaşında hayatını kaybeden süper yıldızın ölüm sebebi, yüksek dozda kokain kullanmasıydı. Bunun üzerine dönemin NBA Başkanı David Stern uyuşturucuyla müthiş bir mücadele verdi ve bugün temiz NBA’yi yaratan baş aktöre dönüştü. Stern’ün bu savaşında Bias’ın ölümünün etkisi tartışılmaz.

Malik Sealy:

Malik Sealy, 1992’de Pacers tarafından 14’üncü sıradan draft edilmişti. Minnetsote Timberwolves forması giymeden önce de Pacers, Clippers, Pistons formaları giydi. 2000 yılının Mayıs ayında bir akşam, takım arkadaşı ve yakın dostu Kevin Garnett’in doğum gününden evine dönerken bir trafik kazası geçirdi. Sealy’e çarpan aracın şoförü alkollüydü ve otobanda ters yönden gelerek Sealy’nin jipine girmişti. Vuran aracın şoförü beyin travması ve göğsünde bir sakatlık geçirdi ama Sealy hayatını kaybetti. Çarpan şoföre dört yıl hapis cezası verildi. Akabinde Timberwolves takımı Sealy’nin 2 numaralı formasını emekliye ayırdı. Kevin Garnett ise dostunun adını sağ koluna dövme olarak yaptırdı ve 2013 yılında Nets’e transfer olunca forma numarasını 2’ye çevirdi.

Pete Maravich:

Pete Maravich nam-ı diğer “Pistol Pete”’in ölümü diğer hikayelere göre biraz daha farklı. Maravich müthiş bir NBA kariyerine imza atmıştı. 70’li yılların en büyük starlarındandı. Emekli olduktan birkaç sene sonra arkadaşlarıyla kendi aralarında maç yaparken sahada bir anda öldü. Otopside Pete’in doğuştan gelen bir kalp problemi olduğu ortaya çıktı. Kalbin sağ atar damarında bir problem olması kalp krizine neden olmuştu. Çok garip bir durum. Doğuştan böyle problemi olan birinin muhteşem bir NBA kariyerine imza atması, ardından kariyeri sonrası sıradan bir maçta bu problemin ortaya çıkması ve ilk ortaya çıkışıyla ölümüne neden olması,  gerçek anlamıyla çok trajikti.

Rick Berry:

Bazılarınız onu bir NBA efsanesi olan “Rick Barry” ile karıştırabilir o yüzden belirtmek istedim. Bu Rick Berry, King forması giyen. Rick Berry’nin ölümü hikayelerin en acısı diyebiliriz. Müthiş bir çaylak sezonunun ardından herkes onun ligi domine edebileceğini düşünüyordu. Ama ne yazık ki hiç de öyle olmadı. 1989 yazında 25’inci yaş gününden birkaç hafta önce evinde, elinde silahla intihar etmiş vaziyette bulundu. Bıraktığı notta karısıyla kavga ettiğini yazmıştı. Berry, mükemmel para kazanıyordu, güzel bir evi, güzel bir arabası ve güzel bir eşi vardı. İşin tuhaf tarafı alkol ve uyuşturucuyla alakası bile yoktu. Ama mutsuzluğu kimse tarafından fark edilememişti ki kimsenin hiç beklemediği anda intihar ederek hayatına son verdi. Bu hikaye NBA tarihinin en acı hikayesidir.


Ara Gözbek kimdir?

Yayın hayatına 2005'te üniversite radyosu CIU FM'de başlayan Ara Gözbek aralıksız üç sene İngilizce ve Türkçe yayınlarla canlı radyo programı hazırladı ve sundu. 2005'te CNN Türk'te Frekans programında yapım asistanı ve muhabir olarak görev aldı. Gazeteciliğe ilk olarak 2006'da BirGün gazetesinde adım attı. BirGün'de Pazar eki ve spor bölümlerinde 400'den fazla makale yayınladı, ardından Türkiye'nin en çok takip edilen spor haber sitesi sporx.com yazarlığa devam etti. 2007 yazında staj yaptığı TRT'de “NBA Europe Live” adı altında NBA'in uluslararası projesinde TRT'yi NBA muhabiri olarak temsil etti. SporX TV'de “NBA ARA'SI” programını yaptı. Bunların dışında Taraf gazetesi, tempo24.com.tr ve birçok sitede makaleleri ve haberleri yayınlandı. Döneminde çok popüler bir radyo olan Metro FM'de pek çok programa konuk ve yorumcu olarak katıldı. sokaksesi.com sitesinin ve Android ile Apple'larda uygulaması da olan Sokak Sesi Radyosu'nu kurup burada uzun bir süre “underground” radyo yayınları yaptı. Halen Gazete Duvar'da yazmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI