‘Şehrin anası, analar’ devrini açma zamanı

Perşembe, 29 Kasım, 2018
Ev gibi şehri de yaşanabilir kılmak için gerekli donanım, kadınlarda mevcut. Ne yazık ki yerel siyasette hâlâ ‘kadının adı yok’ tabiri geçerliliğini, pek az istisnayla koruyor. Kadınlar aday olmadığı için değil yerel siyaset de Erk-ek olduğu için aday adayı kadınların ismi gündemde ve kesinleşen listelerde yer tutmuyor.

Belediyecilikte işi ehline vermenin yolu kadın adayları destekleyip, seçmekten geçiyor aslında. Çünkü kurgulanmış cinsiyet rollerine tüm itirazımıza rağmen görünen, yaşanan gerçek hayatta evi yöneten kadın. Evi, çocuğu, aileyi çekip çevirmeye dair yapılacak işlerin planlayıcısı kadınlar. Planlanıp, hesaplanıp sıraya, düzene sokulan işlerin çoğunu yapan da yine kadın. Ailede erkeğin ve çocukların yüklendiği işlerin takipçisi de yine kadın. Alındı mı, yapıldı mı, eksik mi kaldı, gecikti mi, unutuldu mu, soruları da kadının beden emeğinin üzerine eklenen ve tıpkı planlama gibi birer zihin emeği. Sadece evde çalışan, görünmeyen ev içi emeğine karşılık ücret almayan kadınlar da tüm bunları bir arada gerçekleştirerek yönetiyor evi. Evi yönetiyor, düzenliyor, yaşanabilir kılıyor ev halkı için. Ev dışında da çalışan iş, meslek sahibi kadınlar da o evi kurulu düzen haline getirip o kurulu düzenin yürümesini sağlayan zihin ve beden emekçisi aynı zamanda.

Ev gibi şehri de yaşanabilir kılmak için gerekli donanım, kadınlarda mevcut. Ne yazık ki yerel siyasette hâlâ ‘kadının adı yok’ tabiri geçerliliğini, pek az istisnayla koruyor. Kadınlar aday olmadığı için değil yerel siyaset de Erk-ek olduğu için aday adayı kadınların ismi gündemde ve kesinleşen listelerde yer tutmuyor. Özellikle önemli büyük şehirlerde bugüne kadar sadece bir kadının adaylığı kesinleşti. Daha önce o zamanki adıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yapmış olan Gaziantep Büyük Şehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yeniden aday ilan edildi partisi tarafından. Bakan olarak bu ülkeye Avrupa Komisyonu Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Sözleşmesinin ilk imzacısı unvanını ve sözleşmeye İstanbul ismini kazandıranlardan birisiydi. Aynı zamanda demokratik yasa yapım sürecini başarıyla yöneterek 6284 sayılı şiddetle mücadele kanununu kazandırdı bu ülkenin kadınlarına. Başkan olarak yaptığı pek çok hizmetin yanı sıra şehrine dünya ölçeğinde yüksek değere sahip şahane bir müze de kazandıran Fatma Şahin’in yolu açık olsun. Tabii ki Türkiye de tek bir kadın büyük şehir belediye başkanıyla yetinmesin. Kadın aday çok yeter ki her partinin yönetimi kesinleştirsin bu adaylıkları. Örneğin CHP, İzmir için her açıdan son derece liyakat sahibi kadın aday adayını görmezden gelmesin.

Ege’nin incisi Türkiye’nin gözbebeği güzel İzmir için Büyük Şehir Belediye Başkanlığı CHP aday adayları arasında yer alan Seniye Nazik Işık’tan söz ediyorum. Benim tanıdığım Nazik, ismiyle müsemma şahsiyetlerden. Nezaketinin yanı sıra kararlı duruşuyla, mücadele azmiyle ve dışlayıcı değil kucaklayıcı tavrıyla her kesimden kadını, kadın hareketinin içermesi için emek harcayanlardan birisi. Aynı zamanda CHP içinde hayli kıymetli politik deneyimiyle tanınır. Parti Meclisi üyeliği, milletvekili adaylığıyla, partisi içindeki hizmetleriyle Ankara siyasetini iyi bilir. İlaveten İzmir Karabağlar Belediye Meclisi Kent Konseyi Başkanı olan Seniye Nazik Işık, yerel siyaseti de, memleketi İzmir’in ihtiyaçlarını, İzmirlinin beklentilerini yaşayarak, hizmet ederek gören ve bilenlerden. Belediye Meclisinde sivil toplumla, kadınlarla el ele vererek yaptıklarını da İzmirli bilir kuşkusuz. Aynı zamanda planlama uzmanı. Genel müdür yardımcılığıyla yönetim tecrübesine de sahip birisi.

Seniye Nazik Işık

Zamanın ruhunu hissedelim, diyor Sevgili Nazik ve İzmir’e ne vaat ettiğini şöyle açıklıyor: “Yaşanacak şehir İzmir, demokrasi ve insan kenti olmaya açık, akıllı bir kent olmaya arzuludur. İzmir’in ortak gücünü ortaya koymak için güçlü bir koordinasyonla yönetilmesi gerek. Bunu da pozitif bir kişilikle, kucaklayıcı, katılımcı, demokratik yöntemlerle yapmak gerek. Ben bunu yapmaya talibim.” Ülkenin pek çok yerinden ve Erdoğan başta olmak üzere pek çok kişiden kadın eşitlik mücadelesiyle elde edilen kazanımları tersine çevirecek söylemler yükselirken, demokrasi Zümrüdüankaya dönüşmüşken İzmir’den yükselen bu ses, bu vaat herkesin içini ferahlatacaktır sanırım.

Özellikle de AKP-CHP rekabetinin sembollerinden İzmir Büyük Şehir Belediye Başkan adaylığını cinsiyetçi söylemle duyurup tepki çeken Nihat Zeybekçi karşısında CHP adına Nazik Işık girmeli, seçim yarışına. “Rahmetli Vedat Dalokay, kendisi gibi erkek belediye başkanları için ‘şehrin anası babalar’ derdi. İzmir büyük şehirde artık şehrin anası analar, devrini açma zamanı geldi” sözleriyle adaylığını açıklayan Seniye Nazik Işık’ın adaylıkta ve seçimde yolu açık olsun. Denizlili Nihat Zeybekçi’nin cinsiyetçi söylemiyle hiç söz hakkı tanınmadan kapıp kaçılacak “mahallenin güzel kızı” zannedilen İzmir’in, özgürlük tutkusunu besleyip güçlendirecektir, Seniye Nazik Işık gibi bir başkan. 150 yıllık İzmir Belediyesi tarihinin 34’üncü başkanının kadın olması ülkenin geri kalanına da şu günlerde sunulabilecek en güzel umut.


Berrin Sönmez kimdir?

1960 Ankara doğumlu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünde okudu. Öğrencilik yıllarında Maliye Bakanlığı'nda çalışıp mezuniyet sonrası Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü'nde araştırma görevlisi olarak akademiye geçiş yaptı. Halkevi üzerine yaptığı doktora tezini sağlık nedeniyle yarım bırakarak üniversiteden ayrılıp çeşitli orta okul ve liselerde tarih öğretmenliği yaptı. Yaklaşık beş yıl sonra önce okutman sonra öğretim görevlisi olarak tekrar akademiye döndü. Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde öğretim görevlisiyken yakalandığı 28 Şubat sürecinde ve bu defa isteği dışında üniversiteden bir kere daha ayrıldı. Sözleşmesinin haksız olarak yenilenmeyişine itiraz ederek açtığı idari dava, dönemin keyfi idaresi ve idareye tam bağlı yargısının pervasızca verdiği “rektörün takdir yetkisi” gerekçesiyle reddedildiği için emekli oldu. Dört-beş yıl çeşitli kurum ve konumlara demir atarak geçirdiği çalışma hayatı sonrası kendisini ilk defa gerçekten ait hissettiği tek yer olan Başkent Kadın Platformu Derneği üyesidir. Sivil toplum alanında kadın, çocuk, insan hakları, demokrasi ve barış savunusuyla gönüllü çalışmayı sürdüren feminist-aktivist Berrin Sönmez’in çeşitli dergilerde makale ve denemeleri yayınlanmıştır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI